9. Bölüm “Anlaşma 𓃬”
Yazar: Drama Quenn

Yeşil gözleri yorgunluktan kısılmışken yutkundum. Kafamda bir sürü soru işaretiyle ona bakıyordum. Benim babamı o öldürmemiş miydi? Ama o günü hatırlıyordum. İçeriden ateş sesi gelmişti peşinden o açmıştı kapıyı, sonrasında ise arkama bakmıştı. O an birinin benim burnuma bir şey bastırırken içeriden bir el daha ateş sesi gelmişti… Varkan kapıdayken içeriden biri… Gözlerim büyürken yutkundum. “Veyra iyi misin?” Kaşları çatılırken elleri omuz başlarımı tutmuştu. Hafifçe beni sarsarak kendime getirirken gözlerimi kırpıştırdım. “Aa, şey…” Varkan bakışlarını yere çevirip etrafa baktı. “Su mu içecektin?” Başımı salladım. “Hareket etme.” Ellerini omuzlarımdan çekip çekmeceden bir bardak aldı ve dolaba yöneldi. Dolaptaki sürahiden su doldururken sadece onu izliyordum. Bu adam…? Anlayamıyordum artık, gerçekten burada neler oluyordu? Babamı öldüren kimdi? Geri dönüp bana su dolu bardağı verdiğinde geri çekildi. “Amacım korkutmak değildi, iç suyunu.” Doldurduğu soğuk suyu kana kana içerken gözlerimi bir an olsun ondan almıyordum keza o da benden. Bu adamı ben boşuna mı vurmuştum? Bunca zaman boşuna mı ondan nefret etmiştim? Ama görmüştüm onu… ‘Ne gördüğünü idrak ediyor musun?’ İç sesimle gözlerimi kapattım. Son yudumu da içerken boş bardağı tezgaha bırakmak için gözlerimi açtım. Bana bakmayı sürdürüyordu. Neden yalan söylemişti? Bunu şimdi mi sormalıydım? Ona olan nefretim bir anda tuzla buz olurken kafa karışıklığım dalgınlık yaratıyordu. Beklemediğim bir anda belimden elini hissederken yutkundum. Beni kendine yapıştırırken hafifçe yukarı kaldırdı ve cam parçalarının oldurmadığı bir yere bıraktı. “Sanırım odanda kardeşim uyuyor. İstersen benim odama çık, benim işlerim var. Rahatça uyursun.” Ellerini belimden çekmemişti ama bakışları yerdeydi “Burayı Elif teyze halleder.” “Varkan,” diye fısıldadım titreyen sesimle. Bunca yalanın ortasında kalmıştım ve yorulmuştum. Gözleri gözlerime kayarken kaşları çatıldı. “Neden?” diye sordum derin bir ses tonuyla. “Ne neden Veyra?” Onunda aniden sesi titremişti. Elini belimden çekerken geri alıp oraya koymak istemiştim. Sormak istiyordum her şeyi ama vereceği tepkiyi bilmiyordum. Ya bana kızar, bağırırsa. Onları dinlememem gerekirken dinledim ben. Bu yanlıştı ve bu yanlışı yaptığımı resmen söylemek demekti bu. Gözlerimi tekrar kapattım. “Veyra neyin var?” Bir adım bana atmasıyla “Yok bir şey” demiştim. Bir anda Yağız’ın seslendiğini duymuştuk. “Varkan, gelmen gerekli. Buldum onu.” Hızla yanımdan geçip gittiğinde bende peşine takılmıştım. Onun peşinden çalışma odasına girerken Yağız masanın diğer tarafında laptop ekranına bakıyordu. İçeri girdiğimizde kafasını kaldırıp bana bakmıştı. “Veyra sen uyumuyor muydun?” Hızla “su için indim” dediğimde Varkan Yağız’ın yanına geçmişti. Bende yanına doğru giderken “Sen odama git Veyra.” Demişti itiraz istemeyen bir ses tonuyla. Ben kural tanımaz bir insandım tabiki onu dinlemeyecektim. Hızla yanına gittim ve ekrana baktım. Varkan onu dinlemememe sinirlenmiş olacaktı ki yumruklarını sıktı. Onu umursamayıp ekrana baktığım an gördüğüm kareyle dudaklarım aralandı. Ekranda bir kız vardı. 18 li yaşlarda kısa boylu bir kızdı. Elindeki kütükle Zar ın odasına bakıyordu. Hayır, hayır bu doğru olamazdı. “Onu bul ve bana getir Yağız.” Ne? Hayır, o daha çocuktu. Yağız onu başıyla onaylayıp odadan çıkarken “Hayır” diye bağırmıştım. “Hayır Varkan, görmüyor musun çocuk daha?” Yağız’ın ardından kapı kapanırken Varkan bana döndü. O an odadaki bütün hava sanki bitmişti, loş ışık kararmış geriye sadece o ve ben kalmıştık. Aramızdaki mesafeyi minimuma indirirken göğüs kafesim hızla inip kalkıyordu. Orman yeşilleri gözlerimi hırçın ve aç bir şekilde bakıyor ama bu açlık kana karşı olan bir açlık değildi. “Kendi işlerine odaklan Veyra” dedi alçak ama mermer kadar sert sesiyle. “Burası senin merhamet dağıtacağın ya da bana kural koyabileceğin bir yer değil.” Kaşlarımı çattım. “Bir çocuktan bahsediyoruz.” diye direndim. Bakışlarım ona karşı korkusuzcaydı ama bedeninin sıcaklığını bu kad…