KARANLIĞIN SAHİBİ

4. Bölüm “Beni Neden Öldürmedin? 𓃬”

Yazar:

KARANLIĞIN SAHİBİ – Drama Quenn kitap kapağı
KARANLIĞIN SAHİBİ – Drama Quenn kitap kapağı

Hello Çiçeklerim Yeni bir bölümle daha geldim evlerinize. Umarım beğenirsiniz. Benimle iyi kötü tüm düşüncelerinizi paylaşın lütfen. Öpüldünüz🌸💋 —-———————————- Kabusun en çarpıcı ve yıkıcı gücü, kontrolü tamamen elinden almasında yatar. Tehlikeden kaçmak istersin; ayakların ziftin içine batmışçasına ağırlaşır, adım atamazsın. Yardım çağırmak için çabalarsın; boğazında düğümlenen ses ciğerlerinde boğulur ve karanlığa tek bir çığlık bile düşmez. Bildiğin tüm fizik kuralları bir anda yok olur. Zaman kavranamaz bir hal alır; bir saniye bir asır gibi uzar, tanıdık yüzler tanımsız yabancılara, sığındığın sıcak odalar ise ucu bucağı olmayan uçurumlara evrilir. Kabus, alelade bir hayal oyunu değil, bilinçaltının en derin, en bastırılmış korkularıyla çıplak elle yüzleşme halidir. Şu andada bir kabusun içindeydim, kabus gördüğümü biliyordum ama kalkamıyor ve gözlerimi açamıyordum. Uzunca karanlık ve yerde su olan nir koridorda koşuyordum ama arkamda beni kovalan bir şey vardı. Bir şeyden kaçıyordum ama ne olduğunu göremiyordum. Beynimin içinde sesler duyuyordum ama gerçek anlamda konuşan biri yoktu. İleride aydınlık bir yer görüyordum, bu karanlığın içinde beyaz bir ışık görmek bana umut vermişti. Oraya doğru daha hızlı koşmaya devam ettim. Neyden kaçıyordum ben? Neyi göremiyor neyi atlıyordum? Adım adım o yere doğru yaklaşırken beynimde sesler çoğalıyordu. Adımı söylüyordu o sesler, beni çağırıyorlar. Bir anda yer ayaklarımın altından çekilirken etraf kap karanlık olmuştu. Yere yüz üstü düştüğümde burnuma gelen lağım kokusunu gerçekten hissetmiştim. Hızla ayağa kalkıp bir ışık aramaya başladım ama hayır, sim siyahtı her yer. “Kimse var mı?” Bir anda omzumdan itilip tekrar yere düşmüştüm. Ne oluyordu? Lanet olsun, ne oluyordu. Tekrar ayağa kalkarken sağ tarafta resmen bir spot ışığı yanmıştı birinin üstünde. O biri annemdi. “Anne”diye fısıldadım. Annem oradaydı işte ve bana gülümsüyordu. Güzel annem… Sol tarafda da bir anda spot yanarken orada ise babam vardı. “Baba” diye bağırmıştım acıyla. Gözlerimden adeta yaşlar akmaya başlarken onlara doğru yürümek istedim ama bacaklarım sanki yere çivilenmiş gibilerdi. Onları çok özlemiştim ve buna nasıl dayanacağımı bilemiyordum. Kimsesiz kalmak, ailesiz kalmanın acısı geçmiyordu ve sanırım hiç de geçmeyecekti. Başımı hafifçe yana çevirip annemi izlemeye başladım. “Anne seni çok özledim” ağlıyordum. Yaşlar canımı acıta acıta göğsüme iniyordu. Annem başını sallarken “Bende seni özledim minik kuşum” diye fısıldamıştı. Sesindeki acıyı hissediyordum. Onunda canı yanıyordu. Diğer tarafa çevirdim kafamı, “babam” diye fısıldadım ona da. “Baba, kanını yerde bırakmadım, vurdum onu ama öldüremedim baba” başım yere eğilirken babam kaşlarını çatmıştı. “Hayır,” otoriter sesi bağırıyordu. “Asla o başını eğmeyeceksin kızım. Seni ben böyle mi yetiştirdim?” Tekrar başımı ona doğru kaldırırken haklı olduğunu düşünmüştüm. Babam beni sert biri olarak yetiştirmişti. “Baba haklısın ama…” “Aması yok Veyra. Senden intikam almanı istemiyorum, ateşle oynuyorsun kızım.” Ateşle oynuyordum. Bunu biliyordum. Ansızın benim önümde Varkan belirirken elinde silahla bana döndü. Kötü bakışları beni aşağılar gibi süzüp onlara doğru döndü. Ne? Hayır? “Dur!” Diye bağırdım yapacağı şeyi hissettiğim için ama o durmuyordu. “Dur yalvarırım” diz çökmüştüm istemsizce. Öyle bir ağlıyordum ki… Tekrar bana dönüp silahı alnıma uzattı. Beklemediğim bir anda silahı ateşlemesiyle olduğum yerde sıçrayarak uyandım. Gerçekte de ağlamadığımı fark ederken hızla göz yaşlarımı sildim. Benim zayıf karnım ailemdi ve onları bu şekilde görmek beni dağıtmıştı. Çok özlüyorum onları eğer onlar burada olsalardı başıma bunlar gelmeyecekti. Gelmeyecekti, biliyordum. “Ne oldu?” Sesten ürperirken hızla sesin geldiği yere döndüm. Karşımda yeri çıplak omzu sargı içinde Varkan duruyordu. Adamı vurmuş olmama rağmen o hala benim yanımda mıydı? Bu işte bir yanlış olmalıydı. Gerçekten neden hala benim yanımdaydı? Beni öldürmesi gerekiyordu. Anlamsız ifadelerle baktım on…

Bölümün tamamını WritePad'de oku