Karanlığın Yansıması

GİRİŞ

Yazar:

Karanlığın Yansıması - Sude kitap kapağı
Karanlığın Yansıması kitap kapağı

Merhabalar, bu platformda henüz çok yeniyim. Acemice, kendi kendime yazdığım bir hikâyemi sizlerle paylaşmak istedim. Rastlayan, denk gelen, okuyan herkese çok teşekkür ederim öncelikle. Yorum yazarsanız da çok mutlu olurum, ona göre gelişmek ve değiştirmem gereken yerleri bulmak isterim. 🌺 Ekim ayının son demlerinin yaşandığı, havanın zifirî karanlığa bulandığı o gecede, genç kadın serin havaya tezat bir şekilde yavaş adımlarla yürüyordu sessiz sokaklarda. Üzerindeki siyah trençkotunun fermuarını boğazına kadar çekerek, ellerini ceplerine koydu. Kapüşonunu başına geçirmediği için, koyu kahve olduğu hâlde siyaha çalan saçları da, esen rüzgârın etkisiyle yüzünü kapatıyordu Dalgalı, uzun ve gür saçları olmasına rağmen ön planda olan karakteri olmalıydı. Gizemli ve biraz da sıra dışı bir görüntü oluşturuyordu dışarıdan bakıldığı zaman. Sıra dışılığı giyiminden daha ziyade, yüzündeki gizde saklıydı aslında. Bakışlarına, gözlerinin derinlerindeki manâlara hapsetmişti söylemek istediklerini, O yüzden dili buyurgan değildi; her düşündüğünü anında söylemezdi. Kapalı kutu da değildi lâkin çözülmesi zor bir paradoks gibiydi İren. Adı gibi özgür ruhlu ve serbest bir kızdı, bu yaşına kadar annesi tarafından hem sevgi dolu hem de rahat bir şekilde yetiştirilmişti. Annesi hayatında çok önemli bir yere sahipti; asla kuralcı olarak büyütülmemişti ama her daim yanında olmuştu. Ne seçimlerine karışmıştı ne de yaptıklarına, ama annesinin fikirlerini her zaman önemserdi ve muhakkak ki kendisine de danışırdı. İren Çağıl, isminin ve soyadının hakkını sonuna kadar veriyordu; cesur, gözü pek ve çağlayan bir su gibi de dolup taşan bir kızdı. Su yeşili gözleri dipsiz birer kuyu gibiydi, bakanı içine çekiyordu ama asla nasıl bir insan olduğunu çözemiyorlardı. Çünkü, İren insanlara sadece görmek istedikleri kadarını yansıtıyordu, İnsanlar gözlerine baktıklarında yeşilin o güzel tonuna kapılıyorlardı lâkin genç kadının şifresini çözmek gerçekten zordu. Şu anda da baştan ayağa simsiyahtı, tıpkı ruhu gibi. Ki, bu yüzdendir ki en sevdiği mevsim de kıştı ve günün en sevdiği zamanı da hava karardıktan sonra başlıyordu. İnsanlar köşelerine çekiliyor ve etrafı büyük bir sessizlik kaplıyordu çünkü. Gürültülü olan tek şey, bastıramadığı duyguları ve onu boğan düşünceleri oluyordu. Yaz insanı asla değildi; içini ısıtmayı değil, ruhunu bir kış gününde üşütmeyi tercih ediyordu. Adımları fazlasıyla sakindi, İstanbul’un capcanlı olan sokakları şu an tenhaydı ve karanlık caddeleri kullanarak kendine bir yol seçtiği için tedirgin olması gerekirken, İren şu an garip bir şekilde kendinden emin ve cesaretliydi. Belki de içinde saklı olan karanlık, geceye karışmış ve içindeki tedirginliği bir örtü gibi örtmüştü. Ağaçlardan gelen bazı kuş sesleri, sokağın yan tarafındaki çöp konteynerına atlayan kedi ve adım sesinden başka hiçbir ses yoktu etrafta, her yeri ölüm sessizliği kaplamıştı sanki, çıt çıkmıyordu bulunduğu yerde. Bu sokakları adı gibi ezbere biliyordu artık ve her gün aynı saatte buralarda vakit öldürmek diğer rutinlerinin arasındaki yerini almıştı. Sessiz ve izbe yerlerden giderek evine varmak, çoğu insan için bir tercih meselesi bile değilken, İren bunu önemsemiyordu bile. Onun ruhu tutsak değil, aksine ruhu özgürlüğe tutkundu, rahat ve tasasız bir kadın olduğu içindi bu belki de. Kafasına göre hareket eder, uçlarda yaşardı ve kimsenin kendini tehlikeye atıp da risk almayacağı şeyleri denemeyi severdi. Siyaha âşıktı mesela, içinde her ne kadar beyazı bulundursa da kendini ne tam olarak iyi ne de kötü olarak görüyordu; araftı. Gece ve gündüzün buluşmasını benliğinde yaşatıyordu. Uzaktan belli belirsiz araba seslerini duyarken, trençkotunun cebine attığı ve keyfine içtiği sigara paketinden bir tane çıkarıp, ucunu ateşledi; yanındaki kaldırım taşına oturup, saatlerin akıp gitmesini bekledi bir süre. Sabıkası yoktu ama masum da değildi, hızı severdi ama bunu arabayla yapmak yerine elektrikli scooterını kullanarak yapardı, diğer insanların aksine. Kendini rüzgâra tesl…

Bölümün tamamını WritePad'de oku