23.Bölüm: Kavuşma
Yazar: Sümeyye

Hikayede geçen bütün olaylar, yerler, isimler hayal ürünüdür. 2 3.BÖLÜM KAVUŞMA Uçaktan inmiş otoparka inerek motosikletimi park ettiğim yeri bulduğumda motosikletimi görmemle yüzümde bir gülümseme oluştu. Sapasağlam karşımdaydı. Üzerindeki kaskımı alıp başıma geçirdiğimde motosikletin cebimdeki anahtarını çıkartıp kontağa soktum. Evime geldiğimde kısa bir duşun ardından üzerime siyah bir kısa kol tişört ve altıma siyah kumaş pantolonumu giyerek belime de silahımı yerleştirdim. Odamdan çıkıp mutfağa geçtim. Buzdolabının kapağını açtım ve içinde herhangi bir yiyecek olmadığını gördüğümde buzdolabının kapağını kapattım. Buzdolabının kapağına öylece bakmaya başladıktan sonra oflayarak evin kapısına doğru yürümeye başladım. Kapının önüne koyduğum kaskı elime alarak kapıyı açtım ve ayakkabılarımı giyerek kapıyı kapattım. Binadan çıktığımda motosikletime yönelerek kaskımı başıma taktım. Motosiklete bindiğimde anahtarı kontağa sokup çalıştırdım. Hakan’ın evine doğru sürüyordum. Sabahın ilk saatleriydi büyük ihtimalle Hakan evde değildi. Müstakil evlerin bulunduğu yere girdiğimde Hakan’ın evinin olduğu yere yaklaşmıştım. Evin önüne geldiğimde motosikleti park edip başımdaki kaskı çıkartıp motosikletten indiğimde kaskı motosikletin üzerine koydum. Anahtarı kontaktan alıp deri ceketimin cebine koyarak karşımdaki evin kapısına doğru yürüdüm. Zile bastığımda bir süre bekledim ve kapının ardından gelen sesleri dinlemeye başladım. “Yaa Atakan abi bırak da açayım kapıyı!’’ “Cimcime kim olduğunu nereden biliyorsun?’’ “Yaa!’’ “Ecrin!’’ O sırada kapı açılmış ve karşımda şaşkın küçük kızı gördüğümde onunla aynı boya gelebilmek için sol dizimin üzerine çöktüm ve kollarımı iki yanıma açtım. “Yakışıklıya sarılmak yok mu?’’ Küçük kız şokunu atlattıktan sonra küçük kollarını boynuma doladı. “Tabii ki de var.’’ Sıkıca sarılırken birden arkada Atakan’ın belirmesiyle küçük kızı sıkıca tutup ayağa kalktığımda artık kucağımdaydı. İçeri girdiğimde arkamdan kapıyı kapattığımda kolları hala boynumdaydı. Ecrin’e baktım. “Yaa sen neredeydin? Ben seni çok özledim!’’ “İşlerim vardı küçük cadı.’’ Küçük kızın yanağından öptüğümde kahkaha atmıştı. “Hadi gel seni annemle tanıştırayım.’’ Ecrin kucağımda salona geçtiğimizde ilk görüşüme giren yerde oturan bir kadın ve ona doğru emekleyen bir bebekti. Ecrin omzuma vurduğunda ona baktım ve aşağıyı gösterdiğinde aşağı inmek istediğini anlamıştım. Eğilerek onu yere bıraktım. Küçük kız yere ayakları değer değmez annesinin yanına koşarak gitti. “Anne bak yakışıklı geldi!’’ Kadın, Ecrin’in parmağıyla gösterdiği yere başını çevirdiğinde beni görmesiyle toparlanarak ayağa kalktı ve bana doğru yürüdü. Tam karşımda durduğunda durakladı. Yüzümün her bir noktasına dikkatli bir şekilde bakıyordu. Kaşlarım çatıldı ama kadın hemen toparlanıp gülümsedi. “Hoş geldin Onur. Baya meşhursun kızımın dilinde.’’ “Öyle olmuş.” İkimiz gülümserken kadın oturmam için koltuğu gösterdiğinde geçip koltuğa oturdum. Annemi acilen görmek istiyordum. “Tanıştığımıza memnum oldum zaten küçük cadı size benden bahsetmiş.’’ “Evet. Başımızın etini yiyor Atakan’la. Valla ben sabredemiyorum ama Atakan nasıl sabrediyor bu cadının ağzına bilmiyorum bu arada bende Selma. Selma abla diyebilirsin hanıma gerek yok.’’ Selma abla elini uzattığında uzattığı eli tutup tokalaştıktan sonra sohbet etmeye başladık. Sohbet esnasında Selma ablanın sanki söylemek istediği bir şey varmışta söyleyemiyormuş gibi hal içindeydi ve bunu fark ettirmeye çalışıyordu ama fark etmiştim. Gülümseyerek konuştum. “Selma abla bana bir şey mi demek istiyorsun?’’ Selma abla ilk önce durakladı sonra zorla yutkundu. “Bak Onur senin burada olduğunu biliyordum, en başından beri. Boynumdaki ve kollarındaki iğne izlerini kimin yaptığını, yukarıdaki kadını gördüğünü, Atakan’la arkadaş olduğunuzu biliyorum.” Sustu. “Asıl demek istediğim yukarıdaki kadın benim arkadaşım Hafsa. Üniversitede en yakın arkadaştık bir şeyler oldu ve uzaklaştık. Birbirimize ulaşamadık onu burada kendi evimde gördüğümde bende…