Teklif
Yazar: Beraistew

... Başım çok ağrıyor gözlerimi açamıyordum...Sabah saati evde kimse yoktu.. Uzandığım yataktan doğruldum.. Miğdem çok kötü bulanıyordu. Ayağa kalkamıyordum.. Dizlerim beni taşıyamıyordu.. Emekleyerek banyoya gittim.. . Elini yüzümü yıkamak için bile lavaboya uzanamıyordum.. Neyin vardı bilmiyordum ama iyi değildim.. Başımın ağrısı öyle bir baskı uyguluyordu ki uyukluyor gibiydim sanki.. Zorlanarak başımı yerden kaldırdım.. Sürünerek evin kapısına ulaşım kalan gücümün nerdeyse hepsiyle kapıyı açtım.. Üstümdeki geceliğimi veya başka hiçbişeyi umursayamazdım.. Kapının önünde duran terlikleri itekleyerek koridor boyunca süründüm ve karşı komşumuzun kapısına vurdum.. Kapıdan destek alarak doğruldum.. Birkaç saniye sonra kapı açıldı ve dengemi daha fazla sağlayamayarak içerideki kişinin kollarına kendimi bıraktım.. Yaren abla tutmuştu o gün beni.. O tek rüzgarda tüy gibi uçup gideceğine inandığım Yaren abla kucaklamıştı beni.. Ondan beklediğimin üstünde bir performansla beni binadan çıkarmayı başarmıştı.. Sonra berk gelmişti..Ambulansa birlikte binmişti.. Geç geldiği için kendine çok kızmıştı.. Ama bilmiyordu ki, gelecekte ben onun yanında olamayacak ve mezarını bile göremeyecektim.. .. Hala dün gibi aklımda, birlikteyken yaşadığımız onca anı. İyi ya da kötü ama kafam öyle çok karışık ki..Sanki yavaş yavaş unutuyorum.. Onu nasıl sevdiğimi.. Yıllarca denedim onu unutmayı ama olmadı işte. Şimdilerde yeni tanıştığımız Berk Bey'le gülüp eğlenirken sanki ihanet ediyormuş gibi hissediyorum kendimi.. Korkuyorum.. Ona karşı ilgi duymamın sebebi geçmişimdeki Berk'e çok benzemesi ve aynı adı taşımasından mı.. Yoksa gerçekten unutmaya başlamam mı?.. Bu saçma düşünce de ne?.. Başımı kaldırdım.. Bugün de karşılaştık.. Üçüncü kez.. .... Boynumu kütlettim ve yorgun gözlerimi ovaladım.. Dağılmış saçlarım..Yorulmuş vücudum az kaldı diye dayanıyordu. ... Bugün tasarımını yaptığım kuaför salonu ile olan işim bitmişti..Gülümsedim ve kendimi ödüllendirmek için birkaç sokak ötedeki pastaneye girdim..İçeri girdiğimde masalardan birinde Berk oturuyordu. Onu gördüğüm an o da beni gördü ve karşısındaki sandalyeyi işaret etti gülümsedim ve yanına ilerledim.. "Selam! " "Selam..Bu üçüncü oluyor.. " "Tesadüfün böylesi.." "İyi günler hoşgeldiniz, ne sipariş vermek istersiniz? " Garson siyah saçları ve renkli gözleriyle bana lisedeki Zehra'yı anımsattı.. Aman neyse yıllar öncesinde kalmış şeylere çok takılmamam lazım.. Yoksa içinden çıkılmaz bir düşünce bulut una düşüyorum.. O yüzden çok düşünmeyip siparişini verdim.. "Ben bir tane limonata alabilir miyim?" Kadın gülümseyerek söylediklerimi not etti ve Berk'e döndü. "Tabii size bir limonata,siz ne alırdınız? " "Ee bende bir dilim çikolatalı pasta ve ıce americano rica edeceğim.. " "Tabii başka bir isteğiniz var mı?" Berk bana baktıktan sonra kadına döndü.. "Hayır teşekkürler.. " "Ee projeni tamamladın sanırım?" "Evet bitti aslında ama hala çok fazla teklif var fazla ara vermeden tekrar yeni projeye başlamak istiyorum.. " "Ne güzel, bende gitarımla dolaşıyorum işte.. " "Güzel ama sevdiğin bir işi yaparken para kazanıyorsun.. " "Sen peki, böyle sorduğuna göre sevdiğin işi yapmıyorsun? " "Aslında biraz karışık o konular..Sınav senemde bir takım olaylar yaşadım.. Bir yıl daha bekleyecektim. Sonra vazgeçtim, çok çalıştım istediğim puanı da yaptım aslında ama..İstediğim mesleği yapıyorum ama mutlu değilim diyelim.. " Meslek konusunda kafam çok karışıktı.. Berk'le karar vermiştim.. Sonra o gitti. "Senden çok harika bir tasarımcı olur..Sonra ben kendi müzik grubumu kurduğumda stüdyomuzu,afişlerimizi sen tasarlarsın! " "Müzik grubu fikrinden vazgeçmeyeceksin yani?! " "Müzikten ancak seni kaybedersem vazgeçerim şarkılarımı sen yokken kime söyleyeyim? " "Saçmalama Berk " "Ciddiyim ama neyse boşver her halükarda sen benim grubumu görüceksin! " "Siparişleriniz! " Başımı kaldırdım.. Yine dalmıştım.. Berk önüne konan pastayı bana doğru itti.. "Bu ne? " "Pasta." ?. "Sana aldım yani. " "Bana mı? Neden ki? " "Geçen sefer karşılaş…