Katran Karası

Bölüm | 1

Yazar:

Katran Karası – Ayşenur. kitap kapağı
Katran Karası – Ayşenur. kitap kapağı

Sertap Erener, Kız Leyla 'TÜTSÜLENMİŞ ACI' Fırtına, bir tek etrafı kasıp kavurmazdı ya da bir tek ağaçların dallarını sağa sola savurmazdı. Fırtına, bazen insanoğlunun da yüreğinde olur, geçirdiği bütün hisleri ve duyguları birbirine karıştırırdı. Hemen ardından şiddetli bir sağanak başlar, gök gürülderdi. İşte o zaman insanoğlunun yüreği yavaş yavaş kanar, kendi benliğinden olur, sonsuza dek kaybolurdu. Bu yüzden yüreğimde kopan fırtınaya inat gözüm hiçbir şeyi görmeden basıyordum sağlam adımlarımı. Kendimden belki de ilk defa bu kadar emindim, keskindi bakışlarım. İlk kez kulaklarım korktuğum kişilerin seslerine aldırış etmiyor, sadece elime geçen bu minik fırsatı değerlendirmek istiyordum. Ömrüm boyunca yaşamadığım stresi iki aydır yaşıyordum. İki el boğazımdaymış gibi hissetmiştim ve artık bundan kurtulmak istiyordum. İşte bu yüzden sol avucumu sımsıkı sıkarak yumruk haline getirirken üzerimdeki kalın siyah montun aksine nasıl giydiğimi bile hatırlamadığım terliklerimin üzerine basa basa hızlı adımlarla yürüdüm. Öyle ki sağ ayak bileğimdeki gümüş halhalın küçük parçaları bile yerinden oynuyordu, yine de hızımı kesmedim. Az kalmıştı. Gideceğim eve, boynumdaki elleri itmeme ve parmağıma konan küçük kelepçeden kurtulmama. Az kalmıştı, biliyorum. "Kız, Hale!" Ben hızlı adımlarla yürüyorken arkamdan nefes nefese bağıran kadına durup da aldırış bile etmedim. O kadın benim annemdi ve olmasını istemediğim günler ne yazık ki çok kez olmuştu. "Kız delirdin mi!? Dur diyorum sana!" Dinlemedim. Dinlemeyecek kadar çaresizdim. Avucumu sıktıkça içindekini hissettim. Eve yaklaştıkça kaşlarımı daha da çattım. Annem peşimden bağırıyorken ve ben bu kadar hızımı alamayıp gidiyorken mahallelinin de bakışlarını üzerimde hissediyordum. Hiçbir şey geri atmama engel olamadı. İçimde beliren bu kıvılcıma sımsıkı tutunuyordum. Bırakırsam kaybolurdum. Kaybolmak istemiyordum. Yaklaştığımda kısa bir an adımlarım yere çivilendi. Tek katlı, yağmurdan beyaz boyalı duvarları kirlenmiş eve baktım ve sonra evin bahçesinin eşiğinden içeri girdim. Siyah demir kapının hemen önünde duran beton iki basamağı tırmanıp yumruklarımı kapıya indirdim ve yüksek sesle bağırmaya başladım. "Akın! Aç kapıyı!" "Kız! Seni valla öldüreceğim!" Annemin sesi artık daha yakından geliyordu. Saniyeler sonra bir eli dirseğimi kavrayıp beni geriye doğru çekmeye başladığında benim kadar öfkeli bakıyordu suratıma. "Aklını başına al! Herkes bize bakıyor!" "Aklım gayet başında!" dedim. "Asıl sen aklını başına al!" Ona böyle dediğim için gözlerindeki ateş büyümüştü. "Arkamda olacağına neredeyse beni döveceksin!" Kolumdaki parmakları derime gömülürken, "Bu gidişle öyle olacak!" dedi. "Yürü, eve gidiyoruz!" Beni çekiştirmeye çalıştığında, "Asla!" deyip dirseğimi ondan kurtardım. Bu kez demir kapıyı daha sert yumruklayıp, "Aç kapıyı!" diye bağırdım. "Pavyonlarda içip sarhoş oldun, şimdi ayılamıyor musun adi herif!?" "Hale!" Annem yine bana kızgınlıkla seslendiğinde demir kapı bu kez tam yumruğumu indireceğim zaman açıldı. Akın denen adam yüzünü buruşturmuş vaziyette karşımdaydı. Fazla dip dibe olmamak için çıktığım basamakları geri inerken gözlerini ovalayıp güçlükle açmaya çalışıyordu. Kaşındaki yarıksa geçen karıştığı kavgalardan birinde olmuştu. "Hale..." Adımı uykulu vaziyette mırıldandığında kaşlarımı belli belirsiz çatıp yapmam gerekeni yapmaya başladım. "Tüh! Uyandırdım!" Onunla çok fazla muhatap olmak istemiyordum. Eline uzanarak onunla olan ilk temasımı gerçekleştirip avucunu açtım ve sonra o ne olduğunu anlamadan kendi parmağımdan çıkardığım alyansı avucunun içine bıraktım. "Al bunu. Bir daha da sakın karşıma çıkma!" Son sözlerimle afallayarak gözlerini ovalamayı bıraktı. O an bir şeyleri idrak etmeye başladığında gözleri daha iyi açıldı. Avucundaki yüzükten başını kaldırıp yavaş yavaş öfke biriken irislerini benimkilerle buluşturdu. "Kendi yüzüğünü neden bana veriyorsun?" Soru soruyor gibi görünse de o tehdit dolu tınıyı artık seçebilecek kadar onunla vakit geçirmek zorunda kalmıştı…

Bölümün tamamını WritePad'de oku