karanlıkta açan gül

Bölüm 3- Karahan Konağı

Yazar:

karanlıkta açan gül - hayalperest kalem kitap kapağı
karanlıkta açan gül kitap kapağı

Araba, şehrin kalabalığından uzaklaşıp ormanlık bir yola girdiğinde Mira camdan dışarı baktı. Yağmur yavaşlamıştı. Sis, yolun etrafını sarmıştı ve karanlığın içinde yalnızca farların ışığı görünüyordu. “Beni nereye götürüyorsun?” diye sordu Mira. Aras kısa cevap verdi: “Güvende olacağın tek yere.” Yaklaşık yirmi dakika sonra devasa demir kapılar açıldı. Mira’nın gözleri büyüdü. Karşısında eski bir malikâne yükseliyordu. Siyah taşlarla yapılmış, ürkütücü ama görkemli bir yerdi. Bahçedeki heykeller bile gece yüzünden canlı gibi görünüyordu. “Burası…” “Karahan Konağı.” Mira istemsizce geri çekildi. Bu aileyle ilgili anlatılanları herkes bilirdi. Kaçakçılık. Yeraltı anlaşmaları. Kaybolan insanlar… Ve şimdi o evin içindeydi. Aras arabadan indiğinde kapıda bekleyen adamlar hemen başlarını eğdi. “Hoş geldiniz, beyefendi.” Mira bunu fark etti. Herkes Aras’tan korkuyordu. İçeri girdiklerinde konağın ağır sessizliği Mira’nın içini ürpertti. Tavandaki büyük avize loş şekilde yanıyordu. Duvarlarda eski aile tabloları vardı. Tam merdivenlere yönelmişlerdi ki sert bir kadın sesi duyuldu: “Demek sonunda onu getirdin.” Mira döndü. Kırklı yaşlarında, kusursuz giyinmiş bir kadın merdivenlerin başında duruyordu. Keskin bakışları vardı. Aras’ın yüzü anında soğudu. “Bu seni ilgilendirmez, Nermin.” Kadın yavaşça aşağı indi. “Yanılıyorsun. Bu kız yüzünden bütün aile tehlikeye girecek.” Mira şaşkınlıkla ikisine baktı. “Ben hiçbir şey anlamıyorum!” Kadın gözlerini Mira’ya çevirdi. “Çünkü annen sana hiçbir şey anlatmadı.” Mira’nın kalbi sıkıştı. “Annem hakkında ne biliyorsunuz?” Kadın cevap verecekken Aras sertçe araya girdi: “Yeter.” İkisi arasında görünmeyen bir savaş vardı. Nermin sonunda geri çekildi ama giderken Mira’ya son kez baktı. “Ona güvenme.” Kadın uzaklaşınca sessizlik oldu. Aras derin nefes aldı. “Odana çık.” “Ben burada kalmıyorum.” “Kalacaksın.” “Bana emir verme!” Aras bir anda Mira’ya yaklaştı. Aralarındaki mesafe neredeyse yok olmuştu. Mira’nın nefesi düzensizleşti. Aras’ın sesi bu kez daha sakindi. “Şu anda dışarı çıkarsan seni öldürürler.” Mira onun gözlerine baktı. İlk kez o soğuk bakışların altında başka bir şey gördü. Yorgunluk. Belki de yalnızlık. Tam konuşacakken konağın ışıkları bir anda gitti. Her yer karanlığa gömüldü. Ve birkaç saniye sonra üst kattan bir çığlık duyuldu. Mira irkilirken Aras anında silahını çekti. Konağın karanlığında yankılanan tek şey yaklaşan ayak sesleriydi…

Bölümün tamamını WritePad'de oku