Karanlığın Gelini

5. beklenen gece

Yazar:

Karanlığın Gelini - Hesmiem kitap kapağı
Karanlığın Gelini kitap kapağı

Korkuyordum. Ama 'korku' dediğim şey, hissettiklerimin yanında neredeyse masum kalıyordu. Ödüm kopuyordu. Sanki damarlarımın içindeki bütün kan yavaş yavaş çekiliyor, geriye yalnızca buz gibi bir boşluk kalıyordu. Parmak uçlarımdan başlayıp kalbime doğru tırmanan o soğukluk, her nefeste biraz daha derine işliyor; beni içeriden, sessizce donduruyordu. Fakat korkak gibi beklemenin beni kurtarmayacağını bütün açıklığıyla görüyordum. Yalnızlığın içime işleyen soğuğu gerçekti, damarlarımda dolaşan o ince, titrek çaresizlik de öyle. Fakat hiçbirinin beni hayatta tutmaya yetecek gücü yoktu. Kurban olmayı kabullenmek, yavaşça toprağa gömülmeyi beklemekten başka bir anlam taşımıyordu. Oysa içimde, henüz adını koyamadığım başka bir şey daha vardı. Sönmeyen, bastırılamayan, karanlığın tam ortasında bile yönünü arayan inatçı bir kıvılcım. Her şey karmakarışıktı. İçimde dolaşan o karanlık, şapelden çıkışım, geçmişimin kalın bir sisin ardında saklanması ve geceleri zihnime sızan, parçalanmış görüntülerden oluşan rüyalar. İlk bakışta birbirinden kopuk, anlamsız kırıntılar gibi duruyorlardı. Fakat sezgilerim bunun bir dağınıklık değil, bilinçli bir düğüm olduğunu fısıldıyordu. Görünmeyen iplikler derinlerde birleşiyor, hepsi aynı merkeze bağlanıyordu. Ve o merkezin tam ortasında ben vardım. Eğer bu düğümleri zamanında çözemezsem, karanlık, sabırla bekleyen bir avcı gibi çemberini daraltacak, sonunda kaçacak tek bir yön bile bırakmayacaktı. Kaç günüm kaldığını bilmiyordum. Önümde duran zaman parçası ne kadar küçük olursa olsun kaderimin yönünü değiştirebilecek kadar ağırdı. Geceleri hiç odamdan çıkmamıştım. Buna rağmen o gece neden dışarıda olduğumu aklım almıyordu. Ne bir hizmetçiydim ne de şatoda yokluğum fark edilecek kadar önemli biri. Varlığımın ya da yokluğumun bir anlam taşımadığı bu yerde, beni koridorlara sürükleyen şey neydi? Bu düşünce zihnime düştüğü anda içimde belirsiz, tedirgin edici bir şüphe sessizce kıpırdadı. Orada bulunmam gerçekten bir rastlantı mıydı? Yoksa görünmez bir el, adımlarımı fark ettirmeden o ana doğru mu sürüklemişti? Tesadüf dediğimiz şeyin ardında çoğu zaman açıklayamadığımız bir düzen saklıydı. Ve ben, ilk kez kendi hayatımın o düzene ait olup olmadığını sorguluyordum. Belki de korkmamın asıl sebebi yaklaşan ölüm değildi. Beni asıl ürküten şey, o ölüme doğru çoktan yürümeye başlamış olduğumu hissetmemdi. Kafamın içinde, sonu kan ve vahşetle biten onlarca ihtimal birbirine dolanmıştı; her biri farklı bir yol çiziyor ama hepsi aynı noktada birleşiyordu. Sanki hüküm çoktan verilmiş, kalemlerin mürekkebi kurumuştu. Zihnimin içinde aynı anda dolaşan iki zıt düşünce, tam ortada çarpışıyor sessiz ama acımasız bir ölüm dansı sergiliyordu. Bir yanım her şeyin önüne geçebileceğimi, kaderin yönünü değiştirebileceğimi usulca fısıldarken diğer yanım bu karanlık girdabın içinde eriyip yok olacağımı neredeyse haykırıyordu. Bu iki ses birbirini bastırmaya çalıştıkça arada ezilen yine ben oluyordum. Adamın söylediği uğursuz kelimeler bir kez daha kulaklarımda çınladı. Bu son, yalnızca ihtimallerden biriydi. Eğer bu geceden sağ çıkmayı başarırsam, karşıma başka bir engelin dikileceğini artık hissedebiliyordum. Sanki biri, yolumu sürekli aynı karanlığa doğru çeviriyor gibiydi. Başımın zonklaması dayanılmaz bir noktaya ulaştığında düşüncelerimi zorla susturdum. Kafatasımın içi daralıyor, her nabız atışı şakaklarımda yankılanıyordu. Birkaç saatliğine bile olsa zihnimi bu düşüncelerden uzaklaştırmam gerekiyordu. Odaya nasıl geldiğimi bile hayal meyal hatırlıyordum. Merdivenlerin başında öylece dikilip kalmışken Anna gelip beni bulmuştu. Yüzüme uzun uzun bakmış, gözlerimin içinde bir şey arar gibi durmuştu ama tek kelime etmeden, aramızdaki sessizliği bozmadan beni odaya kadar takip etmişti. Duvarlar üzerime geliyormuş gibi hissediyordum. Ezilen bedenim değil ruhum, bu ağırlığın altında gittikçe daha da zayıf bir hale geliyordu. Sırtımı yatağa dayamış halının üzerinde otururken parmak uçlarımla saç diplerime bastırdım. Derimin al…

Bölümün tamamını WritePad'de oku