KAYIP DOSYA: ARİN

BÖLÜM 11

Yazar:

KAYIP DOSYA: ARİN - birkaleminizi_ kitap kapağı
KAYIP DOSYA: ARİN kitap kapağı

"GEÇMİŞİN İZLERİ" 3 YIL ÖNCE Arin, Özel Demirhan Koleji'nin büyük demir kapısından içeri adım attığı anda kendini hiç olmadığı kadar küçük hissetti. Burası onun hayalini kurduğu okuldu. Burs sınavını kazanmış, yıllardır çalışmasının karşılığını almıştı. Ama bahçeye girdiği ilk anda fark ettiği şey başarı değil, bakışlar oldu. Herkes ona bakıyordu. Üzerinde okulun aynı forması vardı. Aynı renk ceket... Aynı arma... Aynı okul. Ama yine de farklıydı. Çünkü burada çoğu öğrenci pahalı arabalarla geliyor, hafta sonlarını lüks yerlerde geçiriyor, birbirleriyle ailelerinin sahip oldukları şeyleri konuşuyordu. Arin ise sadece emeğiyle buradaydı. Başını hafifçe eğdi. Kendine sessizce bir söz verdi. "Buraya ait olduğumu göstereceğim." Çünkü artık ortaokullu değildi. Artık liseliydi. Büyüdüğünü hissediyordu. Sınıfını bulduğunda içeride birkaç öğrenci vardı. Arin hiç kimseyle göz göze gelmeden en arka sıraya geçti. Çantasını yanına koydu ve sessizce oturdu. Yeni bir başlangıç yapmak istiyordu. Belki burada arkadaşları olurdu. Belki insanlar onu olduğu gibi kabul ederdi. Ama bu düşüncesi çok uzun sürmedi. Yaklaşık iki dakika sonra yanına bir grup öğrenci geldi. Altı kişiydiler. Aralarında okulda herkesin tanıdığı biri vardı. Efe Yılmaz. Efe kendinden emin bir şekilde Arin'in karşısında durdu ve elini uzattı. — Merhaba, ben Efe. Arin kısa bir tereddütten sonra elini uzattı. — Arin ben. Fakat Efe'nin yüzündeki ifade bir anda değişti. Elini geri çekti. Sonra kimsenin beklemediği bir şey yaptı. Elini pantolonuna silerek güldü. Arin'in yüzündeki gülümseme kayboldu. Ne diyeceğini bilemedi. Sadece ellerine baktı. Efe bunu fark etmedi bile. Ya da fark etmiş gibi davranmadı. — Burslu musun? diye sordu. Arin sessizce başını salladı. Gruptaki kızlardan biri kahkaha attı. — Efe, belli olmuyor mu zaten? Şuna baksana. Tam fakir tipi. Diğer öğrenciler de gülmeye başladı. Arin'in boğazı düğümlendi. Daha ilk gününden... Daha kimseyi tanımadan... Kendini açıklamak zorunda kalmıştı. Tam o sırada Efe kıza döndü. — Selin. Kız gülmeyi bıraktı. Efe ciddi bir ses tonuyla konuştu. — Ailen sana insanların maddi durumlarıyla dalga geçmemeyi öğretmedi mi? Selin şaşkınlıkla baktı. Efe devam etti. — Bir daha bu kıza zorbalık ettiğinizi görmeyeceğim. Arin şaşırmıştı. Belki de yanılmıştı. Belki Efe sandığı gibi biri değildi. Belki gerçekten onu koruyacaktı. Efe tekrar ona döndü. Gülümsedi. — Bu okul dayımın. Yani bir nevi benim sayılır. Ardından Arin'in yanındaki sandalyeye oturdu. — Bu akşam benim evimde parti var. Tanışma partisi gibi düşün. Sen de gel. Arin biraz düşündü. — Ablama söylemem gerek. Efe kaşlarını kaldırdı. — Kaç yaşındasın? — On beş. Efe güldü. — On beş yaşında liselisin artık. Birilerinden izin almak zorunda değilsin. Arin cevap vermedi. Ama o cümle aklında kaldı. Çünkü Efe ona ilk defa iyi biri gibi davranmıştı. En azından öyle hissettirmişti. Dersler bittiğinde Arin okul bahçesine çıktı. Hava serinlemişti. Kalabalık yavaş yavaş azalıyordu. Tam çıkmaya hazırlanırken yanına bir öğretmen geldi. — Merhaba. Ben Selim Aksoy. Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeniyim. Arin dönüp gülümsedi. — Merhaba hocam. Selim birkaç saniye sessiz kaldı. Sanki söyleyeceği şeyi nasıl anlatacağını düşünüyordu. — Sana bir şey söyleyeceğim. Ama lütfen sözümü dinle. Arin şaşırdı. — Tabii hocam. Selim etrafa baktı. Sonra daha alçak bir sesle konuştu. — Efe ve arkadaşlarından uzak dur. Arin'in yüzündeki ifade değişti. — Neden? Selim hemen cevap vermedi. — Çünkü bu okulda herkes göründüğü gibi değildir. Arin kaşlarını çattı. — Onlar gibi zengin değilim diye mi? Selim onun gözlerindeki kırgınlığı fark etti. — Belki evet... Belki hayır. Arin sustu. Selim devam etti. — Ama sana söylediğim şeyi unutma. Kendini onlara kanıtlamak zorunda değilsin. Arin çantasının askısını tuttu. — Efe bana yardım etti. Selim'in yüzünde kısa bir tereddüt oluştu. — Bazen insanlar önce sana iyi davranır. Bir an durdu. — Sonra gerçek yüzlerini gösterir. Arin o gün Selim öğretmenin neden böyle konuştuğunu anlamamı…

Bölümün tamamını WritePad'de oku