40.Bölüm: Mutlu An
Yazar: Sümeyye

Hikayede geçen bütün olaylar, yerler, isimler hayal ürünüdür. 40.BÖLÜM MUTLU AN Yine o uçurumun kenarını, yine güneşli gökyüzü. Hiçbir bulut yoktu. Uçurumun kenarında oturuyordum ve ayaklarımı aşağı sarkıtmıştım. Hafiften bir rüzgar esiyordu. İçimde bir huzur vardı bu huzur, bu uçurumun kenarında hissetmemem gereken bir duyguydu ama bu huzuru sevmiştim. "Baba!" Küçük kızın sesini duyduğumda yüzümde bir gülümseme oluştu. Sesi kulağıma bir melodi gibi geliyordu. Omzumun üzerinden arkama baktığımda koşarak bana geliyordu ve rüzgarın etkisiyle saçları uçuşuyordu. Yüzümdeki gülümsemeyle onu izlerken o bana bakmıyordu. Başımı önüme çevirdiğimde içimdeki huzurun tadını çıkarmaya devam ettim. Başımı kaldırıp güneşe baktığımda bir anda her yer karanlığa bulandı. Burnuma gelen güzel kokuyla birlikte elimi kaldırıp gözümün üzerine koyduğumda küçük eli hissettim. Diğer elimi de kaldırdığımda küçük elleri tuttum. "Güneş’im." Küçük kız kahkaha attığında gözlerimin önünde karanlık bir anda kaybolduğunda güneşle karşılaştım. Gözlerimi kıstığımda hemen yanıma baktım. Parıldayan simsiyah gözlerle karşılaştığımda gülümsedim. "Babam!" Küçük kız sevinçle bağırdığında kollarını boynuma doladı. Onu kendime doğru çekip önüme döndüğümde sıkıca birbirimize sarılıyorduk. Küçük kızın vücut sıcaklığını hissettiğimde bir an rüya mı yoksa gerçek mi diye sorguladım. Bir anda küçük kız aşağı doğru çekildiğinde belinde olan kollarımı biraz daha sıktım. Aşağı baktığımda Hakan'ın küçük kızın ayak bileklerini tutmuş uçurumdan aşağı çekmeye çalışıyordu. Boynumdaki kollar daha sıktı boynumu. Ne yapacağımı bilemez halde Hakan'ın sırıtan yüzüne bakarken tekrardan küçük kızı ayaklarından çektiğinde küçük kız bağırdı. "Baba!" Sol elim belime gittiğinde silahımı elime alıp Hakan'ın alnına nişan aldım. Tetiği çektiğim an küçük kız çığlık attı ama Hakan hala sırıtan yüzle bana bakıyordu. Tekrar bir daha tetiği çıktığımda aynı yerden vurdum onu ama yine sırıtarak bana bakıyordu. Ayak bileğimde hissettiğim elle birlikte yana dönüp küçük kızı hızlıca kucağımdan indirdim çünkü Hakan her an beni aşağı çekebilirdi. Silahı tekrar ateşlediğimde aynı yerden vurdum ama yine bir şey olmadı. Diğer ayak bileğimde de el hissettiğimde başımı çevirip omzumun üzerinden arkaya baktığımda küçük kız korku dolu gözlerle bana bakıyordu. Gülümsedim. Bir anda aşağı doğru çekildiğimde yine o uçurumdan aşağı düşüyordum. Hakan'ın bakışları arkama doğru kaydığında kaşlarım çatıldı. Omzumun üzerinden arkama baktığımda küçük kızında peşimizden düştüğünü gördüm. Niye atlamıştı ki? Hakan ona doğru giderken yüzüne yumruk attım. Hiçbir şekilde o küçük kıza yaklaşamazdı. Küçük kızı kendime doğru çektiğim esnada sol elimdeki hafifliği hissettim. Elime baktığımda silah elimde yoktu. Hakan'a baktığımda bana doğrulttu silahı gördüm. Silah ateşlendiğinde sağ omzumda bir acı hissettim. Oraya baktığımda kan siyah tişörtüme bulaşmıştı. Karanlık kanı yutardı. Hala hava da süzülüyorduk. İleri doğru atılıp Hakan'ı yakasından tuttuğumda küçük kız kollarını boynuma dolamış arkama geçmişti. Hakan bana doğru yaklaşıp elini arkama doğru uzattığında elini tuttum ve ters çevirdiğimde silahı tekrar ateşlediğinde sağ omzumda hissettiğim acı sahada arttığında oraya bakarken boynumda hissettiğim boşlukla Hakan'a baktığımda küçük kızı kendine doğru çekmiş sıkıca tutuyordu. Küçük kız korku dolu gözlerle bana bakarken elimi ona doğru uzattığımda sağ omzumda hissettiğim elle birlikte Hakan'a baktım. Silahı elinden atmış sol elini vurulduğum yerin üzerine koymuştu. Elini koyduğu yere baktığımda tam vurduğu yerin üzerindeydi. Başımı Hakan'a çevirdiğimde bir anda kurşunun açtığı deliğin içinde hissettiğim parmakla birlikte acıyla haykırırken küçük kızın acıyla bağırma sesini duydum. "Baba!" Başımı çevirip ona baktığımda elini bana doğru uzatıyordu. Zorla da olsa bende ona elimi uzatırken tekrar omzumda hissettiğim acıyla haykırdığımda an nefesim kesildi. Gözlerimi açtığım an sağ omzumda hissettiğim acıyla omzumu tutarken doğruldum ve…