karanlıkta açan gül

Bölüm 5 - Gülün Anahtarı

Yazar:

karanlıkta açan gül - hayalperest kalem kitap kapağı
karanlıkta açan gül kitap kapağı

Bölüm 5 — Gülün Anahtarı Konağın koridorları alarm sesleriyle yankılanıyordu. Kırmızı ışıklar duvarlara vuruyor, her şey kâbus gibi görünüyordu. Aras, Mira'nın elini sıkıca tutmuş koşuyordu. Arkalarından gelen ayak sesleri gittikçe yaklaşıyordu. "Çabuk!" diye bağırdı. Mira nefes nefese kalmıştı. "Artık kaçmaktan yoruldum!" Aras durmadı. Koridorun sonundaki eski bir kapıyı açtı ve ikisini de içeri çekti. Kapı kapanınca sesler bir anda azaldı. Mira etrafına baktı. Burası bir çalışma odasıydı. Eski kitaplarla dolu raflar, ağır ahşap mobilyalar ve duvarda asılı aile fotoğrafları vardı. Aras pencereye gidip dışarı baktı. Bahçede silahlı adamlar dolaşıyordu. Konağın güvenlik ekibiyle çatışma hâlindeydiler. Mira sessizce konuştu: "Bu insanlar kim?" Aras birkaç saniye sustu. Sonunda cevap verdi. "Yıllardır peşimde olan insanlar." "Sebep?" Aras gözlerini ondan kaçırdı. "Bazı sırlar fazla değerlidir." Mira sinirlendi. "Sürekli aynı şeyi söylüyorsun! Sır, dosya, kolye... Ama bana hiçbir şey anlatmıyorsun." Aras döndü. Bu kez yüzündeki ifade farklıydı. Yorgundu. Belki de ilk kez savunmasız görünüyordu. "Çünkü seni korumaya çalışıyorum." "Gerçeği bilmeden mi?" "O gerçeği öğrendiğin gün hayatın tamamen değişecek." Mira cevap veremedi. Çünkü zaten değişmişti. Daha birkaç gün önce sıradan bir hayatı vardı. Şimdi ise silahlı adamlar tarafından kovalanıyordu. Tam o sırada odanın kapısı açıldı. İçeri Nermin girdi. Yüzü her zamankinden daha gergindi. "Bahçenin doğu tarafını ele geçirmişler." Aras'ın yüzü karardı. "İçeriden yardım alıyorlar." Nermin başını salladı. "Ben de öyle düşünüyorum." Mira şaşkınlıkla ikisine baktı. "Yani burada bir hain mi var?" Oda sessizleşti. Bu sessizlik cevaptı. Konağın içinde bir hain vardı. Bir saat sonra saldırı sona ermişti. Ancak herkesin yüzünde aynı ifade vardı. Şüphe. Kimse kimseye güvenmiyordu. Mira odasına gönderilmişti. Ancak uyuması imkânsızdı. Pencerenin önünde otururken elindeki kolyeye baktı. Annesinden kalan tek şey buydu. Yıllarca sıradan bir hatıra olduğunu sanmıştı. Şimdi ise insanlar bu kolye için ölmeye hazırdı. Parmaklarıyla üzerindeki işlemeleri yokladı. Bir şey dikkatini çekti. Daha önce fark etmediği küçük bir çizgi. Mira kolyeyi ışığa tuttu. Çizgi aslında birleşim yeriydi. Kalbi hızlandı. Dikkatlice bastırdı. "Tık." Kolyenin kapağı açıldı. Mira şaşkınlıkla nefesini tuttu. İçinde minicik katlanmış bir kâğıt vardı. "İnanmıyorum..." Tam açacakken kapı vuruldu. Mira irkildi. Kâğıdı hızla cebine koydu. Kapı açıldı. Aras içeri girdi. Bir an göz göze geldiler. Odanın sessizliği tuhaf bir şekilde ağırdı. Aras yavaşça yaklaştı. "İyi misin?" Mira başını salladı. "Sanırım." Aras pencerenin yanında durdu. İlk kez ikisi de sessizdi. Ne kaçış vardı. Ne silah sesleri. Ne de bağrışmalar. Sadece onlar. Mira istemeden sordu: "Hiç korkuyor musun?" Aras hafifçe güldü. Ama bu gülümseme mutlu değildi. "Her gün." Mira şaşırdı. "Belli etmiyorsun." "Belli edersem insanlar bunu kullanır." O an Mira, Aras'ın neden bu kadar soğuk olduğunu biraz olsun anlamaya başladı. Bu adam yıllardır ayakta kalabilmek için duvarlar örmüştü. Kimseyi içeri almıyordu. Belki kendisini bile. Aras tam çıkmak üzereyken durdu. "Bu gece kapını kilitle." "Neden?" Aras'ın yüzü ciddileşti. "Çünkü saldırı dışarıdan gelmedi." Mira'nın içi ürperdi. "Ne demek istiyorsun?" Aras gözlerini ona dikti. "İçimizde biri sana ulaşmaya çalışıyor." Ve odadan çıktı. Gece yarısını geçmişti. Konağın koridorları sessizdi. Mira yatağında oturuyor, cebindeki kâğıda bakıyordu. Sonunda açmaya karar verdi. Titreyen elleriyle kâğıdı açtı. İçinde sadece birkaç kelime yazıyordu. "Gülü bul. Anahtar onda." Mira kaşlarını çattı. Bu ne demekti? Gül kimdi? Bir insan mı? Bir yer mi? Yoksa başka bir şey mi? Tam o sırada odanın kapı kolu yavaşça hareket etti. Mira dondu. Kapıyı kilitlediğinden emindi. Kol bir kez daha döndü. Sonra sessizlik oldu. Kalbi hızla çarpmaya başladı. Yatağından kalktı. Kapıya yaklaşırken nefesini tutuyordu. Koridordan hiçbir ses gelmiyordu. Tam geri döne…

Bölümün tamamını WritePad'de oku