KAYIP UYGARLIĞIN KANATLARI

BÖLÜM 7: KARIN ALTINDA KAZI

Yazar:

KAYIP UYGARLIĞIN KANATLARI - A. Ela 🌙 kitap kapağı
KAYIP UYGARLIĞIN KANATLARI kitap kapağı

Kar yağıyordu; İstanbul’un üzerini beyaz bir örtü gibi kaplayan, her sesi yutan, zamana bile hükmeden o sessiz kar. Deniz kenarındaki taş iskeleye yaklaştığımda, ayaklarımın altında hafifçe çıtırdayan kar, içimde hem huzur hem de garip bir kıpırtı uyandırdı. Bu şehirde kar yağarken zaman yavaşlıyor gibi geliyordu. Her adım, hafif bir tereddütle ve bilinmez bir heyecanla atılıyordu. Karan’ı uzaktan gördüğümde, kalbim istemsizce hızlandı. Tarihçi olarak disiplinli ve düzenli bir adamdı; elindeki dosyalar, not defteri, kalemleri hep mükemmel sırayla yerleştirilmişti. Ama şimdi, o gri palto ve dağınık atkısıyla, profesyonel görünümün arkasında, yorgun ama kararlı bir ifade vardı. Daha önce evde, hastanede karşılaştığımızda onu kırılgan ve insani yönleriyle tanımıştım; şimdi deniz kenarında, kar altındaki sessizlikte ise profesyonel maskesinin altında, tarih ve arkeoloji tutkusuyla bir araya gelmiş bir adam görüyordum. İçimde bir yan hâlâ onun nişanlı olduğunu hatırlıyor, bir yanım ise geçmiş buluşmalarımızın sıcaklığıyla kıpır kıpır oluyordu. Uzun zamandır baskılarla yaşadığım hayatımda, kendi özgürlüğümü kazanmıştım; ama Karan’ın gözlerindeki o çekim, her şeyi yeniden sorgulamama neden oluyordu. -Burası güzel bir seçim. “Burası sessiz. Kazı öncesi düşünmek için iyi olur. Sessizlik oldu. Kar taneleri denize düşerken hemen eriyor, yüzeyde hiçbir iz bırakmadan kayboluyordu. Ve biz, geçmişimizle profesyonel geleceğimiz arasında, aynı şekilde, iz bırakmadan duruyorduk. Karan derin bir nefes aldı. “Anka,” dedi, sesi ciddi ama kırılgan, “Kazı için izin belgeleri tamamlandı. Ocak ortasında Hatay’da sahada olabiliriz. Doğu yamaçta yeni bir tabaka var, hangi döneme ait bilmiyoruz... Oraya ulaşmak zor olacak ama değerli.” Gözlerimdeki merakla defterimi açtım. “Alan seçiminde değişiklik var mı?” “Topografik yapısı nedeniyle bazı hazırlıkları hızlandırmamız gerek,” dedi Karan, tarihçi titizliğiyle. “Sondaj ve radar taramaları öncelikli. Kazının güvenliği ve ekip koordinasyonu çok önemli.” O anda fark ettim: Mesleki bir tartışmanın bile onun yanında başka bir ağırlığı vardı. Tarihçi Karan’ın disiplinli ve titiz yaklaşımı, benim arkeolog gözüyle sahadaki planlamalarım, kar altında birleşiyordu; ama aramızdaki sessizlik, söylenmemiş hislerin gölgesiydi. Karan dosyayı kapattı, parmak uçlarını kahve bardağının kenarında gezdiriyordu. “Bazen düşünüyorum… Tarih kazarken, insan kendi hayatının katmanlarını da gömmüş olur mu?” “Yanlış ellerdeyse evet,” dedim. “Ama doğru ellerde, belki de ortaya çıkarır.” Göz göze geldik. O bakışta hem profesyonel ciddiyet hem de bastırılmış duygular vardı. Karan, nişanlı olmasına rağmen bana karşı hislerini sorguluyor; ben, uzun süredir baskılar altında büyümüş, özgürlüğümü kazanmış bir arkeolog olarak duygularımı bastırmaya çalışıyordum. Bir rüzgâr esti, kar taneleri saçlarıma kondu. “Bu kazı… İyi gelecek,” dedim, sesimde hem mesleki hem duygusal bir umutla. “Toprağın altındaki tarih, insanın içindekini de ortaya çıkarır bazen.” Karan başını hafifçe kaldırdı, gözlerindeki bakış karışık ama sıcak. “Seninle konuşmak,” dedi kısık bir sesle, “Kazı yapmaktan bile zor.” Gülümsedim, hafif alaycı ama flörtöz bir tonla: “Çünkü ben toprak değilim. Kendini gizleyemezsin.” Sessizlik sürdü. Dalga sesleri ve karın denize düşüşü, ikimizin de söylenmemiş sözlerini örtüyordu. Ama ikimiz de biliyorduk: Hatay kazısı, sadece tarih ve arkeoloji değil; aynı zamanda ikimizin de içine kazınacak bir sır olacaktı. Karan dosyasını masanın kenarına bıraktı, kalemini defterin kenarına dayadı ve uzaklara, denizin üzerinde kar tanelerinin süzüldüğü noktaya baktı. “Ekipten bahsedelim,” dedi. “Stratigrafik ölçüm grubunu ben yöneteceğim, sen buluntu kayıt ve fotoğraf grubunu koordine edeceksin. Saha planına göre rotasyon olacak; böylece hem iş yükü dengelenir hem de hata payı azalır.” “Tamam,” dedim. “Ben ekip üyelerine alanlarını gösteririm ve her katman için numaralandırma yaparım. Fotoğraflar ve toprak örnekleri kronolojik sırayla kaydedilecek. Ö…

Bölümün tamamını WritePad'de oku