B-1 METHAL NOKTASI
Yazar: ş.çelik

~Methal Noktası~ Sabahı olmayan bir güne doğan güneşten hayır gelir miydi? 🕸Bu kurgu ve karakterler tamamıyla hayal ürünü olup gerçeklikle herhangi bir ilgisi söz konusu değildir. Okuduğunuz sizin benim hayal dünyama misafir gelişinizdir. Keyifli Okumalar; |Bölüm Şarkıları| Sezen Aksu – Rakkas Kordhell – Murder In My Mind Gökhan Kırdar, Özer Özel - Oy Asiye Dedublüman - Belki Instagram Adresim: eirasili "Ahlak ve namus deyince sadece kadından konuşmaya başlayan herkes, ahlaksız ve namussuzdur." 'Frida Kahlo' ***** 16 Aralık 2023; Kendini hazır hissetmeyi, doğru zamanın geldiğini nasıl buluyordu insan? Hemen ardından ansızın dedim en savunmasız anında karşılaşıyordun, bir zamanlar yapamayacağını düşündüğünü yaparken buluyordun kendini. Düşündüğümde, kendime söylediğim tek bir şey vardı. Hazır mısın Mahru? Sorun şu ki ben ise cevabını bilemediğim sorunun odağındaydım. Hem de tam merkezinde. İçimde heyecan aynı zamanda korkunun tedirginliği ile sakin olmam adına elimden gelenin fazlasını sarf ediyor olsam da aldığım kesik nefeslerim başarısızlığımı sırtlanmış gibiydi, çıkışa doğru yürürken sanki iki yüz metrelik bir parkuru koşmuş gibi nefes nefese kalmıştım. Zor olanı yapınca insan kendi başarılı olarak görürken, ben ise şu an korkudan titriyordum. Nefes nefese kalışımın nedeni bile korkuydu. Sadece derin nefes alıp sakince ilerlemem gerekiyordu. Sakince... Nerde miydim? Trabzon, benim kaçışım olan şehirdi. Arkamda bıraktıklarım ile kilidini vurduğum günlük defterimdi. Şimdi ise dönmem dediğim yere dönmüştüm. Kulaklığımdan bangır bangır Sezen Aksu – Rakkas çaldığı gibi Trabzon havaalanına inişin ardından soğuk havasını bildiğim için tedbirimi alarak siyah boğazlı badi, siyah polarlı eşofman takımım üstüme ise içi yünlü siyah deri ceketim ve siyah güneş gözlüğüm elimde küçük bir valiz ile çıkışa doğru yürürken aynı zamanda telefonum ile Akça'yı aramış bu sebeple Sezen'in eşsiz parçasını bölmüştüm. Bir kez çalan telefonun ardından "Nerdesun yosma diktin bizi kapıya! Bedir Abim bir yandan Mertcan bir yandan boğattu benu" tiz sesiyle telefonu kulağımdan yeterli bir mesafeye alarak uzaklaştırmış cevap vereceğim esnada tam karşısında beni bekleyen Akça, kardeşleri ve arkalarında üç bilemedin beş düzine siyah takım elbisenin içinde duran adamların olduğu büyük bir kalabalık ile beni karşılamışlardı. Güneş gözlüğümü hafifçe aşağı indirmiş şaşkınlığımı atlattığımı düşünsem de her defasında benim için karşılama töreni hazırlamışçasına bir ordu adamla gelip havaalanından alan Alabora ailesine doğru adımlarken aynı zamanda gözlüğümü saçlarıma, kulaklığımı ise enseme doğru iteledim. Sağ elimde tutuğum telefonumu havaya kaldırarak "Bana yosma dememen konusunda anlaştığımızı sanıyordum, kenafir gözlü." derken altında yatan ima Bedir abi ve Mertcan dışında Eril'in de bildiği bir konu olduğundan bıyık altından gülen sadece onlar olmuştu. Adamlar bizden belli bir mesafe uzakta duruyordu. Dudaklarını aralayan Akça. "Bak bakalım bana sen, benim gözlerim hiç kenafir göze benziyor mu?" derken bile sinirden gerilmesini yakınımda olmamasına rağmen hissetmiştim. Onu taklit etmiş aradaki mesafeyi tam anlamıyla bitirdiğim an "Sen bak bakalum baa bende yosmaya benzer bir hâl var mi?" derken üstten bakmayı ihmal etmemiştim. Boyu benden birkaç santim kısa olması bazen işe yarıyordu. Yüzündeki gergin ifade yerle bir olurken kollarını sıkıca belime sarmış. "Uyy sen şive mi yapiyisin baaa." Akça'nın ruh haline gülerken sarılışına karşılık vermemi beklemeden benden ayrılmış hızla yanaklarımı elleri arasında buldum. "Yerum, vallahi de yerum şu ekşi surata bakun. Şu isot surata bakun." sevmediği her halinden belli iken yanaklarımı tüm gücüyle sıkması az önce yapamadığını severim ayağına aradan çıkarıyor gibiydi. Yanaklarıma uyguladığı baskıyı artırıp başımı kukla gibi hafifçe sağa sola sallarken "Uyyy benum ekşi eriğum, uyy benum ekşi elmam, uyy benum kalamondium uyy-" daha fazla bu işkenceye devam edeceği an da hemen arkasında duran Bedir abi imdadıma yetişmiş.…