KARANLIĞIN ÇOCUĞU

30.Bölüm: Ana Yuva

Yazar:

KARANLIĞIN ÇOCUĞU - Sümeyye kitap kapağı
KARANLIĞIN ÇOCUĞU kitap kapağı

Hikayede geçen bütün olaylar, yerler, isimler hayal ürünüdür. 30.BÖLÜM ANA YUVA Gözlerimi açtığımda beyaz tavan yerine gri bir tavan karşıladı beni. Başımı biraz sağa çevirdiğimde tavanın aslında önceden döküldüğünü ve beton ile demirlerin gözüktüğünü fark ettim. Doğrularak yarı oturur pozisyona geldim. Etrafıma bakındığımda odamda olmam gereken yerde neden bir otoparktaydım? Yerden destek alıp ayağa kalktım. Kapalı otoparktaydım ama bu otopark yerin altında değil yer üstündeydi. Hiçbir araba olmadığını, boş olduğunu gördüm. Açık olan yerlerden güneş ışığı içeriye vurup etrafı aydınlatıyordu. Rüzgar yoktu. Ortalık sessizdi. Bir adım atmaya başladım. Şap. Şap. Şap. Durdum. Gelen sesle birlikte başımı aşağı eğdim ve o kırmızı parlak rengi gördüm. Hafiften dalgalanıyordu. Başımı eğdiğim yerden kaldırdım tam karşıma baktım. Burada ne işim vardı, nasıl gelmiştim buraya? En son uyuyordum. Bir adım attım. Acı dolu bir çığlık sesi duydum. Durdum. Çığlık sesinin nereden geldiğini anlamaya çalıştım. İlerlemeye devam ettim. Kan gölü bana yolu gösteriyor gibiydi yürümeye başladım. Dar ve uzan olan koridorun başından durdum. Koridorun sonu aynı olduğum yer gibiydi ama bu koridordan geçmek için tereddüt yaşıyordum. Bir adım attım ve koridora girmiş oldum. Yürümeye devam ettiğimde tam ortasındayken bir anda durmak zorunda kaldım. Çığlık sesi kulaklarımda yankı yaptı. Gözlerimin önüne annemin kanlı hali belirdi. Koridoru hızlıca geçtim ve sonuna geldiğimde ise tanıdık gelen o depoya giriş yaptım. Deponun geniş alanının ortasında bir sandalye, sandalyeye bağlı bir kadın, yer ise kan gölü. Bu manzara tanıdık geliyordu. Bıçağın girip çıkma sesi yankılandı bomboş depoda. Bir daha... Bir daha... Çığlık sesi ise bir şarkının arkasından yükselen melodi sesiydi. Öne doğru adım dahi atamıyordum, aynı o günkü gibi. Geç kalmıştım gene. Başımı ellerimin arasına aldım ve bir süre öyle durduktan sonra başımı kaldırdığımda o kömür siyahından daha siyah olan gözlerle kendi gözlerim buluştu. O göz rengini şimdi ben taşıyordum ve omuzlarımda taşıdığım yükten daha ağırdı, ya kalbimdeki ağırlık... Zorlukla anneme doğru birkaç adım attım. Anneme ulaştım. Annemin karşısında durup iki dizimin üzerine çöküp sandalyeye bağlı olan annemin yüzünü ellerimin arasına alıp eğik olan başını kaldırdığımda gördüğüm yüzle dona kaldım. Sol gözümden akan göz yaşımı hissettiğimde kalbimin atışı hızlandı. Göğüs kafesinden çıkmak istiyor gibi atıyordu ve bu beni nefessiz bırakıyordu. Yaralandığı yerlere baktığımda gövdesi hep kandı. Başka renk yoktu sadece kırmızı renk vardı. Gözlerimin içi neden yanıyor ve acıyordu? Neden gözlerini unutamadığım ve ciğerlerime kokusunu işleyen bu kadını burada görüyordum, neden buradaydı? Hala yüzü ellerimim arasındaydı ama ben yaralarına bakıyordum. Gözlerim kalbinin bulunduğu yere çıktığında oradaki kanın hala aktığını gördüm. Dikleşip başını düzelttim ve sağ elimi kalbimin üzerine bastırdığımda gözlerimden yaşlar dökülüyordu. Benden bağımsız bir şekilde akıyorlardı. Kendi kalbimde hissettiğim acıyla kaşlarım çatıldı. Sağ elim hep kan olmuştu ama onun kanı durmamıştı hala akıyordu. Kalbim sıkışıyor gibiydi. Kahkaha sesi duydum ve o tekrar bıçak girme çıkma sesi yankılandı dört duvar içinde. Çığlık sesleri eklendi o ana ve karşımdaki kadına baktığımda gözleri kapalı bir şekilde çığlık atıyordu. Kalbime tekrar giren acıyla nefesim kesilirken sanki bir bıçak saplanmış gibi hissettim. Sağ elimi asla karşımdaki kadının kalbinin üzerinden çekmedim hatta çektiğim acıyla birlikte elimi daha da bastırdım. Kalbimdeki acı geçmiyordu nefes alamıyordum. Gözlerim kararır gibi olduğunda karşımdaki kadının yüzüne baktım. Gözleri açıktı ve açık kahve rengindeki gözleriyle bana bakıyordu. Gözlerim kapandı. Karanlık ana yuvamdı. Nefes nefese gözlerimi açtığımda hemen oturur pozisyona geçtim. Biraz nefesimi düzene soktuktan sonra üzerimde olan yorganı kenar attım ve ayaklarımı yataktan aşağı sarkıttım. Terden kuru bir yeri kalmamıştı. Ellerimi yatağın kenarına bast…

Bölümün tamamını WritePad'de oku