KAYIP DOSYA: ARİN

BÖLÜM 1

Yazar:

KAYIP DOSYA: ARİN - birkaleminizi_ kitap kapağı
KAYIP DOSYA: ARİN kitap kapağı

KAYIP Yeni bir macerayla merhaba diyorum (: Yağmur sabahın erken saatlerinden beri aralıksız yağıyordu. Arin, okul servisinden inerken kapüşonunu biraz daha öne çekti. Özel Demirhan Koleji'nin dev demir kapıları önünde öğrenciler toplanmıştı. Lüks arabalar birbiri ardına kampüse giriyor, öğrenciler kahkahalar eşliğinde arkadaşlarının yanına koşuyordu. Arin ise her zamanki gibi yalnızdı. Burslu öğrenciydi. Bu okulda okuyan çoğu kişi için bu tek başına yeterli bir sebepti. Koridora girdiği anda fısıltılar başladı. "Bakın, geldi." "Eğer ben olsam bu kadar utanırdım." "Yazık ya." Arin başını kaldırmadı. Bunları duymaya alışmıştı. Aslında insanlar onun duymadığını sanıyordu. Ama duyuyordu. Her kelimeyi. Her kahkahayı. Her alayı. Sınıfa girdiğinde en arka sıradaki yerine oturdu. Tam çantasını açıyordu ki önüne katlanmış bir kâğıt düştü. Yavaşça açtı. Kâğıdın üzerinde siyah kalemle tek bir cümle yazıyordu: "Keşke hiç gelmeseydin." Arin gözlerini kapattı. Kâğıdı buruşturup çantasına attı. Teneffüste okulun bahçesine çıktı. Yağmur durmuştu. Banklardan birine oturup telefonunu çıkardı. Ekranda tek bir kişi vardı. Derin. Ablası. Dünyada gerçekten güvendiği tek insan. Telefon titredi. Mesaj Derin'dendi. "Akşam erken gel. Sana sürprizim var." Arin istemsizce gülümsedi. "Tamam." Mesajı gönderdikten sonra telefonu kapattı. Belki de günün ilk güzel anı buydu. Ama uzun sürmedi. Arkasından gelen kahkahaları duydu. Efe. Ve arkadaşları. Okulun en popüler öğrencileri. Aynı zamanda Arin'in hayatını cehenneme çeviren kişiler. Efe yanından geçerken omzuna sertçe çarptı. "Önüne baksana." Arin cevap vermedi. Efe gülerek uzaklaştı. Diğerleri de peşinden gitti. Sanki hiçbir şey olmamış gibi. Ama Arin'in elleri titriyordu. O gün dersler normal geçti. Ya da dışarıdan öyle görünüyordu. Kimse Arin'in son derste pencereye dalıp gitmesini fark etmedi. Kimse son kez okul koridorlarına baktığını anlamadı. Kimse vedalaştığını görmedi. Saat 16.45'te zil çaldı. Öğrenciler okuldan ayrılmaya başladı. Güvenlik kameraları Arin'i okul kapısından çıkarken kaydetti. Sırtında çantası vardı. Kulaklıklarını takmıştı. Ve yürüyüp gözden kayboldu. O andan sonra... Onu bir daha gören olmadı. --- Saat 20.17. Derin mutfakta ileri geri yürüyordu. Telefonunu defalarca kontrol etmişti. Arin'e attığı mesajlar okunmamıştı. Aramalarına cevap vermiyordu. Bu ona hiç benzemezdi. Hiç. Derin bir kez daha aradı. Telefon kapalıydı. İçine kötü bir his çöktü. Pencereye yaklaşıp dışarı baktı. Yağmur yeniden başlamıştı. Ve o gece, İstanbul'un karanlık sokaklarında bir yerde... Arin kayboldu.

Bölümün tamamını WritePad'de oku