Katran Karası

Bölüm | 2

Yazar:

Katran Karası – Ayşenur. kitap kapağı
Katran Karası – Ayşenur. kitap kapağı

Sezen Aksu, Takvim 'SIĞINILAN KARARLAR' 8 YIL ÖNCE Bugün 17 Mart'tı ve Hale'nin on yedi yaşına bastığı ilk günün sabahıydı. Yatakta esneyerek doğrulduğu gibi gözlerini ovalarken bir yandan da odanın dışından gelen sesleri işitiyordu. Annesi her zamanki gibi babasına söylenerek bir şeyler anlatıyor, babasının gıkı çıkmıyordu. Hale kederli bir nefes verip ayaklarını istemeye istemeye yataktan sarkıttı. Güzel bir gün olmasını umarken annesinin bağrışlarından yine aynı huzursuz günlerden birini daha yaşayacağını anlamıştı. "Keşke bugün okul olsaydı." diye sessizce kendi kendine fısıldadı. En azından bugünü okuldaki arkadaşlarıyla değerlendirir, böylece suratının asık olmayacağı bir yaş günü geçirirdi. "Hale! Uyan artık! Bakkal alışverişini yapacaksın daha!" Hale, annesinin bu kez ona bağırışını işittiğinde yanaklarını şişirerek ayağa kalktı. Bu halini annesi görse poposuna bir terlik yiyeceğine emindi. Mart ayında oldukları için hava epey bir soğuktu. Bu yüzden siyah kazağını, altına da kot ispanyol paça pantolonunu giydi. Üzerine geçirdiği beyaz montuyla da dışarı çıkmak için tam bir şekilde hazırdı. Odanının çıkışına doğru yürürken bir yandan montun içinde kalan saçlarını açığa çıkarıp öte yandan kapıyı açtı. Küçük kardeşi Ahsen, televizyonun karşısına oturup en sevdiği çizgi filmi izlerken annesi yine söylenerek yer sofrasına kahvaltılıkları yerleştiriyordu. Hale'nin varlığını fark ettiğinde kısa bir an doğrulup söylenmeyi bıraktı. "Bir kilo şeker, çay, otuzlu yumurta—" "Sana da günaydın anne." deyip lafını kesti bıkkınca Hale. En azından bugünün koca bir yıldan farklı olması gerekiyordu. "Siz uyurken ben saat kaçta kalktım? Bir de günaydın demedim diye beni beğenmiyor musun?" Hale, boynunu eğip büktü. Annesiyle tartışmaya girmeyecekti. "Başka bir şey alınacak mı?" "İşine gelmeyince lafı değiştir tabii." Hale sabırla dudaklarını birbirine bastırdı. Ne dese olmuyordu. Ne yapsa beğenmiyordu. "İşte zeytin, margarin de al. Kabartma tozu, puding de olsun." Annesinin söylediği alışveriş listesiyle kalbi bir anda kıpır kıpır oldu Hale'nin. Bunlarla güzel bir doğum günü pastası yapılabilirdi. Zaten hazır olmasına da gerek yoktu. Annesi düşünüp hazırlasa onun için yeterdi. "Bana da çikolata!" diye bağırdı Ahsen oturduğu yerden. "Ahsen'e bir çikolata al." deyip oturma odasının girişine bakış attı annesi. "Harun! Şu kıza para ver! Market alışverişi yapacak!" O sırada babası belirdi kapı ağzında. Sabah Gülcan'dan yediği azarla suratı beş karış olsa da elini cebine atıp alışveriş yapabilmesi için Hale'nin avucuna para bıraktı ve sonra yer sofrasının önüne kuruldu. Hale evden çıkıp markete giriş yaptığında hevesle annesinin söylediği her şeyi aldı. Sabah biraz mutsuz uyanmıştı; fakat şimdi annesinin onun için bir şey yapacağını tahmin ettiğinden içi içine sığmıyordu. "Abidin amca, bir kilo da şeker verir misin?" deyip adamın arkasını işaret etti. "Vereyim kızım." Hale, Abidin Bey şekeri hazırlarken sepetine diğer alınması gereken malzemeleri unutmamaya çalışarak koydu. Bir tanesi eksik olsa ortaya bir pasta çıkmazdı. Yaşı belki on yediydi; ama içinde büyümeyi bekleyen bir çocuk vardı. Ailesi bazen kutlar, bazen unuttuk diyerek kutlamazdı. Kırılıyordu Hale. Oysaki bir insanın ruhunu okşamak için yapılan kutlama çok zor olmamalıydı. Pudingleri sepete atarken dükkanın kapısının açıldığını belli eden zil sesi duyuldu ve ardından genç bir erkeğin, "Kolay gelsin." dediğini işitti Hale. Göz ucuyla kafasını kaldırıp baktığında geri çeviremedi. Belini doğrultarak kendisinden büyük görünen genci süzdü. Onu daha önce buralarda görmediğine emindi ve muhtemelen birine misafir gelmişti. "Sağ ol delikanlı." Genç, elinde bir şeylerin yazılı olduğu kağıdı Abidin Bey'e uzattı. "Bana bunları hazırlar mısın abi?" "Tamam, hemen hazırlıyorum." deyip işe koyuldu Abidin Bey. Genç ellerini cebine koyup sağa sola bakınmak için etrafa doğru döndüğünde ilk kez Hale'yle göz göze geldi ve ona bakarken yakalanan Hale yutkunarak yüzünü sepetine çevirip Ahsen için bir çiko…

Bölümün tamamını WritePad'de oku