37.Bölüm: Buluşma
Yazar: Sümeyye

Hikayede geçen bütün olaylar, yerler, isimler hayal ürünüdür. 37.BÖLÜM BULUŞMA Dört ay olmuştu ve hala Onur’u bulamamışlardı. Mine umudunu kaybetmiyordu ama umut onu bırakıyor gibi hissediyordu. İçindeki can ise gittikçe büyüyordu. Onu babasız büyütmek istemiyordu. Babasının yanında olmasını istiyordu. Eli şiş karnının üzerinde hareket ederken yüzündeki gülümsemeyle şiş karnına bakıyordu. Bugün kontrolü vardı ve içindeki canın cinsiyetini artık öğrenebilecekti ama o Onur’suz öğrenmek istemiyordu. İçinde garip bir his vardı. Ne kötü, ne iyi bir histi. Tam olarak nasıl bir şey olduğunu bilmiyordu ve bu onu biraz korkutuyordu. “Mine Aksoy.” Ona seslenildiğini duyunca yavaşça oturduğu yerden kalkıp doktor odasına girdi. Odaya girdiğinde ona gülümseyerek bakan kadın doktorla birlikte o da gülümsedi ama gülümsemesinde hiçbir duygu yoktu. “Hoş geldiniz Mine Hanım. Oturun lütfen.” Doktorun gösterdiği sandalyeye oturduğunda doktora baktı. “Hoş bulduk.” “Görüşmeyeli nasılsınız?” “İyiyiz.” Karnına bakarak konuştuğunda bebeği iyiydi ama kendisi ne kadar iyiydi orasını bilmiyordu. Ayakta duruyorsa o da içindeki can içindi. “O zaman bir kontrol edelim.” Mine oturduğu yerden kalkıp sedyeye doğru yürürken doktor çoktan ultrason cihazının başına geçmişti. Mine yavaş hareketlerle sedyeye uzandığında kıyafetlerini yukarı çekti. Pantolonunun düğmesini açıp biraz aşağı indirdiğinde şişik karnı artık ortadaydı. “Bebeğin babası yine mi gelmedi?” Mine’nin yüzünde buruk bir gülümseme oluştu. “Babası biraz meşgül.” Doktor ilk önce Mine’nin karnına jel sürdü sonra ultrason cihazının başlığını alıp şiş karnının üzerinde hareket ettirmeye başladığında Mine başını doktora çevirip yüzüne baktı. Doktor dikkatle ultrason cihazının ekranına bakarken bebeğin cinsiyetini görmeye çalışıyordu. Mine doktorun yüzündeki ciddiyeti görünce derin bir nefes aldığında içindeki o garip his bir anda kendini daha çok belli etti. Bu his onu korkutuyordu çünkü bebeğine bir şey olmasından korkuyordu. “O iyi mi?” “Şu an gayet iyi durumda.” Doktor sustuğunda Mine derin bir nefes aldığı esnada doktorun yüzünde bir gülümseme belirdiğinde Mine’ye baktı. Mine ona gülümseyerek bakan doktora karmaşık bir yüz ifadesiyle bakıyordu. “Cinsiyetini öğrenmek ister misiniz?” O an Mine durakladı. Onur yokken cinsiyetini öğrenmek istemiyordu. Yanında sevdiği adam, içindeki canın babasını istiyordu. Bu anı hep Onur yanındayken hayal etmişti ama Onur dört aydır yoktu. Kocasını ölü olarak bilmek istemiyordu. O yaşıyordu ve geri gelecekti. Düşünceler arasında kaybolduğu esnada kapı tıklatılmadan açıldığında doktor ve Mine’nin bakışları kapıya kaydığında Mine şaşkınlıkla yattığı yerde doğrulmaya çalıştığında kalbi hızlıca atmaya başlamıştı. Karşısındaki kişinin gerçek olup olmadığını, doğru görüp görmediğini sorguluyordu ta ki duyduğu sese kadar. “Evet, öğrenmek istiyoruz.” ☀️☀️☀️ Aklımdaki düşünceler karşımda sarı ışıkla aydınlanan duvara asılı olan kağıtlara bakarken plan haline dönüşüyorlardı ve o planlar yavaştan düzene giriyordu. Erdem Kara, Hakan’ın dedesi ve arkasında saklandığı güç. Emekliye ayrılmış bir adam. Eslem Kara, Hakan’ın annesi ve bir şirket sahibiydi. Eslem Kara babasının ona verdiği şirketin başına geçmiş ve bu zamana kadar şirketi gayet güzel bir şekilde yönetmişti. Erdem Kara erkek çocukları ve kız çocukları varken neden büyük kızına bu şirketi vermişti. Diğer çocuklarına ise diğer şirketten hisseler vermişti. Onları bir kez bile olsa canlı görüp onlar hakkında yaptığım planlarımdan emin olmalıydım. Bana zorluk çıkarmalarını istemiyordum. Sadece anı kolluyordum. Öyle bir zaman gelmeliydi ki herkes geri dönüşümü, ölmediğimi görmeliydi. Kardeşimin üzerine atılan suçlamaları silmem gerekiyordu. Kağıtlara bakarken Hakan’ın bütün ailesini artık tanıyordum. Odanın kapısı tıklatıldığında ve açıldığında başımı oraya çevirdim. Gelen Tuğruldu. Gecenin bir vaktinde benim odamda ne işi vardı? Üzerinde beyaz kısa kol tişört, altında siyah eşofman vardı. Arkasından kapıyı kapattığında bana d…