Katre

Giriş

Yazar:

Katre - mari kitap kapağı
Katre kitap kapağı

KATRE Ölümle Öğrendim Beyaz Aydım Giriş - Kurdun İnindeki Kuzu Hayatın belli başlı dönemlerinde çok fazla yıpranırız. Dünya döner lakin ayak uyduramaz hale geliriz, dönen dünyaya ayak uyduramadıkça kendimizi değersiz hissederiz. Ve diğer dönemlere geçiş yaptığımızda aslında her şeyin geçici olduğunu fark ederiz. Ben şu an hayatımdaki yıpratıcı dönemindeydim, önümde hayatım için önemli bir sınav vardı ve sınava çalışmak beni oldukça yıpratıyordu. Bir an önce diğer dönemlere geçmek istiyordum ama önce bu dönemdeki sıkıntıları çözmem gerekiyordu ve sorunu çözmem için ders çalışmam gerekiyordu. Ders çalışabilmem için anlamam gerekiyordu fakat ben anlamıyordum. Masanın üstündeki tarih kitabını iki elimle köşelerinden tutup kafama vurmaya başladım. “Anlamıyorum. Ben mal mıyım?” Kitabı tekrar sertçe kafama geçirdim. ”Beynim yok mu benim?” Derince bir nefes aldım, kitabı tekrar masama bıraktım. Sakin kalmak için gözlerimi tavana çevirip “Sakin ol, sakin ol.” diyerek kendime telkinler verdim. “Ösym buradan sorabilir, iki yıldır üst üste soruyor not alın.” Bilgisayardan gelen sesle tavana diktiğim bakışlarımı çektim, ekrana baktım. Hocanın anlattığı hiçbir şeyi anlamıyordum, sanki türkçeyi unutmuştum. “Ne anlatıyorsun adam, ne anlatıyorsun? Türkçe konuş.” Eşit ağırlık öğrencisi olup tarih anlamamak ileri seviye bir aptallıktı, fule yakın yaptığım matematik ve edebiyattan sonra tarihte yaşadığım düşüş küçük bütçeli bir komedi dizisine benziyordu. Hala devam eden videoyu durdurdum, başımı masaya yasladım. Gözlerimi kapattım lakin uyumak gibi bir düşüncem yoktu, sadece biraz ara vermem gerekiyordu. Aradan kaç dakika geçtiğini bilmiyordum, başımı kaldırdım, masanın ucuna iliştirdiğim küçük saate baktım. Gece yarısına yedi dakika kalmıştı. Ellerimle yüzümü ovaladıktan sonra kaçan hevesimi nasıl geri getirebileceğime dair düşündüm, aklıma gelen en mantıklı şey tarihle alakalı videolar izlemekti. Hem konudan sapmayacak hemde üzerimdeki o hevessizliği alacaktım. Merakımı uyandırmak için aklıma gelen en mantıklı yol buydu ve hızla elim kapanan bilgisayarın açma tuşuna gitti. Bilgisayar açılıp önüme tarih dersinin videosu çıktığında iğrenir gibi baktım. Hızla videonun sekmesini kapatıp arama kısmına tarih ile alakalı şeyler yazmaya başladım. Merakla videolar arasında gezinirken izleyebileceğim bir şey bulamadım. Hepsi genel geçer şeyler, zaten birçoğunu da izlemiştim. Tarih dersinden ne kadar nefret edip yapmasamda, tarih ile alakalı şeyleri araştırıp izlemeyi seviyordum. Benim sorunum tarihle değildi, benim sorunum ayt tarihleydi. Arama kısmına tekrar yazdım ve yazdıklarımı arattım. Yine aynı konular üzerine yapılmış farklı videolar önüme çıktı. Zaman geçtikçe bu durum canımı sıkmaya başladı, aynı konular üzerine yapılmış farklı videolar vardı. Parmaklarım klavye üstünde hareket ederken bir anda anlam veremediğim şekilde daha önce hiç görmediğim bir video açıldı. Durdurulmuş halde olan videonun başlığına baktığımda oldukça şaşırdım. Tarihten Silinen Türk Devleti - KARAŞAHLI Devleti Başta videonun açılmasına pekte anlam veremedim lakin sonra başlığın farklılığı ve albenisiyle izlemeye başladım. Vİdeo tüyler ürperten farklı bir girişle başladı. Sonraysa ünlü ses sanatçısı Mazhar Kipan’ın sesi kulağıma ulaştı. Heyecan dört bir yanımı sardı, oturduğum yerde dikleştim, ekrana daha dikkatli bakmaya başladım. “Tarihten silinen devlet, Karaşahlılar, kurucusu tam bilinmesede Kadır Han diye geçmekte, 14. yüzyılıda var olduğu söylenen devlete dair doğruluğu tam olarak tespit edilmemiş iki belgeden başka bilgi bulunmamaktadır.” İşler giderek ilginç hale geliyordu, tarihten silinen devlet mi? Kaşlarım çatıldı, zırvalık olduğunu düşündüm, düşüncelerime tezat şekilde videoyu izlemekten de kendimi alamadım. “Tarihin tozlu raflarında kendine yer edinemeyen Karaşahlılar, geçmişin sır perdesinde öylece bekleyip durdu. Onları tarihte yok eden şey neydi?” Adamın gizemli sesi tüylerimi ürpertti. “Döneme ait bulunan ilk belge, devleti yokuşa sürüklediği düşünülen Sul…

Bölümün tamamını WritePad'de oku