BÖLÜM 6
Yazar: birkaleminizi_

Keyifli okumalar 🤍 beğeni ve yorumlarınıza talibim YEDİ SANİYE Efe Yılmaz'ın öldürülmesinin üzerinden bir gün geçmişti. Cinayet haberi bütün şehre yayılmıştı. Televizyonlar, internet siteleri ve sosyal medya tek bir konuyu konuşuyordu. Kayıp kız... Ve ilk cinayet. İstanbul Emniyeti'nin koridorları her zamankinden daha hareketliydi. Başkomiser Yalçın, masasındaki dosyaları incelerken kapısı çalındı. — Girin. İçeri genç bir polis memuru girdi. Yüzündeki ifadeden önemli bir gelişme olduğu belliydi. — Komiserim... — Evet? — Arin'in telefonu bulundu. Yalçın yerinden doğruldu. — Nerede? — Sarıyer sahilindeki kayalıkların arasında. Yalçın hiç vakit kaybetmeden ayağa kalktı. — Gökhan'ı ve Derin'i haber verin. --- Yarım saat sonra... Sarıyer'deki kayalıklar polis şeridiyle çevrilmişti. Olay yeri inceleme ekipleri çalışıyordu. Derin'in gözleri dolmuştu. Delil poşetinin içinde, siyah renkli bir telefon duruyordu. Arin'in telefonuydu. Ekranı çatlamıştı. Kasası çiziklerle doluydu. Yalçın, telefonu dikkatlice inceledi. — Bilerek buraya bırakılmış gibi duruyor. Gökhan çevreyi süzdü. — Burada kavga izine rastlanmış mı? — Hayır. — Kan? — O da yok. Bu durum Gökhan'ın aklını daha da karıştırmıştı. Telefon vardı... Ama Arin'den geriye hiçbir iz yoktu. --- Telefon hemen Adli Bilişim Birimi'ne gönderildi. Saatler süren incelemenin ardından uzman ekip Yalçın'ı aradı. Yalçın, Derin ve Gökhan laboratuvara geçti. Uzman bilgisayar ekranını onlara çevirdi. — Telefon ağır hasar almış. — İçindekileri kurtarabildiniz mi? diye sordu Gökhan. Uzman başını iki yana salladı. — Büyük kısmı silinmiş. Derin'in yüzü düştü. — Hiç mi bir şey yok? Uzman kısa bir sessizlikten sonra konuştu. — Bir şey var. Üçü de aynı anda ekrana baktı. Tek bir dosya... Ses Kaydı Kayıt Tarihi: Arin'in kaybolduğu gün. Kayıt Süresi: 7 saniye. Odadaki hava bir anda ağırlaştı. Yalçın derin bir nefes aldı. — Açın. Uzman dosyayı çalıştırdı. İlk iki saniye boyunca yalnızca rüzgâr sesi duyuldu. Ardından Arin'in sesi geldi. Korkmuştu. Nefes nefeseydi. "Ben..." Bir anda metal bir çarpma sesi duyuldu. Sonra Arin'in boğuk bir çığlığı... Ve son olarak, erkek olduğu anlaşılan boğuk bir ses: "Telefonu al." Kayıt bitti. Laboratuvarda ölüm sessizliği vardı. Derin gözyaşlarını tutamadı. — O... korkuyordu... Gökhan ise tekrar dinlemek istedi. Bu kez gözlerini kapatarak. Sesleri tek tek ayırmaya çalıştı. Son cümle zihnine takılmıştı. "Telefonu al." Bu, tek kişinin olmadığını gösteriyordu. Yalçın dosyayı kapattı. — Artık kesin olarak biliyoruz. Derin umutla başını kaldırdı. — Neyi? Odadaki sessizliği Gökhan bozdu. — Bu ses... Arin'in sesi değil. Yalçın yavaşça başını salladı. — Hayır. Derin'in gözleri doldu. — O zaman... o gün Arin'in yanında biri vardı. Kimse cevap vermedi. Çünkü artık dosyadaki en önemli soru değişmişti. Arin nerede değil... Yanındaki kişi kimdi?