5.Bölüm: Boğulmak
Yazar: Sümeyye

5.BÖLÜM BOĞULMAK Yürüyordum. Bulunduğum yer karanlıktı herhangi bir ışık yoktu. Gökyüzü vardı ama tek bir yıldız yoktu. Başımı öne eğdiğimde asfaltla karşılaştım. Başımı kaldırıp ileriye baktığımda yerde beyaz örtü vardı. Oraya doğru yürümeye başladım. Örtünün başına geldiğimde dizlerimin üstüne çöktüm. Beyaz örtünün altında biri vardı. Sağ elimi kaldırıp beyaz örtünün ucunu tuttum ve geriye doğru çektiğimde dona kaldım. Babamın bembeyaz yüzüyle karşılaştım. Sağ elim hala örtüyü tutarken titremeye başladığında yutkundum. Örtüyü bırakıp bu sefer titreyen elimi babamın sol yanağına koydum ve o soğukluğu hissettim. Sol elimi de sağ yanağına yerleştirdiğimde elimin sıcaklığıyla ısıtmaya çalıştım. “Baba üşümüşsün!’’ Arkamda sanki biri varmış gibi hissettiğimde başımı arkaya çevirdim ve annemin ağlayarak bana baktığını gördüm ama annemle aramızda çok mesafe vardı. Ona doğru bağırdım. “Anne, babam üşümüş!’’ Annem cevap vermedi. Herhangi bir tepkide vermedi sadece gözlerinden yaşlar dökülüyordu. Ne yapacağımı bilmiyordum, babam üşüyordu ve ben öylece duruyordum. Üstümdeki montumu çıkartıp babamın üzerini örttüm belki biraz ısınırdı. Aklıma birden ona sarılmak geldi. Ben üşüdüğüm zamanlarda babam bana sarılır ve sıcaklığıyla ısınırdım. Babama sarıldım sıkıca. “Baba neden yerde yatıyorsun? Hasta olacaksın.” Cevap beklemiştim ama gelmemişti. Bundan sonrada cevap gelmeyeceğini de biliyordum. Arkamı dönerek anneme baktım. “Anne, babama dedim ama beni dinlemiyor gibi bir de sen söyler misin kalksın diye. Neden babam yerde yatıyor? Hasta olacak.’’ Dizlerimde hissettiğim ıslaklıkla birlikte başımı yere eğdim. İlk başta ne olduğunu anlamamıştım. Eğilerek parmaklarımın ucunu ıslaklığa dokundurup sağ elimi görüş alanıma kaldırdığımda parmaklarımın ucundaki kırmızılığın avucuma doğru yol aldığını görünce başımı babama çevirdim ve gördüğüm kişiyle birlikte dona kaldım. Annem şu an yerde gözleri açık şekilde bana bakıyordu. Ellerimle yüzümü kapattım. Boynumda hissettiğim ıslaklıkla birlikte ellerimi hemen yüzümden indirdiğimde her yer kandı. Yerdeki kan boğazıma kadar çıkmıştı. “Bu kan seni boğacak. Bu kan sevdiklerinin kanı ve sen sevdiklerinin kanıyla boğulacaksın.” Duyduğum sesle birlikte kan gölü birden yükselip beni içine çektiğinde çırpınmaya başladım ama her çırpınışımda daha da derine batıyordum. Ciğerlerimde biten oksijenle birlikte zorlanırken birden çırpınışlarım durdu. Her çırpınış beni daha da karanlığa sürüklüyordu. Nefes nefese gözlerimi açtığımda diğerleri başımın tepesinde toplanmış üsten aşağı bana bakıyorlardı. Ben nefesimi düzene sokmaya çalışıyordum çünkü hala rüyanın etkisindeydim. Babam bunca zamandır ilk defa rüyama girmişti. Annemi en sonda görmem ise kalbimin hızlanıp nefesimi kesmeye ve krizimin başlamasına yetmişti. Ellerimi yumruk yapıp kendimi kontrol etmeye çalıştım. Rüyalarımda hep annemi görürdüm. O an şahit olduklarım, vücudum bulunduğu yerde sabitlenip bir türlü vücuduma hakim olamamam, annemin oradaki can çekişmeleri hepsi benim yüzümdendi ama bu sefer başkaydı çünkü babam vardı. Fakat ölü halde. Teker teker arkadaşlarımın yüzüne baktığımda aklıma o gün geldi. Babamın cesedine sıkıca sarılmış bir şekilde uyuya kalmıştım. Ayıramamışlardı, babamla beni o an. Fakat daha önceden çoktan ayırmışlardı bizi. Annemin kanlı gözleri gözlerimin önünde tekrardan canlandığında vücudumun titremeye başladığını, kalbimin sıkıştığını hissettim ama diğerlerine belli etmedim. “Abi iyi misin?’’ Kardeşimin sesini duyunca kendimi düzelttim ama her nefes alışımda kalbime sancı giriyordu. Sıkışıyordu ve beni zorluyordu. “Evet, iyiyim. Sadece bir rüya.” Oturduğum yerde dikleştim ve hepsinin yüzüne baktım. “Neyse siz bir şeyler bulabildiniz mi?’’ Hepsi masaya geçip oturunca bende oturduğum yerden kalktığımda birden kalbime giren sancıyla sendeleyerek elimi sandalyenin başına koydum. Nefes almaya çalıştım ama olmayınca dikleştim ve yürümeye başladım. Boş sandalyeye oturduğumda bakışlarım ilk Caner’e kaydığında gözlerinin içinde endişe vard…