KAYIP UYGARLIĞIN KANATLARI

BÖLÜM 13: RÜYA SARHOŞLARI

Yazar:

KAYIP UYGARLIĞIN KANATLARI - A. Ela 🌙 kitap kapağı
KAYIP UYGARLIĞIN KANATLARI kitap kapağı

Banyo kapısını kapattığımda hafif bir sessizlik çöktü odanın içine. Sıcak suyun buharı aynayı silikleştirmiş, ellerimi yüzüme götürdüğümde parmak uçlarım cildimde geziniyordu. Nemlendirici kremi alıp yavaşça yayarken, her dokunuşta içimde bir telaş ve huzurun tuhaf bir karışımı dolaştı. Karan’ı düşünüyordum; o kısa mesaj, o basit “İyi geceler”, sanki bir okyanusun derinliklerinden bana ulaşan bir yankı gibiydi. Parmaklarım kremi cildime yedirirken, kafamda onun sessiz bakışları dönüp duruyordu. Gözlerim aynaya takıldı, yansıyan yüzümde bir tebessüm belirdi ama içimdeki karmaşa silinmiyordu. Karan… Onu düşündükçe kalbim istemsizce hızlı atıyor, nefesim hafifçe kesiliyordu. Sanki onu yanımda hissetmem, orada olmasa da bedenimi, ellerimi ve her hareketimi etkiliyordu. Saçlarımı kuruturken parmak uçlarım saç tellerimde dolaşıyor, fönün sıcaklığı tenime değiyor, ama kafam hâlâ Karan’la doluydu. Dudaklarımı nemlendirirken bile onun sessizliğini, bakışlarını ve küçük detaylarını hatırlıyor, her hatırlayışta bir gülümseme ile hafif bir ürperti hissediyordum. Vanilya kokulu parfümü bile bileğime sürerken, onun yanında olsaydım nasıl dururduk, nasıl yaklaşırdık diye düşündüm. Telefonumu elime alıp ekranına bakmak istemedim, ama zihnim kendiliğinden onun mesajını tekrar okuyor, kelimeleri yeniden kuruyordu. “İyi geceler.” Basit bir ifade ama kalbimde derin bir yankı uyandırıyordu. Sanki bu üç kelime hem güven hem de arzu barındırıyordu. İçimde bir yerde, onu düşündüğüm her an, kendimi hem korunmuş hem de açıkta hissettim. Bornozumu omuzlarıma daha sıkı sardım, parmaklarım hala kremle nemli, saçlarım hâlâ hafif ıslak, ama aklımda onun varlığı dönüp duruyordu. Her hareketim onun yanında olsaydım nasıl bir temas olurdu sorusunu getiriyordu; ellerimle elleri temas etseydi, gözlerimiz bir an için kilitlenseydi, ya da sadece nefesimiz birbirine dokunsaydı… İçimdeki bu soruların cevabını biliyor ama kabul etmek istemiyordum. Yatağa yürürken pijamalarımı çekip yavaşça uzandım, başımı yastığa koyarken hâlâ Karan’ı düşünüyordum. Yorganın sıcaklığı beni sararken, onun yanında olsaydım nasıl hissederdim diye hayal ettim; yanında olmasa da kalbim sanki onun varlığını hissediyordu. Gözlerimi kapadım ve nefesimi sakinleştirmeye çalıştım. Düşüncelerim, kalbimin hızla çarpan ritmi, içimdeki arzular ve korkular birbiriyle dans ediyordu. “Belki de bu, kalbimin sessiz bir itirafı,” diye fısıldadım kendi kendime. Karan’ı düşünmek, istemesem de her hücremde yankılanıyordu. Huzur ve gerginlik, arzu ve korku, hepsi bir aradaydı; ama ne uyum ne de çözülme vardı. Sadece hissetmek… Onu hissetmek ve buna izin vermek vardı. “Floransa’nın dar taş sokaklarında yürürken, güneşin sıcaklığı taşlara yansıyor, şehrin tarih kokusu ve uzaklardan gelen müzik notaları havada süzülüyordu. Karan yanımdaydı; adımlarımızın ritmi bir şekilde birbirine karışmıştı. Elleri istemeden ellerime değdi, parmaklarımız temas etti ve birbirine dolandı. İçimde bir elektrik hissettim, ama henüz tam olarak ne olduğunu çözememiştim. Birden durdu. Gözlerimiz buluştu ve dünya sanki bir anlığına durdu. Karan boynumu nazikçe tuttu, elleri omuzlarımda sabitlendi. Dudaklarını boynuma koyduğunda, derin bir sıcaklık yayıldı. Ve o koku—deniz ve odunsu notaların sofistike, ferah dengesi—bütün duyularımı sarstı. Başımı hafifçe yana çevirdim; nefesi kulak mememde dalga dalga yayıldı. Tutkulu, ama sahiplenici bir ritim vardı her temasında; elleri belime yerleşti, hafifçe çekip yakalarken bir güven dalgası da veriyordu. Boynumdan yanağıma, çene hattıma doğru kayarken dudaklarının sıcaklığı içimde bir kıvılcım yarattı. Gözlerim kapalıydı, ama her şeyi hissediyordum: tutkusu, arzusu, koruyuculuğu… Her dokunuş, bütün hislerimi açığa çıkarıyordu. “Burada, seninle olmak…” dedi, nefesini kulağımda hissettirerek. Sesi, rüzgârın ve Floransa taşlarının sessizliği arasında derin bir yankı uyandırdı. Bedenlerimiz tamamen uyum sağlamıştı. Hafifçe öne eğildi, alnını alnıma değdirdi, nefesimiz karıştı. Tutku ve huzur, sahi…

Bölümün tamamını WritePad'de oku