KARŞI KARŞIYA

BİR HAFTA

Yazar:

KARŞI KARŞIYA – yazar__23 kitap kapağı
KARŞI KARŞIYA – yazar__23 kitap kapağı

Baran Ertesi sabah okula geldiğimde aklımda tek bir şey vardı. Antrenman. Dünkü antrenman yeterince iyi geçmemişti. Özellikle son bölümde yaptığımız hatalar canımı sıkmıştı. Sınıfa girdiğimde Emir çoktan yerine oturmuştu. “Günaydın.” “Günaydın.” Çantamı sıranın yanına bırakıp oturdum. Efe birkaç saniye sonra sınıfa girip doğrudan yanıma geldi. “Bugün çok güzel bir haberim var.” Başımı kaldırmadan sordum. “Ne?” “Dün voleybol takımını kızdırdım.” “Bunu haber olarak mı değerlendiriyorsun?” “Evet.” Emir güldü. “Senin hayatındaki standartlar gerçekten çok düşük.” Efe sandalyeye ters oturdu. “Bak, bugün daha büyük bir planım var.” “Plan yapma.” “Neden?” “Çünkü genelde başımıza iş açıyorsun.” Kaan arka sıradan konuştu. “Genelde değil. Her zaman.” Efe ona döndü. “Sen de mi?” Kaan omuz silkti. “Gerçek.” Tam o sırada sınıfın kapısı açıldı. Gökçe içeri girdi. Arkasında Melisa, Açelya, Gamze ve İlayda vardı. Beşinin birlikte sınıfa girmesi artık normal bir görüntüydü. Gökçe'nin gözü bir an bana takıldı. Ben de ona baktım. Dünkü salon tartışması ikimizin de aklından çıkmamış gibiydi. Gözlerini devirip arkadaşlarının yanına geçti. Efe bana eğildi. “Bakışmalara başladınız bile.” “Kes.” “Ben bir şey demedim ki.” “Deme zaten.” Ders başlamadan birkaç dakika önce öğretmen sınıfa girdi. Herkes yerine geçti. Dersin ortasında öğretmen elindeki kâğıtları masaya bıraktı. “Arkadaşlar, gelecek hafta okulun spor şenliği yapılacak.” Sınıfta bir anda hareketlilik başladı. “Bu yıl futbol ve voleybol takımlarının da gösteri maçları olacak.” Efe hemen bana döndü. “İşte bu.” Gökçe'nin de başını kaldırdığını gördüm. Öğretmen devam etti. “Ayrıca iki takımın kaptanları organizasyonun bazı bölümlerinde görev alacak.” Gökçe kaşlarını çattı. Ben de aynı anda ona baktım. İkimizin de yüzündeki ifade aynıydı. “Ciddi misiniz?” Öğretmen gülümsedi. “Evet.” Dersin geri kalanında dikkatimi toplamaya çalıştım. Ama önümdeki kâğıda bakarken bile aklım organizasyondaydı. Bir hafta sonra bütün okulun önünde iki takım yine karşı karşıya gelecekti. Bu okulda futbol ve voleybol takımları arasındaki rekabetin ne kadar büyüdüğünü herkes biliyordu. Bir taraf bizim tarafımızı tutardı. Diğer taraf onların. Ve kimse kaybetmek istemezdi. Dersin sonunda öğretmen sınıftan çıkmadan önce bize doğru baktı. “Gökçe ve Baran, siz ikiniz ders sonunda yanıma uğrayın.” Gökçe bana kısa bir bakış attı. Ben de istemsizce kaşlarımı çattım. Ders bittiğinde sınıftaki herkes çıkarken biz öğretmenin masasının önünde kaldık. Öğretmen elindeki birkaç kâğıdı masaya bıraktı. “İkinizi çağırmamın sebebi önümüzdeki hafta yapılacak spor şenliği.” Gökçe sessizce dinliyordu. “Okul olarak bu yıl bir spor şenliği düzenliyoruz. Futbol ve voleybol takımlarımız da gösteri maçları yapacak.” Son cümlede Gökçe'yle göz göze geldik. Öğretmen devam etti: “İki takımın kaptanı olduğunuz için organizasyonun bazı kısımlarında birlikte görev alacaksınız. Maç saatlerinin ayarlanması, takımların bilgilendirilmesi ve etkinlik günü yapılacak hazırlıklarda size ihtiyacımız olacak.” Gökçe hemen sordu: “Ne kadar süre birlikte çalışacağız hocam?” “Şenlik bitene kadar. Yani yaklaşık bir hafta.” Bir hafta. Gökçe'nin yüzündeki ifadeyi görünce onun da benim kadar memnuniyetsiz olduğunu anladım. Öğretmen bunu fark etmiş olacak ki hafifçe gülümsedi. “Merak etmeyin, sizden birbirinizle arkadaş olmanızı istemiyorum. Sadece kaptan olarak üzerinize düşeni yapmanızı istiyorum.” Gökçe'nin dudaklarının kenarı hafifçe kıvrıldı. “Ben görevimi yaparım hocam.” Öğretmen bana baktı. “Baran?” “Ben de yaparım hocam.” “Güzel. O zaman yarın ders çıkışında tekrar görüşelim. Size görev dağılımını ve programı vereceğim.” Başımı salladım. “Tamam hocam.” Gökçe de teşekkür edip sınıftan çıktı. Ben de arkasından bakarken içimden tek bir şey geçirdim. Bir hafta boyunca onunla uğraşmak zorunda kalacaktım. Harika. Gerçekten harika. Gökçe sınıftan çıkar çıkmaz koridorda beklemeye başladı. Ben de birkaç saniye sonra yanına çıktım. Kollarını bağladı. “Şunu baştan söyleyeyim…

Bölümün tamamını WritePad'de oku