önsöz │tanıtım
Yazar: Merve Rogers

✗ çalma listesi ← winona oak, piano in the sky yayınlanma tarihi: 27.4.2021 ANTLAŞMA Denge ne olursa olsun korunmalıdır. Öncelik, meleklerindir. Irklar arası kan alışverişi yapılamaz. Faniler ile iletişim ve onları öldürmek yasaktır. Karşı gelen sürgün edilir. Elbernon ortak alandır. Dönüşüm yasaktır. Öz'lere sahip olanlar kurallardan muaftır. Melek Yemini Bu gece ruhumu adalete bağlıyorum, kalbimi özgürlüğe, gözlerimi gerçeğe, gücümü onura, kanımı savaşa ve nefesimi Awaxan'a. Dünyam parçalanıp dökülmeye başladığında, karanlığı kıracak bir ışık olmadığında, içimde bir güç dalgası belirdi korkutucu ve çok fazla acı olmasına rağmen, bana kazandırdığı şey yüzünden asla pişman olmadım. Bu yüzden şu an bu hikayeyi anlatıyor olmam, yaşadığım anlamına gelmeyebilir. Belki can çekişiyorum, belki öldüm, belki de hiç olmadığım kadar hayattayım. Söyleyebileceğim şey, ölümün bir son olmadığı hatta bazen yeni bir başlangıç anlamına bile gelebildiği. Evet, evet hayatta başımıza korkunç şeyler gelebiliyor ama ölüm bunlardan biri değil tabii ölen siz değilseniz o zaman durum başka, eğer ölen sevdiğiniz biriyse ve onu kaybetmenin verdiği sonsuz acıyla nasıl başa çıkacağınızı bilemiyorsanız, (benim gibi) asıl gerçek ölüm bu oluyor. Ve bende şimdi fedakârlık yapmak zorundaydım; başladığım gibi bitirmeliydim. Acı çekerek. Ve bunu yaparken en çok onun yokluğunu özleyeceğimi belirtmeliyim çünkü tanıştığımızda benim karanlığım onun ise cehennemi vardı. Baş etmemiz gereken şeytanlarımız ve bizi bırakmayan bir geçmişimiz vardı. Tekrar ve tekrar bizi alaşağı etmek için gölgede saklanıyorlardı. Düştüm. Kayboldum. Vazgeçtim. Ama o benden asla vazgeçmedi. Arkamı kolladı, beni yerden kaldırdı, benim için dövüştü, benim için karşı geldi ve bu kendimi değerli hissettirdi. İçimde büyük bir acıyla yaşıyordum ve bunu anladı en çok o anladı. Ne istediğimi biliyordu ve istediğimi almam için bana şans veriyordu. İşte bu bana çok cesurca geldi. Ve uzun süredir hissedemediğim o şeyi hissedebiliyordum o güven duygusunu, artık arkama baktığımda sadece bir karanlık yoktu. Ve ona sahipken, gerçeğin daha fazla acıtamayacağını düşündüm. Ona baktığımda karanlığıma ışık getirmesi hoşuma gidiyordu. Asıl korkutucu olan ona bu kadar çekilirken, kendimi yok olmanın eşiğinde bulmamdı. -Eritrea "Terazi de tartıldın ve eksik bulundun." -Daniel 5:25 Gelecek zamandan bir kesit. "Lütfen yapma, lütfen yapma, ölmek istemiyorum, ölmek istemiyorum, ölmek istemiyorum." Haykırışlarını duymak bana hiç tanıdık gelmeyen bir haz veriyordu, hayatı ellerimin arasındaydı, boğazını zorlayan damarını, teninin altında ki kan akışını, inip kalkan göğsünü alnından yere düşen ter damlasını her şeyi hissediyordum. "Yapacak mısın?" Arkadaşımın sesinde endişeli bir tını vardı olacakları merak ediyordu. "Yapmamalı..." Bu keskin ses her zaman ki gibi sınırlarını bilen diğer arkadaşıma aitti ve sesi bir fısıltıya dönüşmüştü. "Bu yasak." Ve daha da derin bir tonla devam etti. "Geri dönüşü olmaz, sonuçları olur." Sesinde ki kararlılık beni düşündürdü haklıydı, o her zaman haklıydı ama ben onu bile dinleyecek durumda değildim. Titreyen parmaklarıma aldırış etmemeye çalıştım, saçlarımın ucunda ki kurumuş kan göğsüme yapışmıştı rahatsız ediciydi, ama onları da görmezden gelebilirdim şu an umurunda olan tek şey dizlerinin üzerine çökmüş bana yalvaran bu yaratıktı. "Eritrea bundan emin misin?" Ses zihnimde şimşek gibi çaktı beni içine çekti. Omuzumun üstünden sanki hemen arkamdaymış gibi sesin sahibine baktım ama orada kimse yoktu büyük ihtimalle zihninden konuşmuştu, beni izliyordu biran için gerçekten yanımda olabileceğini düşündüm ama değildi olmaması da daha iyiydi. " O mutlu olandı. Gülümseyen, hayattan zevk almayı bilen güneşi ve insanları seven, ben ise karamsar olan yağmuru ve yalnızlığı seven, ben içimde karanlıkla büyürken o içinde ki ışığa tutunandı. O bunu yapamazdı ama ben yapabilirdim." Zihnimden geçen düşüncelerin arkadaşlarıma ulaştığını biliyordum. Büyük ihtimalle onlarda içten içe bana kızıyorlard…