Gölgenin Tahtı
Yazar: sakurameryo

Lunaris Krallığı’nın üzerinde yükselen ebedi gece, o akşam her zamankinden daha ağır, daha tekinsiz bir soğukla çökmüştü sarayın surlarına. Gümüş Salon’un devasa pencerelerinden sızan soluk ay ışığı, siyah mermer zemin üzerinde keskin gölgeler oluşturuyordu Odadaki sessizliği bozan tek şey, tahtında bir heykel gibi kıpırdamadan oturan Kral Malakor’un hırıltılı nefesleriydi Malakor yaşlanmıştı. Zamanında yedi krallığa korku salan o kudretli omuzlar şimdi çökmüş elindeki asayı tutan parmakları zayıflamıştı. Ancak gözlerindeki o karanlık taht hırsıyla yanan ateş hâlâ yerindeydi. Karşısında, salonun iki ucunda ayakta duran oğullarına baktı Sağ taraft damarlarındaki ay büyüsünü sessiz bir asaletle taşıyan, bileğindeki karanlık gücü kontrol etmekte usta olan Silas vardı. Sol tarafta ise gözlerini tahttan bir an bile ayırmayan, hırsı ve öfkesi yüz hatlarından okunan kardeşi Walen duruyordu İki kardeş arasındaki gerilim, salonun havasını solunmaz kılacak kadar yoğundu Kral Malakor, gümüş asasını mermer zemine vurdu. Tok ses salonda yankılandı. "Zamanım tükeniyor, dedi Malakor, sesi yaşın getirdiği yorgunlukla pürüzlü ama bir o kadar da emrediciydi. "Lunaris’in gölgeleri yeni bir hükümdar, güçlü bir el istiyor. Bu taht, sadece babasının kanını taşıyana değil; bu krallığı Solaria’nın hırçın ateşine karşı zafere taşıyacak olana aittir." Walen öne doğru bir adım attı, çenesi dikti. "Ordularım emirlerinizi bekliyor, baba. Lunarisi koruyacak güç bende." Malakor elini kaldırarak Walen’ı susturdu. Gözlerini Silasa ve ardından tekrar Walen’a çevirdi. "Güç yetmez Walen. Bize kadim yazgının rızası gerek. Bu yüzden tahtı hanginizin alacağını ben değil, efsaneler belirleyecek. Veridia harabelerinin derinliklerinde, asırlardır uyuyan Kayıp Pusula uyanmak üzere. Solaria’nın da onun peşinde olduğunu biliyorum Kral, iki oğluna doğru eğildi ve o ölümcül emri verdi "O harabelere gideceksiniz. Solarianın gözcülerini, o ateşten doğan piyonlageçeceksiniz. Kim Kayıp Pusula’yı bu saraya getirirse, Lunarisin tacı da, bu taht da onun olacak. Şimdi gidin ve bana gücünüzü kanıtlayın." Silas, bileğindeki ay zırhının altında kıpırdayan gücü hissederken sessizce başını eğdi. Walen ise abisine nefret dolu, meydan okuyan bir bakış fırlattı. Yarış başlamıştı ve bu yolculuğun sonunda sadece bir kişi kral olacaktı.