KARANLIĞIN ÇOCUĞU

13.Bölüm: Bazen

Yazar:

KARANLIĞIN ÇOCUĞU - Sümeyye kitap kapağı
KARANLIĞIN ÇOCUĞU kitap kapağı

Hikayede geçen bütün olaylar, yerler, isimler hayal ürünüdür. 13.BÖLÜM BAZEN Bazen yakalanmak, her şey bitti demek değildir. Bazen yakalanmak, sanki suç işlediniz de suçunuz ortaya çıktı değildir. Bazen yakalanmak, her şeyi baştan alıp, sıfırlayıp tekrardan yapmaktır. Bazen yakalanmak, içinde yaşadıklarınızı dışarı vurmadığınızda ve boşluğunuza gelip dışarı vurduğunuz an sizi biri gördüğünde duygularınızı açmaktır. Yakalanmak, bazen iyiydi bazen kötüydü. Bu yakalayan kişi dostunuz, kardeşiniz, anneniz, babanız olabilir ama polis olamazdı. Polis arabaları sokağın başından geliyorlardı. Başımı arkaya çevirdim. Sokağın sonuna inersem hiç sıkıntı olmazdı. Farı kapatıp motosikleti geri geri sürüp yönümü aşağı çevirip hızlandım. Caddeye çıktığımda daha hızlanıp motosikletin farlarını açtım. Polisler yüzünden bugünlük bu kadardı. Polisler ortaya çıkmasaydı diğer hedefimdeki kişiye gidecektim. Öldürdüğüm bu iki kişi Hakan’ın yakın korumasıydı. Evimin önüne geldiğimde motosikleti park edip koşarak binaya gittim. Binadan içeri girdiğimde koşarak merdivenleri çıkıp doğalgaz saatinin üzerindeki anahtarı alıp eve girdim. Üzerimdekilerden kurtulup şirkete, diğerlerinin yanına gitmeliydim. İlk odama geçip cüzdanımı, telefonumu ve silahımı yatağın üzerine attım. Üzerimdekilerden kurtulup çamaşır makinasının içine tıkadım. Çamaşır makinasını çalıştırdım. Çakımı çıkartıp birkaç kimyasalla yıkadıktan sonra kendimi duşa kabinin içine attım. Soğuk bir duşun ardından banyodan çıkmadan önce çamaşır makinasına baktığımda bitirmişti içinden çamaşırları alıp makinanın üzerine koydum. Daha sonra asabilirdim. Odama geçip ilk iç çamaşırımı sonra ise takım elbisenin siyah pantolonunu ve beyaz gömleğini giydim. Gömleği pantolonumun içine sıkıştırıp odamdan çıktım. Banyoya geçip ıslak çamaşırları alarak çalışma odama geçtim. Askılığı açarak hepsini oraya astım. İşte böylede hamarattım. Tekrar odama geçip çorap ve ceketimi giydiğimde komodinin üzerindeki kol saatimi alıp bileğime taktım. Cüzdanımı, telefonumu yatağın üzerinden alıp ceketimin iç cebine koydum. Silahımı da belime yerleştirdim. 🌑🌑🌑 Şirketin önüne geldiğimde arabanın gösterge kısmındaki saate baktım. Sabah, dördü on iki geçiyordu. Uykusuz bir gün daha. Bir günü daha sabah etmiştim. Ne zaman sabah olduğunu görmeyecektim? Derin bir nefes alarak arabadan indim. Arabayı bu sefer otoparka park etmiştim. Otoparkın içindeki asansöre doğru yürürken üzerimde gecenin yorgunluğu vardı ama hiç pişman değildim. Canımın, canını yakmışlardı. Kanını akıtmışlardı. Otoparkın asansörüne bindiğimde cüzdanımı ceketimin iç cebinden çıkartıp içindeki siyah kartı çıkarttım. Siyah kartı okutup dokuza bastığımda asansör hareket etmeye başladı. Kartı cüzdanıma koyup cüzdanımı da cebime koydum. Kartı cüzdanıma koyma sebebim düşürmemek içindi. Parmaklarımla burun kemerimi sıktım. Uykusuzluk beni yoruyordu. Asansörün durmasıyla kendime gelip karşımdaki uzun koridora baktım. Asansörden inip koridoru yürüyüp sansörlü kapı beni görünce açılınca içeri girdim. İçeriye girip iki adım attığımda camdan oluşan odayı dışarıdan izledim. Dostlarım ve kardeşim hararetli bir şey konuşuyorlardı. İyi miydiler, iyi gibi gözüküyorlardı. Hakan’ın onlara dokunmasına izin vermeyecektim. Yürümeye başladım. Önümdeki merdivenleri çıktığımda otomatik kapı açıldı. İçeri girdiğim an iki kolumu iki yana doğru açtım. “Selamünaleyküm anne katiliniz geldi!’’ Hepsi başlarını çevirip bana bakarken ben sırıtıyordum. Hepsinin yüzünde garip bir ifade vardı. Önümdeki sandalyeyi kendime doğru çekip oturduğumda hala bana batıklarını biliyordum. Başımı kaldırıp onlara baktığımda hala bana bakıyorlardı derin bir nefes aldım. “Bir hoş geldin de yok. Bari Allah’ın selamını alın.” Susup hepsinin yüzüne baktım. “Siz ne hayırsız arkadaşsınız!’’ Yine cevap vermediklerinde bıkınca nefesimi verdim. “Tamam. Niye öyle bakıyorsunuz?’’ “Bize o aranan kişi olduğunu söyleme.’’ Hepsinin gözlerinin içinde endişe vardı. Haklıydılar. Neler yapabileceğimi hem biliyorlar hem de bil…

Bölümün tamamını WritePad'de oku