KARTAL İHTİLALİ

5.GEÇMİŞİN İZİ

Yazar:

KARTAL İHTİLALİ - Aslıcan Demir kitap kapağı
KARTAL İHTİLALİ kitap kapağı

5.GEÇMİŞİN İZİ John Steinbeek der ki : "Bir insana dengesini kaybettirip sonra normal davranmasını bekleyemezsin.." Hayat çok tuhaf değil mi? Bilmem, istemem dediğiniz ne kadar şey varsa karşınıza bir yansıma gibi çıkıyor. Kaan sinirle güldü, İrem'den uzaklaşmak adına birkaç adım geriye doğru gitti ve kollarını göğsünde birleştirip İrem'e baktı. İrem'in yüz şekli fazlaca değişmişti, çatık kaşları ve kemirmeye başladığı bir dudak her şeyi anlatmaya yetiyordu. Bu adamı görünce saçları bile elektrikleniyordu Kaan ise her defasında bu kızı kollarında görmekten sıkılmıştı. Gülerek başını öne eğip iki yana salladı. Sağım da bu solum da bu, ya hak gerçekten. İrem anlam verememişti, hani suratında bir şey varmış gibi gülüyordu. Olmadığına da emindi. Salaş beyaz gömleği, kot şortu ve altına giydiği konversleriyle havalı olduğunu düşünüyordu. Kendi haline bıraktığı dalgalı saçlarıyla çok güzeldi. Neye gülüyordu bu adam? Bir anda atlamak ve saçlarını yolmak istiyordu. “Ne bakıyorsun öyle? Ne sırıtıyorsun?” Kaan omuzunu kapıya yasladı ve daha sinir bozucu biçimde gülümsedi. Güzel kız...şeytanın teki... “Bayılıyorsun kollarıma düşmeye, yollarıma çıkmaya.” Histerik bir gülüş döküldü dudaklarından. “Hayırdır, benimi takip ediyorsun?” İrem önce idrak etti, sonrasında sinirle güldü. Önüne düşen saçlarını cilveli bir edayla geriye doğru savurdu. Öyle bir havası vardı ki gelen geçen mutlaka bir kere ona bakıyordu. Kaan’ın üzerine doğru bir adım attı, kollarını göğsünde bağladı. “Sen kimsin ya? Farkında mısın bilmem ama buraya bağlı bir doktorum.” Ne kadar babası için gelmiş olsa da her seferinde babasını kullanmak istemiyordu, çünkü hayatı boyunca baban sayende buralardasın, babasının kuzusu, laflarından çok sıkılmıştı. Bir de bu heriften duyamazdı. Kaan gözlerini kısıp alayla dudaklarını yukarı kıvırdı, bu kızın kendini dünyayı fethediyormuş halleri komik geliyordu. Oysa ona içi boş bir balon gibi geliyordu. “Torpilli doktor.” Dedi iğneleyici bir tavırla. İrem’in babası sayesinde Şırnak’a yerleştiğini biliyordu. Söz konusu Müdürü bile olsa bu kızın torpilli olduğunu yüzüne vuracaktı. Ayrıca kim Şırnak için torpil isterdi ki? İrem'in göz bebekleri duyduğu sözler ile irileşti, buraya bileğinin hakkıyla yerleşmişti sadece daha iyi hizmet verebilmek için merkez hastaneye geçmek istemişti. O da tüm köylere gidebilmek amacıylaydı. Bu adam nasıl bunları söyleyebilirdi? Eliyle omuzundan sertçe itekledi, dişlerini sinirle birbirine kenetledi. “Ne diyorsun sen ben?” Kaan olduğu yerde sadece sarsıldı ama adımı gerilemedi, istifini hâlâ bozmadı. “Yalan mı? Baban sayesinde merkezde sorumlu olmadın mı? Başhekim babanın arkadaşı değil mi?” İrem dudakları sinirle aralandı, ateş saçlarından kıvılcım çıkıyordu. Üst üste Kaan’ın omuzuna doğru vurdu, Kaan istemsizce geriye doğru gidiyordu. “Sen var ya mahvederim!” Bu defa iki eliyle göğsünden iteklemeye başladı, Kaan ise bu darbelere karşı sadece geri geri gidiyordu. “Sen...” Söyleyecek söz bulamıyordu, sadece sinirle itekliyordu. Kaan sırtını duvara doğru çarpana kadar itekledi daha doğrusu Kaan iteklemesine izin verdi. Kartal timinin dinlenme odasından ufaktan bir ateş yükseliyordu. “Sen ne kaba bir adamsın!” Bir kez daha omuzlarına doğru vurmak istedi ama Kaan müsaade etmedi, ince bileklerini havada yakaladı. “Ne oldu, Selim yavşağı gibi pohpohlayamadım mı seni? Nasıl gidiyor flörtünüz?” İrem’in kaşları havaya kalktı, neyden bahsediyordu bu adam? Şok içindeydi, Selim ne alakaydı? Selim ile bir iki kere mesajlaşmıştı o kadar. Ne saçmalıyordu bu herif? Hem onu ne ilgilendirirdi? “Selim mi?” Diye şaşkınlıkla yüzüne baktı, Kaan sinirlenmişe benziyordu. İrem’i sevse kıskandığı düşünülecekti ama günahı kadar sevmiyordu bu kızı. Sadece Müdürüne üzülüyordu, Selim gibi biriyle kızının flört ettiğini duysa kalp krizi geçirirdi. Sinirle başını öne doğru salladı Kaan. “Selim.” Dişlerini birbirine bastırıyordu, yeşil hareleri sinirle parlayıp sönüyordu. “Adam kırk yaşında ayrıca, git biraz yaşıtlarınla takıl! 40 Yaşında it…

Bölümün tamamını WritePad'de oku