KARANLIĞIN SAHİBİ

10. Bölüm “Alex-Ali”

Yazar:

KARANLIĞIN SAHİBİ – Drama Quenn kitap kapağı
KARANLIĞIN SAHİBİ – Drama Quenn kitap kapağı

Hellö arkadaşlar Yeni bölümle karşınızdayım, umarım beğeniyorsunuzdur. Fikirleriniz nedir almak isterim❤️ Öpüldünüz 💋 —-—————————— The Fray - Never Say Never Yüzü hemen yüzümün yanında kollarıyla beni sarmalamıştı. İstemsizce güvende hissediyordum. Yeni banyodan çıkmış o taze şampuan kokusu kendi ten kokusuyla harmanlandığında karşı konulmaz bir koku veriyordu. Bu konuyu istemsizce en derinime çektim. Onu vurduğum omzunun üzerindeydi kolum. “Yarana basıyorum, canın acıyacak” diye fısıldadım yüzünü incelerken. Dün gece duyduğum bütün gerçekler karşımdaydı. Babamı öldürmediğini, başka oyunların döndüğünü… “Yansın…” dedi pürüzlü yorgun bir ses tonuyla. Çenesi kafamın hemen üzerindeydi ve nefesi saçlarımı havalandırıyordu. “Gözlerindeki nefretin parlamasından daha az acıtıyor” Bu sözü nefesimi bir anlık kesip göğsümün üstüne taş gibi oturmasına neden oldu. Ona olan nefretimin yersiz oluşu canımı acıtmıştı ama bildiğimi anlamamalıydı. Yutkundum. Kollarının arasından sıyrılıp gitmek için kıvrandığımda beni biraz daha kendine çekti. Onu gücü karşısında benim gücüm yetmiyordu ona, eziyordu beni. Şu anda bu odama olma nedenim aklıma gelirken titreyerek çıkan sesime engel olamadım. “Kıza bir şey yapmadın değil mi?” Anlaşmamıza istinaden kendi rızamla kabul etmiştim sırf o kıza zarar gelmesin diye çünkü daha çocuktu. Bilerek isteyerek yapmamayacak kadar küçüktü. “Kıza dokunmadım Veyra, kıymetli merhametin boşuna gitmedi. Şimdi sus, uyumak istiyorum.” İyi, tamam. Hissettiğim anlamsız güven karşısında içimdeki sıkıntı vurdu kendini yüzüye. “Benim gitmem lazım, bırakır mısın beni?” Cıklamıştı o boğuk nefesiyle. Gözlerimi devirmek istemiştim. Varkan babamın katilinin hala onun olduğunu düşündüğümü bildiği için bunu kullanacaktım. “Varkan, babamı, canımı öldürdüğün o ellerle beni sarıp sarmalama.” Yorgun orman gözleri açılırken nefes alışverişi durmuştu. Cümlem odada adeta bir kurşun gibi ikimizin ortasına düşerken vücudu kas katı kesildi. Göğüs kafesi hareket etmeyi kesmiş daha demin bana huzur veren kolları şu anda yük gibi üstümde duruyordu. “Babanı, canını öldürdüğüm o ellerle seni sarmalamayım” benden çok kendiyle konuşuyor gibiydi. Sesi fazla boğuk ve titreyerek çıkmıştı. Kurduğum cümlenin onda bıraktığı yıkımı ilk kez bu kadar bariz bir şekilde görüyordum ama geri adım atamazdım. Eğer bunu, nefretimi kendi üzerinde tutmaya çalışıyorsa sağlam bir nedeni olmalıydı. “Evet” dedim sesimi titremeden, düz tutmaya çalışarak ve ekledim. “Beni koruyor gibi görünmen ya da beni ölümden kurtarman hiç birşeyi değiştirmez. Bir elinle beni kurtarırken diğer elinle hayatımı aldım.“ Sözlerim sanki odadaki son oksijeni tüketmiş gibiydi. Hava ağır geliyordu ve boğuyordu beni. Büyük bir hızla kollarını benden çekti. Sakin kalmaya çalışsa da gözlerinin içindeki o sarsıcı kırılma anını görmüştüm. Beni korumak için başkasının işlediğini cinayeti kendi üstüne almış ve tüm nefretimi kendime döndürmüştü. Sırf beni korumak için bunları yapmıştı biliyordum ama söylemeyecektim. Kendim bulacaksın o şerefsizi. Yatağın diğer ucuna kayıp bana sırtını döndü ve oturur pozisyona geçti. Elimi ona uzatmak istesemde yapmayacaktım. “Yanılıyorsun Veyra,” sesi soğuk bir mermer taşı gibi net ve pürüzsüz çıkmıştı. “Senden aldığım tek şey nefretin” Biliyorum demek istiyordum, biliyorum lanet olsun ki biliyordum. İstemsiz bir titreme vücudumu alırken bende doğrulmuştum. “Eğer ellerimin babanın kanına bulandığına eminsen, kalk. Çık odadan ama şunu unutma, sen nefes alabil diye bu adam kendi canını hiçe saymaktan bir saniye olsun çekinmeyecek.” Yutkundum, çok derin ve sesli bir şekilde yutkunmuştum. İçimden bir parça oturup ağlamak istiyordu ama ben tersini yaptım. Her zamanki Veyra gibi çenemi yukarıya kaldırdım ve odadan ağır adımlarla çıktım. Kendi odama geçerken Zarya’nın burada hazır bir şekilde beni beklediğini bilmiyordum. “Vey” kinayeli bir şekilde adımı söylemesiyle kaşlarımı çattım. Yatağımın üzerinde kıyafetler duruyordu ama bunları ben çıkarmamıştım. Pencereye doğru yür…

Bölümün tamamını WritePad'de oku