KARŞI KARŞIYA

ERTESİ GÜN

Yazar:

KARŞI KARŞIYA – yazar__23 kitap kapağı
KARŞI KARŞIYA – yazar__23 kitap kapağı

Festivalden sonraki sabah alarm çaldığında ilk düşüncem okula gitmek değildi. Uyumak istiyordum. Dün bütün gün ayakta kalmıştık. Sabahın erken saatlerinden akşamın sonuna kadar salon, saha, tribünler, maçlar... Bacaklarım hâlâ yorgundu. Alarmı kapatıp tekrar yastığa gömüldüm. Tam gözlerimi kapatmıştım ki Melisa'nın sesi geldi. — Gökçe. — Hı? — Okula geç kalacağız. — Daha var. — Saat yedi buçuk. Gözlerimi açtım. — Ne? Yataktan öyle hızlı kalktım ki Melisa kahkaha attı. — Beş saniye önce ölüyordun. — Şimdi de ölebilirim ama önce okula gitmem lazım. Melisa başını sallayarak güldü. — Kaptanlık sana yaramadı. — Kaptanlık değil, festival yordu. Üzerimi hazırlarken dün akşamı düşündüm. Salonun gürültüsünü. Takım arkadaşlarımın sesini. Tribünleri. Maçı. Sonra... Baran'ı. “Galiba ilk kez aynı taraftaydık.” Dün söylediği cümle aklıma tekrar geldi. Nedense yüzümde küçük bir gülümseme oluştu. Melisa bunu fark etti. — Ne oldu? — Hiç. — Gülümsüyorsun. — Gülümseyemez miyim? — Gülümseyebilirsin. Bir saniye durdu. — Ama neden gülümsediğini merak edebilirim. — Melisa. — Tamam sustum. Ama sustuğu hâlde yüzündeki ifadeden hiçbir şeyin bitmediği belliydi. Okula girdiğimizde festivalden geriye kalan tek şey süslemeler değildi. Herkes dün olanları konuşuyordu. Koridorda bir grup öğrencinin voleybol maçındaki son sayıyı tartıştığını duydum. — Son sette Gökçe'nin pası var ya... Başka biri: — Bence Açelya'nın smaçı daha iyiydi. Gülümsedim. Tam sınıfa girecekken Açelya yanıma geldi. — Ünlü olmuşsun. — Ne? Telefonunu çıkardı. — Dün birileri maçtan video çekmiş. Ekrana baktım. Tribünlerden çekilmiş kısa bir videoydu. Son sayıda pası verdiğim an görünüyordu. Açelya kahkaha attı. — Bak, yorumlara da bak. — Hayır. — Neden? — Çünkü utanırım. — Çok geç. Melisa telefonu elimden aldı. — Gerçekten güzel çekmişler. Gamze de yanımıza geldi. — Dün bayağı iyiydik. İlayda başını salladı. — Takım olarak iyiydik. O cümle hoşuma gitti. Çünkü tam olarak buydu. Ben tek başıma hiçbir şey yapamazdım. Ders başladığında herkesin festivali konuşması yavaş yavaş azaldı. Ama benim aklım hâlâ dünün içindeydi. Öğretmen tahtaya bir şeyler yazarken ben defterime bakıyordum. Kalem elimdeydi ama birkaç dakikadır hiçbir şey yazmamıştım. “Galiba ilk kez aynı taraftaydık.” Neden bu cümleyi bu kadar düşünüyordum? Baran'la daha önce anlaşamıyorduk. Hatta bazen aynı ortamda bulunmak bile başlı başına sinir bozucuydu. Şimdi ise... Onunla konuşmak o kadar zor gelmiyordu. Kapı açıldı. Başımı kaldırdım. Baran içeri girdi. Öğretmenden özür dileyip yerine geçti. Bir an göz göze geldik. Sonra ikimiz de aynı anda başka tarafa baktık. Yanımdaki Melisa hafifçe dirseğiyle bana dokundu. — Gördüm. — Neyi? — Hiç. — Melisa... Gülümsedi. — Tamam. Başımı önüme çevirdim. Ama yüzümün ısındığını hissediyordum. Öğle arasında kantine indiğimizde Baran ve çocuklar da oradaydı. Efe elinde tostuyla bize doğru baktı. — Dün çok güzel oynadınız. Açelya: — Siz de fena değildiniz. Efe gururla: — Ben zaten... Kaan sözünü kesti. — Kimse sana sormadı. Hepimiz güldük. Baran bana baktı. — Maçın videosunu gördün mü? — Evet. — Güzel olmuş. — Seninki de. — Benimki? — Gol attığın pozisyon. Baran kısa bir süre sustu. — Onu da mı gördün? — Evet. — Güzel. Efe ikimize bakıp sırıtıyordu. — Ne güzel. Baran ona döndü. — Sen neden öyle bakıyorsun? — Hiç. — Efe. — Gerçekten hiç. Açelya: — Yalan söylüyor. Efe: — Siz de çok meraklısınız. Masada kahkahalar yükseldi. Bir süre sonra herkes kendi konuşmasına döndü. Ben de yemeğime devam ettim. Tam o sırada Baran'ın telefonu çaldı. Ekrana baktı. Yüzündeki ifade bir anda değişti. — Ne oldu? diye sordum. Telefonu kapattı. — Öğretmen. — Festivalle ilgili mi? — Hayır. Bir an durdu. — Futbol takımıyla ilgili. — Bir sorun mu var? Başını salladı. — Tam bilmiyorum. Ayağa kalktı. — Sonra görüşürüz. — Tamam. Arkasından baktım. İçimde garip bir merak oluşmuştu. Derslerin sonuna doğru öğretmen sınıfa girip birkaç isim söyledi. — Gökçe Yıldız. Başımı kaldırdım. — Baran Demir. Baran da döndü. Öğretmen elinde…

Bölümün tamamını WritePad'de oku