KAYIP RUH

Bölüm 2

Yazar:

KAYIP RUH – Zeyn kitap kapağı
KAYIP RUH – Zeyn kitap kapağı

Rei 6 - Ah Canım Sevgilim 2. Bölüm - Gökyüzünü Kirleten Katiller Her defasında koca bir sıfır noktasındaydım. Hayatımda aştığım çok uzun yollar olmuştu. Çamurlu yollardan geçmiştim çok. İlerlemem gerekiyordu ama ayaklarıma dolanan sarmaşıkları çözemiyordum bir türlü. Çözemedikçe dibe batıyordum. Çözemedikçe daha çok üşüyordum. Ellerim yara olmuştu. Takıldığım her engelde dizlerim yaralanmıştı. Savunmasız attığım her adımda ayaklarımın altındaki dikenler bir iğne gibi derimi delip geçmişti. Aldığım yaralarla o yaraların bana bıraktığı izlerle her defasında ayağa kalkmıştım ben. Her iz, bir kabusdu. Ama o izler, bana durmam gereken noktayı öğretmişti. Çok korkuturdu beni kabuslar aslında. Her defasında o kadar çok gerçek hissettirirdi ki, o ana dönmüş olmaktan çok korkardım. Belki hala o kabusun içerisindeydim. Belki de hala bitmemişti. Ama hiçbir şey, eskisi kadar aşılmayacak gibi değildi. Bazen o kabuslar, hayatımın büyük bir alanında yer edinmiş insanların eseriydi. Bazen de herhangi birinin. Ama sözün kimden çıktığı fark etmiyordu. İki türlü de çok acıtıyordu. Çünkü en çok yarayı deşen değil, yarayı açan kişilerin dokunuşlarının sızıntısı kalırdı. Ama en çok Efes Vardar acıtmıştı. En çok o yakmıştı canımı. Hiç konuşmamıştı. Belki hiç bakmamıştı. Ama sessizliği ile bütün bedenimi esir almıştı. Ondan bir can alma hakkım vardı benim. Ve bu kadar ümitsizliğin içinde umudu aratmanın bir bedeli olmalıydı. Yağmurdan ıslanan tekerlekler, taksinin durmasıyla zemine keskin bir ses yaydığında elimdeki küçük parıltılı çantamdan cüzdanımı çıkardım. Taksiciye parasını uzattıktan sonra kapıyı açıp arabadan indim. Hemen karşımda, kapının iki yanında dikilen korumalara elimdeki küçük beyaz davetiyemi gösterip içeriye girdim. Gözlerim az önceki karanlıktan, karışık yanan loş ışıkların altında bulanıklaştığında istemsizce gözlerimi kıstım. Ayağımdaki topuklu ayakkabı şimdiden topuğuma vurmaya başlamıştı. Ve üzerimdeki siyah elbisenin darlığı ve kısalığı, bende sürekli aşağı çekiştirme hissiyatının oluşmasına sebep oluyordu. Daha burada durmam gereken birkaç saatim vardı. Ve ben şimdiden sıkılmaya başlamıştım. Merdivenlerden aşağı inmeye başladığımda gözlerim çoktan etrafı turlamaya başlamıştı. Sahnenin ortası neredeyse dolmuştu ve çoğu kişi oturmak yerine yüksek sesle çalan müziğin ritmiyle dans ediyor, ellerinden eksik olmayan içkiyle ortamın keyfini çıkartıyorlardı. Yine çok kalabalık bir ortamdasın, Pera. Ama o kalabalıkta yine eksik ve yalnızsın. Yine ait olmadığın bir yerdesin. Her zamanki gibi. Son basamağı indiğimde artık mekanı tamamen saran mor ışıkların altındaydım. Kalabalığın içinden geçip gittiğimde gözlerim ilk olarak Mayıs'a bakındı. Ama yanıp sönen ışıkların etkisiyle hiçbir şey net görünmüyordu. Birkaç masanın yanından geçtiğimde gözlerim yine hiç istemediğim birinin gözlerine takıldı. Efes Vardar. Severken nefret etmek böyle bir şeydi galiba. Ne sevgi bitiriyordu nefreti, ne de nefret çürütüyordu sevgiyi. Ben o gözlere uzun uzun dalmak istiyor, ama aynı zamanda da silip atmayı diliyordum. Çünkü ona bakarken hayat, sadece onunla sınırlı oluyordu. Etrafımı görmem o varken mümkün olmuyordu. Onun gözleri her zamanki gibi bende değildi. Dalgın bakışları bir yere odaklanmıştı. Sahnede bir yere. Başımı baktığı yöne doğru çevirdiğimde hiç görmek istemediğim bir manzarayla karşılaştım o an. Bir kız. Daha önce yanında hiç görmediğim bir kıza odaklanmıştı bakışları. Sarı saçlı, oldukça kısa olan elbisesine rağmen dans ederek üstündeki kumaşın daha da yukarı çıkmasını sağlayan bir kızdı. Güzeldi. Estetiği olduğu her halinden belli olan yüzüne rağmen güzeldi. Hep böyle olacaktı değil mi? Hatta zaten hep böyleydi. O hep böyleydi. Sadece kabullenmek zordu. Onu böyle görmek, onu herkes gibi görmek çok zordu. Halbuki ben onu zihnimde şekillendirdiğim hayallerimde çok farklı kurgulamıştım. Onun hep farklı olduğuna inanmıştım. İnandırmıştım. En büyük yalanı kendime söylemişim ben aslında. Hiçbir hatası yokken, beni sevmek zorunda değilken kalb…

Bölümün tamamını WritePad'de oku