BÖLÜM 13
Yazar: birkaleminizi_

- KAYIP İZ Aylin Yılmaz, dünden beri aynı düşüncenin içinde kaybolup gidiyordu. Arin'e ne olmuştu? Ve daha önemlisi... Oğlunun bu olayla bir ilgisi var mıydı? Efe'nin ölümünden sonra ortaya çıkan gerçekler, Aylin'in yıllardır görmezden geldiği bazı şeyleri tekrar hatırlatıyordu. Efe... Arin'in kaybolduğu gün eve geldiğinde hiç olmadığı kadar farklıydı. Kapıdan içeri girdiği anda yüzündeki ifade Aylin'in dikkatini çekmişti. Oğlu güçlü görünmeye çalışan biriydi. Ama o gün... Sanki taşıdığı yük altında eziliyordu. Aylin hemen yanına gitmişti. — Efe, ne oldu? Neden böyle görünüyorsun? Efe annesine bakmıştı. Gözleri doluydu. Bir süre konuşamamış, sonra titreyen bir sesle: — Söylemem... demişti. Aylin şaşırmıştı. — Ne demek söylemem? Efe başını iki yana sallamıştı. — Eğer anlatırsam... Kısa bir sessizlik olmuştu. — Sen de gidersin. O gece Aylin oğlunun başından ayrılmamıştı. Efe zaman zaman uyanıyor, huzursuz bir şekilde etrafına bakıyordu. Her uyandığında aynı ismi soruyordu. — Arin... Aylin oğlunun neden sürekli bu ismi söylediğini anlamıyordu. O sırada Arin'in kaybolduğunu bile bilmiyordu. Gerçeği ancak ertesi gün öğrenmişti. Ve o andan sonra Efe'nin o geceki hâli aklından hiç çıkmamıştı. Aylin, sabah erkenden Efe'nin odasına çıktı. Odanın içinde uzun süre sessizce durdu. Oğlunun eşyalarına baktı. Sonra gözü dolabın arkasındaki küçük boşluğa takıldı. Efe'nin kimsenin bilmediği bir şeyi sakladığını hissediyordu. Elini uzattı. Tozlanmış küçük bir kutuyu çıkardı. Kutunun üzerinde hiçbir isim yoktu. Aylin kutuyu alıp Efe'nin yatağına oturdu. Yavaşça kapağını açtı. İçinden onlarca fotoğraf çıktı. Eski okul fotoğrafları... Öğrenciler... Koridor görüntüleri... Ve sonra... Bir fotoğraf. Arin'in fotoğrafı. Aylin'in elleri titredi. Fotoğrafı çevirdiğinde arkasında bir adres yazıldığını fark etti. Tek bir adres. Başka hiçbir açıklama yoktu. Aylin uzun süre düşündü. Bunu Hakan'a anlatmalı mıydı? Polise gitmeli miydi? Ama içindeki bir his ona beklememesini söylüyordu. Çünkü bu adres, Arin'in kayboluşuyla ilgili bir cevap olabilirirdi. Kimseye haber vermeden evden çıktı. Arabaya bindi. Ve fotoğraftaki adrese doğru yola çıktı. 3 saat sonra... Hakan Yılmaz, eşine saatlerdir ulaşmaya çalışıyordu. Telefonu kapalıydı. Önce sakin kalmaya çalıştı. Belki telefonun şarjı bitmişti. Belki bir yerde çekmiyordu. Ama geçen saatler boyunca hiçbir haber alamayınca endişesi büyüdü. Polise başvurdu. Ancak ekipler, kayıp başvurusu için belirli sürenin dolması gerektiğini söyledi. Hakan öfkeyle eve döndü. Tam o sırada evde çalışanlardan biri yanına geldi. Elinde eski bir kutu vardı. — Hakan Bey... Kadın kutuyu uzattı. — Bunu Efe Bey'in odasında buldum. Hakan kutuya baktı. İçinde ne olduğunu tahmin eder gibi oldu. Hiç açmadan aldı. Çünkü artık bunu tek başına çözmeyeceğini biliyordu. Hakan doğrudan Gökhan'ın yanına gitti. Kutuyu masanın üzerine bıraktı. — Bunu Efe'nin odasında bulduk. Gökhan kutuyu açtı. Fotoğrafları tek tek incelemeye başladı. Her fotoğraf yeni bir soru ortaya çıkarıyordu. Sonunda Arin'in fotoğrafına geldi. Fotoğrafın arkasındaki adresi görünce yüzü ciddileşti. — Bu önemli olabilir. Hemen Başkomiser Yalçın'ı aradı. Adresi verdi. Kısa süre sonra Gökhan ve Hakan, belirtilen adrese doğru yola çıktı. Burası şehrin dışında, eski ve terk edilmiş görünen bir yerdi. Karşılarında yıkık dökük bir ev duruyordu. Duvarları dökülmüş, pencereleri kırılmıştı. Kapıya yaklaştılar. Ancak kapı kilitliydi. Gökhan zorlamayı denedi ama açılmadı. — İçeri girmeden önce Yalçın'ı beklemeliyiz. Bir süre sonra Başkomiser Yalçın ve ekip geldi. Kilidi kırarak içeri girdiler. Dışarıdan harabe gibi görünen evin içi ise tamamen farklıydı. İçeride özenle seçilmiş mobilyalar vardı. Her şey düzenliydi. Sanki biri burada yaşıyor... Ya da bir şeyi bekliyordu. Ekipler evi aramaya başladı. Gökhan odaları kontrol ederken Yalçın koridorun sonundaki kapıyı açtı. Oda diğerlerinden farklıydı. Ortada tek bir yatak vardı. Yatağın üzerinde kırmızı kâğıtlar duruyordu. Yalçın kâğıtları tek tek i…