Karanlığın Yankıları

BÖLÜM 7 / VEDA

Yazar:

Karanlığın Yankıları – Emre Ulcay kitap kapağı
Karanlığın Yankıları – Emre Ulcay kitap kapağı

“Ve onları tutan el Karanlığın efendisidir.” O siyah arabanın lastiklerinden sıçrayan kıvılcımların ve o dondurucu ölüm tehdidinin ardından ne yapacağımı bilemediğim o anda yolun kenarına çöküp kalmıştım. Sırtımı soğuk kaldırım taşına yasladım. Ciğerlerime çekmeye çalıştığım hava boğazımda düğümleniyor, nefesim hâlâ düzensiz soluklardan ibaret kalıyordu. Az önce olan şey gerçekti. Bir anlık delilik, bir halüsinasyon değildi. Bir yanlış anlaşılma ya da sıradan bir trafik kazası da değildi. O adam, o sinsi katil bizi sokağın ortasında bile isteye ezmeye, vahşice katletmeye çalışmıştı. Yağmur darmadağın olmuş halimi görünce tam önüme çömeldi ve ellerini dizlerimin üzerine koydu. Hiçbir şey söylemeden gözlerimin içine bakıyordu. Sadece bekliyordu ve onun bu ağır sessizliği beni daha çok korkutuyordu. Çünkü konuşmadığı her saniye, söyleyeceklerinin daha ağır olacağını biliyordum. “İyi misin?” dedi sonunda cansız çıkan sesiyle. Başımı aşağı yukarı salladım. Yalan söylemiştim ancak geldiğimiz bu tehlikeli noktada, birimizin ne pahasına olursa olsun sakin kalan, dik duran taraf olması gerekiyordu. Yağmur’un bakışlarındaki korku bu kişinin ben olmam gerektiğini hissettirmişti bana. “Ben iyi değilim.” dedi Yağmur kendi kendine konuşur gibi. Bir an sustu. Kısa ama sıkıntı dolu bir nefes verdi. “Tüm bu yaşananların… O adamın bizi ezmeye çalışmasının normal olmadığını biliyorsun değil mi Rüzgâr?” Gözlerimi içimdeki zihinsel baskıyla sakince kapatıp açtım. Sokak lambasının titrek sarı ışığı gözlerimi rahatsız ediyor, uykusuzluğumu ve yorgunluğumu yüzüme vuruyordu. “Biz o ilaçları çöpe attığımızdan beri hiçbir şey normal değil Yağmur.” dedim zihnimin içimdeki baskıya teslim olarak. Bu sefer cevap veremedi. Kaldırımda sakince yanıma oturdu ve omuzlarımız birbirine değdi. Bakışlarımız soğuk asfaltı izlerken oluşan sessizlik fazlasıyla ağırdı. Kerem ise birkaç adım ileride az önce arabanın durduğu noktada dikiliyordu. Sırtı bize dönüktü ve hiç kıpırdamıyordu. “Kerem…” dedim usulca ancak ondan en ufak bir tepki gelmedi. Yağmur başını hızla bana çevirdi. “Ne oldu? Ne dedi?” diye sordu merakla. Kısa bir an sustum. Sonra bakışlarımı Kerem’in şeffaf sırtına çevirdim. “Hatırlıyor,” dedim. “O geceye dair tüm sahneleri parça parça çekip çıkartıyor zihnindeki sesten ancak hala net olmayan şeyler var.” Yağmur’un yüzü gerildi. “Ve?” “O odada kesinlikle yalnız değildi.” Bu cümlem sokağın dondurucu havasında bir mühür gibi asılı kaldı. Yağmur aldığı derin nefesle başını aşağı eğdi ve ellerini birbirine kenetledi. “Yani.” dedi, “Derya ve o adam gerçekten…” “Bir şeyler yaptı Yağmur…” Bilerek cümlemi tamamlamadım. O kelimeyi söylemek onu tamamen gerçek yapacaktı. Şu an buna hiçbirimiz hazır değildik. Her ne kadar o kanlı gerçek gün gibi ortada olsa da gerçeklerle yüzleşmek kolay değildi. Kerem aniden konuştuğu sırada sırtı hâlâ bize dönüktü. “Yurt odasıydı…” dedi. Sesi bu sefer kendinden daha emindi. Kerem’in söylediklerini tekrarlarken Yağmur’un bakışları hızla bana döndü. “E o zaman sorun ne?” Gözlerimi Kerem’den ayırmadan, “Cam neredeydi?” diye sordum. Kerem bir an için afalladı. “Ne?” “Cam,” dedim. “Yansımayı gördüğün cam neredeydi.” Kerem’in kaşları yavaşça çatıldı. Yüzünün hatıraların baskısıyla buruştuğunu gördüm. “Pencere…” dedi ve durdu. Başını hafifçe iki yana salladı. “Hayır.” Nefesinin ritmi değişti. “Pencere değildi.” “Kapı mıydı?” “Hayır…” Ellerini başına götürdü. Parmakları saçlarının arasına geçti. “Ben… ben hatırlıyorum.” Sesi çatladı. “Yurt odasındaydım. Camda Derya’nın yansımasını gördüm.” Hızla yerden kalktım ve Kerem’e doğru bir adım yaklaştım. “Emin misin?” Bu soru onu sarstı. Gözlerini kapattı ve derin bir nefes aldı. Hatırlamak için kendini zorluyordu. Yüzünün aldığı şekiller her geçen saniye değişirken yaşadığı stresi görebiliyordum. Sanki zihninin içinde bir şeyler parçalanıyordu. Bu sırada oluşan sessizlik uzadıkça uzadı. Bu durum rahatsız edici olmaya başlamıştı bir noktada. Birkaç dakika önce birisi tarafından ezilmekten son onda…

Bölümün tamamını WritePad'de oku