KARTAL İHTİLALİ

4. VAZGEÇİLMİŞ HAYATLAR

Yazar:

KARTAL İHTİLALİ - Aslıcan Demir kitap kapağı
KARTAL İHTİLALİ kitap kapağı

4.VAZGEÇİLMİŞ HAYATLAR Çelik bile sert değil, Gör ki düşman mert değil, Ölürüz de dert değil, Üzer kahpe pusular... Biri ölünce kol kırılır; yel içinde kalır derler. Biri şehit olduğunda ise ateş düştüğü yeri yakar derler. O ateş, sıvasız, camında eskimiş bir Türk bayrağı asılı olan eve düşer....İşte o an aralanır cam, eser sert bir rüzgar, yükselir bir ezan; Bir ana evladından ırak düşer, bir yar göz yaşıyla toprağa düşer, bir evlat sevdiğinden ayrı düşer... Yeşil bereliler; Ülkeyi karanlığa teslim etmeyecek olan, devletin çelik bileği; Şanlı Polis Özel Harekât. “ 83-89’dan, 73-34’ten tüm birimlere arz edilir; Polis Özel Harekât memuru Kerem Çiçek, Polis Özel Harekât Komiser, Yusuf Muhammed Akyüz Şehit düşmüştür. Tekrar ediyorum, Şırnak Bulmuşlar Köyü mevkiinde gerçekleşen hain saldırı sonucu; Kerem Çiçek ve Komiser Yusuf Muhammed Akyüz şehit düşmüştür. Bilinen mevkiiye ambulans ve tim desteği, acil.” “Anlaşıldı, intikal ediyoruz.” Telsizdeki anonslar birbirini takip etti, bölgedeki jandarmaların intikali ile alan kalabalıklaştı. Siz hiç el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu, bacağı parçalanan ya da uzuvlarından birini kaybeden birini sakinleştirmeye çalıştınız mı? Şehit düşeceğini bilmenize rağmen, çok iyisin diye kandırmak devreliği acı yanındandır, halbuki ilk kural; yanındaki adama güvenmek ve dürüst olmaktı... Öyle yapmıştım. İyisin oğlum, hiçbir şeyin yok oğlum. Kızını görmeye gideceğiz... “ Abla kızım sana emanet...” Gözleri açıkken dudaklarından bu sözler dökülmüştü, hâlâ gözleri açıktı ama gülümsüyordu. Bir koku yayıldı, hayır kan kokusu değildi; yemin ederim kan kokusu değildi. Bir bahçenin içinde, çiçeklerin arasındaymışız gibi bir koku. Ellerime baktım, kan içindeydi. Kerem’in kanıydı, yüzüne baktım. Derler ki cenneti görmüş, evladına kavuşmuş; öyle gülümsüyordu. Acıdan dolan gözlerinden art arda iki yaş süzüldü, o yaşı gördüğüm an dayanamadım. Başımı Kerem’in gövdesine koyup ağlamaya başladım. Fatih abiyi görüyordum, Yusuf abiyi kollarının arasında tutuyordu, konuşuyordu. Ne dediğini duymuyordum ama ağlıyordu, Yusuf abinin yüzünü temizleyerek ağlıyordu. İlk defa biri kollarımda can veriyordu, ben bilmezdim ki. Hep tek yaşamış ve tek ölmüştüm...Bu nasıl bir acıydı? Kalbim içime sığmıyordu, göğüs kafesim yerine dardı. Ne nefes alabiliyordum ne Kerem’i bırakabiliyordum. Başımı kaldırıp Kerem’in yüzüne baktım tekrar, o boncuk gözleri kızarmıştı...Ne yaptın Kerem’im, kızına varıp kokusunu mu içine çektin? Ondan mı bu göz yaşları.... Bağırmak istedim, titreyen çenemi tutmak için dudaklarımı birbirine bastırdım. Elimi Kerem’in yüzüne uzattım, hafifçe okşadım. “Yanlarına bırakmayacağım, namusum şerefim ve sahip olduğum mukaddesler üzerine yemin ederim ki yanlarına kalmayacak.” Elimi gözlerine uzatıp usulca kapattım. Üzerime bir dünya çöktü, hiçbir yaram yoktu ama solumdan kurşun yemişim gibi ağrılar vücudumu sardı. Elimi Kerem’in yüzünden çekmedim, başımı gökyüzüne kaldırdım. Daire şeklinde kuşlar dönüyor. Soluksuz bir şekilde çığlık attım, isyan edercesine bağırdım gökyüzüne. Jandarma personelleri bölgeye dağılmıştı bazılarının gözleri dolmuştu, taşlarının üstüne oturmuş ağlayan birkaç kişi vardı. Daha önce sahada birlikte çalışmışlardı belli ki. Fatih abi ayağa kalkmış hıçkırıklara boğularak elini açmıştı, dua ediyordu ama göz yaşları durmuyordu. Jandarma personelleri ise Yusuf abinin üstüne bayrak örtüyordu. Yusuf Muhammed Akyüz, 8 yıllık evli bir adam. 5 kardeşin en büyüğü, aslen Giresunlu...Eğer şehit olmasaydı iki hafta sonra çıktığı yıllık izinde, Giresun’a köyüne gidecekti...Köyün tüm bağ bahçe işlerini bitirecek, oğlunu uyuttuktan sonra çok aşık olduğu karsının saçlarını sevecekti...Hepsi şimdi Giresun’un içinde bir köşede hayal olarak kalmıştı... Kerem Çiçek, henüz 2 yılını dolduramamış, kızının kokusuna içine çekememiş bir baba...Aslen Batmanlı olan Kerem, üç kardeşin tek erkek çocuğu ve en küçüğüydü...Karısı doğum yaptıktan sonra memleketine, babasının mezarına gidecek, torununu gösterecekti. Babasına…

Bölümün tamamını WritePad'de oku