2. BÖLÜM İÇİMİZDE KALAN MUTLULUKLAR
Yazar: Gece Okur Yazarı

“BENİ KİMSE TANIMIYORDU, HEM DE HİÇ KİMSE… ONUN DIŞINDA” Mercan’ın Ağzından… Kahvemi alıp okuma köşeme yani pencere kenarındaki koltuğa oturmuştum, kitabın sonlarındaydım, kahvemi yudumluyordum ama gözlerim ağrıyordu bu kitabı bugün bitirmeliydim bunu kafama koymuştum, taki uyku beni esir alana kadar. Uyuduğumun bile farkında değildim çünkü kafamda senaryo kurmaya devam ediyordum. “Artık çok yoruldum”, bu neydi şimdi? Bulunduğum ortam bir banyoydu su açıktı ve ben suyun ısınmasını bekliyordum. Ama ısınmak ne kelime sudan buharlar çıkıyordu bense aynanın karşısında durmuş kendime bakıyordum, tam o sırada aynada annem ve babamın öldükleri günün silüeti belirmişti. Oradalardı yine kanlar içinde yatıyorlardı, bir çığlık atıp bir hışımla banyoya girdim, ilk suyun altında kabine çömelerek oturdum ardından yine çığlık atarak kendimi kaşımaya tırnaklarımla kendimi parçalamaya başladım. Sanki ruhumdaki anıları yok etmek silmek ister gibi her canım acıdığında daha çok kendimi parçalıyordum, en sonunda kollarımdaki deriler hem yanmıştı hem de kanamıştı bunu fark ettiğimde titreyen ellerimi kaldırıp baktım ve kan olduklarını gördüm, bu yaşadığım tam olarak çıldırdığımın belirtisiydi ama durmak yerine devam etmeyi tercih ettim. Banyoda bulduğum jileti bir hışımla alıp bacaklarımı kesmeye başladım canım her acıdığında çığlık çığlığa derimi daha çok kesiyordum, kimsem yoktu beni durdurabilecek kimse yoktu, beni durdurabilecek bir etki yoktu benim kardeşim yoğun bakımdaydı ölecek veya kalacaktı, annem ve babam zaten gitmişlerdi… Onlar bir daha var olmayacaklardı, onlar için dua etmekten başka birşey yapamazdım… Hepsi için, jiletle ellerimi, karnımı, bacaklarımı, kollarımı kestikten sonra lavabonun önünde duran makas gözüme çarpmıştı. Aklımdaki şey netti annemle babamın yanına gidecektim, yani kendimi öldürmeyi planlıyordum. Yavaş hareketlerle ilerleyip makası aldığımda ilk defa makasa bir cevher gibi bakıyordum. O günki gibi heryer kan gölüne dönmüştü. Makası boynuma geçireceğim sırada sıçrayarak uyandım, kenarda duran kahve fincanını devirmiştim. Sakinleşmeye çalışarak düzensiz kalp atışlarımı ve nefes alışlarımı düzenelemeye çalışıyordum, yerimden kalkarak titrek bir şekilde banyoya ilerledim. Aynaya bakmaya korkuyordum yüzüme hızlıca su çarpıp sakinleşmeyi bekledim, kendimi biraz daha iyi hissettiğimde odamın yolunu tuttum. Odama geldiğimde gözüme çarpan sandığım ile ilerlemeye başladım. Sandığın içini karıştırdıktan sonra içinden bulduğum kolye ile tebessüm ettim, bu Resif’in bana o gün aldığı kolyeydi hala çok güzel duruyordu biraz paslanmıştı ama hala ışıl ışıl parlıyordu. “Abla ben geldim ama on beş dakika sonra geri gidi… Abla ne oldu buraya?” “Birşey olmadı ablacım kahveyi döktüm şimdi temizliyecektim.” “Elindeki ne abla?” “Kolye Gece neye benziyor? Allah Allah ya” “Çok sitemkarsın abla neyse benim hazırlanmam lazım” Dur bakalım nereye gidiyorsun?” “Bizimkilerle buluşacağım, onlar planladı bak ben birşey demedim zorla geleceksin yoksa biz alırız dediler o yüzden ya gidicem ya gidicem” “İyi bakalım, sınavların nasıl geçti?” “Çok iyi geçti kesin yüksek puan alıcam” Hüzünlenmiştim çünkü ben en son lise son sınıfa gitmiş sınavı çok yüksek bir puanla geçmiş ve tıp okuma hakkı kazanmıştım ama yaklaşık dört yıldır okul yüzü görmemiştim. “Ne oldu abla?” derin bir iç çektim “Birşey yok ablacım sadece okul yüzü görmeyeli uzun zaman oldu da onu düşünüyordum.” Gece ilk bir şaşırdı sonra şunları söyledi “Sen bizim okula gelmiyor muydun?” Gözlerim faltaşı gibi açıldı ben Resif varsa tövbe gitmezdim o okula, hızlıca bir cevap olsun diye “Vazgeçtim ben ondan” Dedim, o ise bana kocaman bir kahkaha patlatarak cevap verdi “Resif abi yüzünden mi?” Gülmeye devam ediyordu gülmesi sinirlerimi bozmuştu “Gülme gerizekalı ayrıca yirmi dakika geçti çık artık” Şaşkınlıkla bana baktı ardından yanağımdan öpüp “Seni seviyorum merak etme çok geç kalmam ayrıca bu sefer de ben diyorum okuluma geleceksin” deyip gülerek merdivenlerden inmeye başladı. Onun arkasından s…