KARANLIĞIN ÇOCUĞU

10.Bölüm: İlk Karşılaşma

Yazar:

KARANLIĞIN ÇOCUĞU - Sümeyye kitap kapağı
KARANLIĞIN ÇOCUĞU kitap kapağı

10.BÖLÜM İLK KARŞILAŞMA “Baba! Anne! Caner! Neredesiniz?’’ Bir ormanın içindeydim. Kendi etrafımda dönüp annemi, babamı ve kardeşimi arıyordum. Buralarda olduklarını biliyordum, hissediyordum. Hem onlara sesleniyorum hem de etrafa bakınıyordum ama orman karanlıktı, ilerisi gözükmüyordu. Koşmaya başladım. Ağaç dallarını ellerimle itip önümü açıyordum. Avuçlarımın içi ufak ufak çizilmiş ve hafiften kanıyorlardı, hiç önemi yoktu. Bağırıyordum ama sesim ormanda yankılanıp tekrar bana geliyordu. Devam ettim koşmaya. Karanlığın içinde ne kadar hızlı koşabilirsem o kadar çabuk çıkabilir ve annemi, babamı ve kardeşimi bulabilirdim. Sağ tarafa döndüm ve oradan devam ettim yoluma. Sonradan sola döndüm ve bir sürede öylece koşmaya devam ettim. Nefesimin kesildiğini hissettiğim an koşmayı bırakıp olduğum yerde durdum ve nefesimi düzeltmeye çalışırken etrafıma bakındım. Her yer karanlıktı. Karanlık benim için yeni bir yuvaydı. Karanlık bendim. Hiçbir şekilde aydınlığı bulamadım. Aynı ailemi bulamadığım gibi. Eğilerek ellerimi dizlerimin üzerine koyup nefesimi düzenlemeye devam ettim. Nefes alışverişim normale döndüğünde doğruldum ve karşımdaki ağaca baktığımda aldığım nefesi tuttum. Yavaşça ağaca doğru adımlamaya başladım ve ağaçta asılı olan bedenin tam önünde durdum. Asılı olan bedenin yüzü arkaya dönüktü. Onu ayak bileğinden tutup kendime çevirdiğimde korkuyla karışık şaşkınlığımla iki elimi de başımın arkasına yerleştirdim. Karşımda her yeri kan içinde olan kardeşim vardı. Saçlarımı çekmeye başladığımda kendime gelmeye çalışıyordum ama kanlar içinde, ağaç dalında asılı olan kardeşimi gördükçe şoktan çıkamıyordum. Başaramamıştım. Sevdiğim kişileri kaybediyordum yavaş yavaş. Dizlerimin üzerine düştüğümde hala kardeşimin asılı olan cansız bedenine bakıyordum. Dizlerimde hissettiğim ıslaklıkla yere baktığımda kırmızı bir sıvının yükseldiğini gördüm. Ellerimi sıvının içine sokup geri çıkarttığımda ellerimin kana bulandığını gördüm. “İçindeki karanlık sana fazla. Karanlıkta kan ile boğulup öleceksin.” Duyduğum sesle birlikte tam etrafıma bakınacaktım ki kan bir anda yükseldi. Nefesimi tuttum ve yukarıya doğru yüzmeye başladım ama kan çabucak yükseliyordu. Ciğerlerimdeki oksijenin azaldığını hissedebiliyordum. Son kere kendimi zorladığımda gözlerim kapandı ve karanlığın kucağına tekrar düştüm. Nefes nefese gözlerimi açtığımda beyaz tavanla karşılaştım. Başımı sola çevirdiğimde kimse yoktu. Sağa çevirdiğimde de kimse yoktu. Hastane odasında tek başımaydım. Hasta yatağında doğrulmaya çalıştığımda karnımda hissettiğim acıyla tekrar uzandım. Tavana baktım ve derin bir nefes aldım. Nasıl bir rüya görmüştüm öyle? Gerçekten de ben baygınken kardeşime bir şey olduysa veya ileride olacaksa ne yapacaktım? Tekrardan yattığım yerden doğruldum ve sol elimi karnımın üzerine bastırdığımda kalınlık hissettim. En son olan şeyleri düşündüğümde yavaşça ayaklarımı yataktan aşağı sarkıttım ve bir süre öylece durdum. Ayağa kalktım. Karşımda, köşeden köşeye ve boydan boya cam olan tarafa yürüdüm. Camın önüne geldiğimde başıma saplanan ağrıyla birlikte sağ elimi cama koydum. Başımı yerden kaldırıp camdan dışarıya baktım. Rüyamı düşünmeye başladım. Kardeşim asılı bir şekilde ve her yeri kan içindeydi fakat hiç yarası yoktu. Bir türlü anlayamadım ama kardeşimin biraz daha üzerine düşmem ve onu korumam gerektiği gerçeği ortaya çıkıyordu. Kapının açılma sesini duyunca camdan ayrıldım ve arkamı döndüm. Gelenler kadın bir doktor ve onun yanında Gökhan. Doktora baktığımda ilk dikkatimi çeken açık kahve gözlerdi. Tanıdık geldiğini fark ettim. Yavaş adımlarla hasta yatağına yürüdüm. Doktorun tam karşısına oturdum. Doktor tam önümde durduğunda başımı biraz kaldırıp gözlerinin içine baktığımda yutkundum. Çok yakındılar bana. O açık kahve gözler ise bana şaşkınlıkla bakıyordu. Karanlık benim içimde yer edinmişti. Aydınlığa yer yoktu. Kalbimin üzerinde hissettiğim acıyla sağ elimi kalbimin üzerine koyup ovalamaya başladığımda nefes alışverişim hızlanmıştı. Ne oluyordu bana? Sağ…

Bölümün tamamını WritePad'de oku