16. Bölüm "Mezarlık 𓃬"
Yazar: Drama Quenn

Bölüm görselleri





Yağız’ın Ağzından Parkelerin üzerinde volta atan bir Varkan, ömrüm boyunca gördüğüm en tehlikeli bombadan daha patlamaya hazırdı. Salondaki sessizlik sanki üzerimize çöken bir beton blok gibiydi. Veyra’nın o tek bir kelime bile etmeden, gözlerindeki buz gibi nefret ve hayal kırıklığıyla merdivenleri tırmanışı... İşte o an Varkan’ın içindeki canavar zincirlerini kopardı. “Bana bakmayacaksın ha?” diye mırıldandı Varkan. Sesi fısıltı gibiydi ama odadaki havayı sıfırın altına düşürmeye yetti. “Bana bakmayacaksın, öyle mi Veyra?” “Lan Varkan, dur bir dakika, kız sarhoş zaten…” dememe kalmadan masadaki viski şişesini tuttuğu gibi duvara fırlattı. Cam kırıkları salonun dört bir yanına dağılırken Zarya çığlık atıp birkaç adım geri attı. Varkan ellerini şakaklarına bastırmış nefes nefese salonda volta atıyordu. Damarları adeta boynundan fırlayacak gibi şişmiş ve gözleri kan çanağı gibiydi. “Karan bu eve girdi,” diye kükredi. Gür sesi evin temelini sarsmıştı. “Onunla baş başa oturdu ve elini kolunu sallaya sallaya bu evden çıktı!” Bir anda bakışları Zar’a döndü. Ne yapabileceğini şu anda kestiremediğim için Zarya ya doğru döndüm, onu korumam gerekebilirdi. “Sen ne yaptın Zarya?” “Ağabey yemin ederim ne olduğunu bilmiyorum, Veyra öne atıl…” “Kapa çeneni Zarya!” Varkan yumruğunu ahşap yemek masasına öyle bir indirdi ki masanın ortasındaki kalın meşe çatladı. Bana doğru bir adım attı, üzerime öyle bir kapandı ki göğsü göğsüme çarptı. Yakama yapışacak raddeye kadar gelmişti. “Arayacaksın onu Yağız, Karan’ı hemen arayacaksın. O şerefsizi bulup ciğerini sökmezsem bana da Varkan demesinler” “Aklını başına topla amcaoğlu.” Diyerek göğsümden ittim onu. “Karan senin kuyruğuna basmak için yaptı bunu, onun ve babamın oyununa mı geleceksin?” “O kız bana öyle bakamaz Yağız, o şerefsiz aklına girdi. Kimse benim olanın zihnini ele geçiremez” Benim olanın derken sesindeki o vahşi sahiplenme ve çaresizlik içimi ürpertti. Varkan’ı hayatımda ilk kez kontrolü kaybetmiş olarak görüyordum. Ne yeraltı dünyasındaki savaşlar ne de ailesinde yaşadığı travmalar… onu hiçbir şey bu kadının tek bir soğuk bakışının yıktığı gibi yıkamamıştı. Hızla merdivenlere doğru yöneldi, adımları merdiven basamaklarını kıracak kadar sertti. “Varkan, gitme. Kız kendinde değil zaten.” diye seslenerek peşinden koştum ama beni dinlememişti bile. Veyra’nın kapısının önüne geldiğinde bir an için duraksadı. Göğsü hızla inip kalkarken kapı kolunu sertçe tuttu ve açarak içeri daldı. Peşinden içeriye girmedim, kapının çıtasına yaslanıp onu izlemeye başladım. Bugün babam Varkan’ın elini kolunu bağlamıştı. Babamın kızı bırakması için istediği tek şey bu krallıktı. Kendine ait olmasını gerektiğine inandığı yeraltı dünyasının anahtarını istemişti Varkan’dan ama Varkan kabul etmemişti. Babam ise kızı açıkça öldüreceğini söylemiş ve bir savaşın fitilini ateşlemişti. Bu savaşın ortasında kalmak istemiyordum çünkü bir yanımda babam diğer yanımda kuzenim vardı ve kuzenim davasında haklıydı. Bu anahtar onda kalmak zorundaydı ve yapması gereken tek şey vardı. Veyra’yı Karvelli yapmak… Kızın yatağına bir kaç adım atıp durdu. “Karan sana ne söyledi Veyra?” Sesi adeta yakıcıydı. Veyra yanıt vermedi, sadece derin bir nefes aldı. Varkan ona doğru eğilip kulağının dibine geldi. “Sana yalan söylemedim ben Veyra. Sadece seni korumak için nefretini bende tuttum.” Veyra yatakta biraz daha kayıp araya mesafe koydu. “Çık dışarı” Varkan’ın omuzlarının çöküşünü görebiliyordum, ellerini yumruk yapıp gözlerini kapattı. “Çık” Bir hışımla beni geçerken Varkan arkasında rüzgarını bırakmıştı. Peşinden koşup “Nereye?” Diye seslendim. “Karan’ı bulmaya!” Sesi artık buz gibi ve sakindi. Onun en tehlikeli hali de buydu zaten. “Hazırlan, bu gece kan dökülecek.” Büyük bir hızla arabaya binmiştik. Gecenin köründe yağmurun ıslattığı asfaltta motorun devir sesi yeri göğü inletirken yutkundum. Varkan direksiyonu öyle bir sıkıyordu ki onu artık durdurmak İmkansızdı. Tedirgin bir şekilde dakika başı belimdeki silaha dokunup duruyordu…