19.Bölüm: Özgür
Yazar: Sümeyye

Hikayede geçen bütün olaylar, yerler, isimler hayal ürünüdür. 19.BÖLÜM ÖZGÜR Onur halen daha bulunamamıştı. Bir buçuk ay olmuştu. Ne ölüm haberi gelmişti ne de yaşadığına dair bir ipucu. Ölüm haberi gelmediği için birazda olsa mutluydular. Hepsi içlerinde hissediyorlardı, bir yerde nefes alıyordu. Cihan izlediği o videodan sonra kendine gelemiyordu. Gözlerini her kapattığında oğlunun acı çekişini, o anları tekrar görüyordu. Olduğu yerde volta atarken Burak’ın birden oturduğu yerden ayağa kalkıp bağırmasıyla bütün bakışlar ona döndü. “Buldum!’’ “Ne?’’ “Onur’u buldum!’’ Cihan hızlı adımlarla Burak’ın yanına gittiğinde diğerleri de Burak’ın yanına geçti. Bilgisayarın ekrana bakmaya başladılar. Ekranda bir kamera kaydı vardı. “Bu kameralar Kaya Cezaevi’ne ait. Onur bir arabadan inip cezaevine girerken ve çıkarken görünüyor. Arabanın plakası gözükmüyor ama aynı renk araba alıyor onu. Arabadan sadece bir takım elbiseli adam inip kapısını açıyor. O kadar.” Cihan kaşları çatıldı. Oğlunun neden hapishaneye girdiğini düşünmeye başladı. Kimin elinde olduğunu biliyordu. Hakan ona istediklerini yaptırıyordu fakat oğlu nasıl razı oluyordu? Cihan eğildiği yerden dikleşti elini alnına koydu. Onur razı gelmezdi. Aralarında bir şey vardı. Elini alnından çenesine indirdi. Caner’in vurulduğu günü hatırladı. Onur’un bir hışımla şirketten çıkarken görmüş daha görmemişti. Eğer Onur kardeşine bunu yapan kişiyi biliyorsa ve ona gittiyse. Onur kendi ayağıyla Hakan’a mı gitmişti? Mert bağırarak küfür ettiğinde bütün bakışlar ona kaydı. Cihan düştüğü düşünce çukurundan çıkıp genç oğlana baktı. Mert şaşkınlıkla ayağa kalkmış bilgisayarın ekranına bakıyordu. Gördüğü şeyin gerçek olma ihtimalini düşünüyordu. “Hassiktir! Bu gerçek olamaz.’’ “Ne oluyor?’’ “Onur.’’ Caner hızlıca ayağa kalkmış Mert’in yanına gitti. Abisini bir buçuk aydır görmüyordu. Babasıyla arası iyiydi. Abisinin boşluğunu onunla doldurmaya çalışıyordu. Diğerleri de biliyordu gerçeği. İlk hepsi şaşkınlıkla karşılasalar da yine de sevinmiş, mutlu olmuşlardı. “Abime ne oldu lan konuş!’’ Cihan, sinirle bağıran oğluna karşı araya girdi. “Caner sakin ol. Mert oğlum sende konuş.’’ “Onur bu akşam Kills diye bir mekanda kafes dövüşüne çıkacak. Saat sekizde.’’ Odanın içinde sessizlik oluştuğunda herkes birbirine bakmaya başladı. Cihan düşünmeye başladı. Öyle bir plana lazımdı ki kimseye zarar gelmemesi gerekiyordu ve oğlunu da oradan alıp gitmesi gerekiyordu. “Tamam. Bu akşam o mekana gidiyoruz. Dark bizi dinliyorsunuz Mert’in söylediği mekanın krokisi lazım. ’’ Bir süre ses gelmedi. Herkes nefesimi tutmuş bir şekilde beklerken Dark’ın mekanik sesi duyuldu. “Mekanın krokisi hazır.” Cihan cama doğru yaklaştı ve cama yansıyan inşaat olan resimlerine bakmaya başladı. Binanın krokisine bakarken aklımda planı oluşturmaya çalışıyordu. Arkasını döndü ve genç oğlanlara baktı. “Mert ve Gökhan sizde misafir olarak içeri girip bir köşeden arka kapıyı kollayacaksınız. Burak sen üst katta bar köşesindeki barmenin yerini alacaksın adamı nasıl etkisiz hale getirirsen getir onun yerini alacaksın ve bir şekilde aşağıyı izleyeceksin. Berk ve Caner sizde aynı şekilde ana girişi kollayacaksınız. Zaten mekanın krokisine göre yeraltında değil yerüstünde. Dark acaba hiç bu mekana dair içini görmek için elinde video var mı?” “Hemen bulabilirim.” “Olur.” Bir süre sessizlik içine dururken Dark’ın mekanik sesi yükseldi. “Bulabildiğim sadece bir dövüş videosu.” “Olur onu aç.” Camda bu sefer bir dövüş videosu oynamaya başladı. Kafesin içinde iki adam vardı ve yüzleri kandan dolayı gözükmüyordu. Kafesin dışında ayakta duran kadın ve erkek karışık bir kalabalık vardı. Kamera birbirini öldürürcesine yumruklayan adamlardan yukarıya doğru kaldırıldığında üst katta oturan kişiler gözüktü. Yüzleri gözükmüyordu çünkü üst katın aydınlatması fazla yoktu. Video bitmişti. Cihan başını çevirip genç oğlanlara baktı. “Ben oraya sanki dövüşü izlemeye gitmişim gibi davranacağım. Büyük ihtimal bu dövüşler bahis üzerine yapılıyor. Bende oraya bah…