KARANLIĞIN ÇOCUĞU

9.Bölüm: Kaza

Yazar:

KARANLIĞIN ÇOCUĞU - Sümeyye kitap kapağı
KARANLIĞIN ÇOCUĞU kitap kapağı

9.BÖLÜM KAZA Silahımı belime yerleştirdikten sonra aynaya bakarak ceketimin yakalarını düzelttim ve odamdan çıktım. Bugün Hakan’ın verdiği göreve gidecektik. Neler olacağını tahmin edemiyordum her an her şey olabilirdi onun için tetikte duracaktık hepimiz. Salona girdiğimde kardeşim koltukta oturmuş karşı duvarı izliyordu. Kapının sol pervazına omzumu yaslayıp kollarımı da göğsümde kavuşturdum. Onun için her şeyi yapardım. Kendi canımı bile ortaya koyardım. O bu dünyaya benim yüzümden girmişti. “Ne o karadenizde gemilerin mi battı?” Sessizliği bozduğumda Caner daldığı yerden bakışlarını koparıp bana çevirdi. Beni görünce yüzünde bir gülümseme oluştu. Bende gülümsedim. “Yok be. Nedense içim rahat değil, huzursuzum.’’ Kapının pervazından ayrılıp kollarımı göğsümden ayırıp ona doğru yürümeye başladım. Yanına geldiğimde sağ tarafına oturdum. Elimi kardeşimin omzuna koydum ve gülümseyerek yüzüne baktım. Genelde Caner bir şey hissettiğinde bu olurdu. “Bugün hiçbir şey olmayacak. Sağ salim geri döneceğiz sonra bakarsın gecelere akarız. Ne dersin?’’ Caner dediğim şeye ikna olmuş gibi gülümsediğinde başını aşağı yukarı salladı. Tuttuğum omzunu sıkıp oturduğum koltuktan kalktım. Elimden geldiği kadarıyla onlara zarar gelmemesini sağlayacaktım. “Hadi bizimkiler bekliyor, kapıya gelmişler.’’ Caner yanıma gelip benim gibi ayakkabılarını giymeye başladı. “Hani depoda buluşacaktık.’’ “Bilmem buraya gelmişler.’’ Ayakkabılarımızı giyip evin kapısını arkadan kapattığımda anahtarı da doğalgaz saatinin üzerine koydum. Caner benden önce merdivenleri inerken ona yetişmek için hızlıca merdivenleri inmeye başladım. Dışarı çıktığımda siyah sprinter minibüsüne binen Caner’i görünce bende arabaya doğru yürüyüp bindim. “Oğlum bir şey diyeyim mi? Biz böyle giyindik ama kızlar peşimizi bırakmaz.’’ “Sende o zaman onlara yüz verme Berk.’’ “Aklı fikri karı, kızda.” “Lan bi sus Caner. Hepiniz taş gibi olmuşsunuz bu takım elbiselerle. Hepinize yürüyesim geldi. Ben artık bundan sonra günlük hayatta da giyerim ve salak salak konuşma Burak. Nasıl yüz vermeyeyim? Eğer biraz daha kendime karı bulamazsam Caner’le evleneceğim.’’ Bakışlarımız Caner’e döndüğünde rahatlıkla dönen sandalyede oturmuş kendi etrafında dönüyordu. “Yok bundan koca olmaz.” Berk’in konuşmasıyla ona baktığımda o da Mert’e bakıyordu ama bakışı bakış değildi. “Mert sen gözüme ayrı bir yakışıklı geldin bugün. Seni kocam diye alacağım.” “Ağzına sıçtığım.” Berk aldığı cevap üzerine suspus olurken bizde kahkaha atmaya başladık. Onlarlayken sanki hiçbir sıkıntım yokmuş gibi hissediyordum. Birden kahkahamı durdurdum. Sağ elimi hafifçe kaldırdığımda onları da durdurmuş oldum. “Tamam durun. Planın üzerinden tekrar geçiyorum. Hakan adamı öldü olarak bilecek ve bu herkesin gözü önünde olacak. Adamı o davet yerinden çıkarttıktan sonra tenha bir yere götürürüm ama burada dikkat etmemiz gereken nokta korumalar. İlk önce sizi Ali amcayla tanıştırmam gerek onun içinde kameraların kör noktasını bulmalıyız ondan sonrası kolay. İlk dikkat etmemiz gereken yer, adamı mekandan çıkardığım andan itibaren işler karışacak haberiniz olsun.” “Anlaşıldı.’’ Hepsi aynı anda cevap verdiklerinde gülümsedim. Karanlık her zaman karanlıktı. 🌑🌑🌑 Davetin yapılacağı yere geldiğimizde Burak arabayla açık otoparka girip otoparkın çıkışına en yakın yere park ettikten sonra otomatik kapıyı açıp bizim inmemizi bekledi. Arabadan indiğimizde otomatik kapıyı kapatıp o da arabadan inip yanımıza doğru geldi. O da yanımıza geldiğinde mekanın ana girişine, ön tarafa doğru yürümeye başladık. Ön tarafa geldiğimizde meydanda büyük beyaz mermerlerden yapılmış süs havuzunu sarı ışıklar aydınlatıyordu ve süs havuzunun etrafında korumalar vardı. Başımı sağa çevirip ana kapının önünde iki koruma duruyordu. Cüsseliydiler. Etrafa baktığımda mekanın köşe başlarında ise birer koruma vardı. İhtişamlı binanın önünde durduğumuzda karşımızdaki merdivenlere bakıyordum. Başımı çevirip omzumun üstünden arkaya, karşı binalara baktığımda çaprazımda kalan binanın ç…

Bölümün tamamını WritePad'de oku