KARANLIĞIN ÇOCUĞU

39.Bölüm: Cenaze

Yazar:

KARANLIĞIN ÇOCUĞU - Sümeyye kitap kapağı
KARANLIĞIN ÇOCUĞU kitap kapağı

Hikayede geçen bütün olaylar, yerler, isimler hayal ürünüdür. 39.BÖLÜM CENAZE Karanlık gökyüzünün altındaydım. Aslında hepimiz akşam olduğunda kara bir gökyüzünün altındaydık. Sabah olup aydınlık geldiğinde bizi saran o kara gökyüzü kayboluyordu. Parmaklarımın arasındaki sigaradan son kere içime nefes çekip yere attım ve ayakkabımın ucuyla söndürdüm. Karşımdaki demir kapıyı açıp içeri girdiğimde arkamdan kapıyı kapattım. Hakan’la iş yaparken kullandığımız depoya gelmiştim. Aradan baya geçmişti buraya gelmeyeli. Deponun ortasına doğru yürürken bizimkilerin ayakta durduğunu gördüm. Adımlarımı hızlandırıp yanlarına vardığımda ortada masanın üzerine yatan Hakan’la olduğum yerde durakladım. Vücudunun rengi değişmişti. Biraz daha yaklaşıp başında dikilip yukarıdan ona bakarken gözlerim sadece alnındaki delikteydi. Etrafı simsiyah olmuştu ve o delik aynı kara deliğe benziyordu. O delik az kalsın benden ailemi alacaktı. Yüzüne baktığımda gözlerimin önünde alnından aşağı doğru akan kanla birlikte bana baktığı an belirdi. Rüyalarıma bile o hali giriyordu, kabusum olmuştu. Hem cellat, hem de kabus. Karanlığın başlangıcı oydu. Hayatımı karanlığa çeviren oydu. “Abi.” Caner’in sesini duyduğumda başımı ona çevirdim. Gözlerinin içinde gördüğüm öfkeyle birlikte başımı çevirip Hakan’a baktım. Artık ölüydü, hayatımdan çıkmıştı. Derin bir nefes aldığımda omuzlarımı geri atıp dikleştiğimde ellerimi cebime koydum. “Onu hazırlayalım. Yeni yatırım yapacağımız kişiye bu işi kutlamak amaçlı sürpriz bir hediye verelim, tebrik için. Umuyorum ki çok beğenecektir.” ☀️☀️☀️ Üzerime geçirdiğim kısa kol tişörtü düzeltip merdivenleri inmeye başladığımda mutfaktan gelen sesleri işittim. Merdivenleri inip mutfağın önünde durduğumda Mine’nin buzdolabının içinde bir şeyler aradığını gördüm. Salona doğru yürüyüp içeri girdim. Kendimi koltuğa bıraktığımda üzerimdeki yorgunluk kendini belli etti. Başımı geriye doğru yatırıp koltuğun sırt kısmına yasladım ve gözlerimi kapattım. O uçurumdan düştükten sonra vücudum artık çabucak yorgun düşüyordu. Adım sesleri işittiğimde gözlerimi açıp salonun kapısına baktığımda Mine elinde tuttuğu bardak ve tabakla birlikte bana doğru yürüyordu. Başımı doğrultup bakışlarım aşağıya karnına indiğinde hafif şiş karnı günden güne şişiyordu veya bana öyle geliyordu, bilemiyordum. Yanıma oturduğunda tabağın içindeki iki yarım ekmek arasını görünce gülümsedim. Elindeki bardağı bana uzattığında elinden alıp tutmaya başladım. O sırada eğilip koltuğun diğer köşesindeki kumandayı almaya çalıştı ve aldı. Kumandayı bana uzattığında elinden alıp televizyonu açtım. İlk başta haber kanallarını geçtim sonra normal kanallara geldiğimde onları bilerek yavaş geçtim. Sol elimde tuttuğum bardak alındığında bir kanalda durdum. Aksiyon filmi vardı. Hayatımız aksiyon filmi gibiydi ama yine yeterli gelmiyordu. Mine birden kahkaha attığında hemen ona baktım. Bakışlarım gülüşüne takılı kaldığında iç çektim. Huzurum, mutluluğum, ailem yanımdaydı ve bundan başka bir şey istemezdim. Hayat bana bir şans veriyorsa bunu seve seve kullanacaktım. ☀️☀️☀️ Çok derinlerden bir ses geliyordu. Bir müzik sesi gibiydi. Gözlerimi açmak istediğimde açamadım sanki biri gözlerimin üzerine bir ağırlık koymuş gibiydi. Olduğum yerden ise hareketlenemiyordum. Bilincim açıktı ama vücuduma komut veremiyordum. “Canım.” Müzik sesinin arasından Mine’nin sesini işittim ama hiç tepki veremiyordum. Müzik sesi kesilip tekrar yükselmeye başladığında Mine’nin sesini tekrar işittim. “Onur.” Hiçbir şekilde uyanamıyordum ve o melodi sesi çok tanıdık geliyordu bana. Telefonum çalıyor gibiydi ve ben uyanamıyordum. Melodi sesi kesildiğinde bu sefer başka melodi sesi yükseldiğinde kalkmak istedim ama sanki sırtımdan biri beni bastırıyor ve yatakta kalmamı istiyor gibiydi. O melodi sesi de kesildiğinde bu sefer benim telefonumun melodi sesi yükseldi. Gözlerimi açmaya çalıştığımda birazcık aralanmıştılar. Yüz üstü yatıyordum ve sanki biri sırtıma oturmuş gibi bir ağırlık hissediyordum. Telefonum hala çala…

Bölümün tamamını WritePad'de oku