Karanlığa Teslim

Kaçış

Yazar:

Karanlığa Teslim - gülsüm kitap kapağı
Karanlığa Teslim kitap kapağı

Adamın dudaklarından dökülen iki kelime, gecenin içine bırakılmış ince bir bıçak gibi sessizliği yardı. “Geç kaldılar…” Ne demek istediğini soracak oldum. Dudaklarım aralandı ama tek bir ses bile çıkaramadım. Çünkü tam o anda, karanlığın içinde bir şeyler hareket etti. Önce gölgeleri gördüm. Ardından gölgelerin altında ağır ağır ilerleyen atları… Sonra da üzerlerinde dimdik oturan dört adamı. Kar taneleri gökyüzünden usulca düşmeye devam ediyordu. Beyazlığın içinde siyaha bürünmüş o siluetler, sanki ormanın içinden değil de gecenin kendisinden doğmuş gibiydi. Atların burunlarından çıkan beyaz buhar havaya karışıyor, dizginlerin metal sesi rüzgârın uğultusuna eşlik ediyordu. Bir an nefes almayı unuttum. Az önce babamın adamlarından kurtulduğumu sanmıştım. Meğer yalnızca başka bir bilinmezin içine düşmüşüm. Beni hâlâ kucağında taşıyan adamın bedenindeki değişimi ilk kez o anda hissettim. Omuzları hafifçe gerilmişti. Parmakları beni tutarken biraz daha sertleşmişti. Dakikalar önce peşimdeki adamlardan kaçarken bile bu kadar gergin görünmemişti. Demek ki… Onun da çekindiği insanlar vardı. Bu düşünce içime beklediğim gibi bir rahatlık vermedi. Tam tersine… Korkmam gereken şeyin yalnızca babam olmadığını hissettirdi. Ortadaki adam dizginlerini gevşetti. At birkaç adım öne çıktı. Kar, nalının altında ezilirken çıkan boğuk ses ormanın içinde yankılandı. “Kolay olmadı seni bulmak.” Sesi sakindi. Öyle sakindi ki bağırmasından daha ürkütücü geliyordu. Yanımdaki adam cevap vermedi. Rüzgâr koyu renk saçlarının arasından geçiyor, kabanının omuzlarına sessizce kar bırakıyordu. Gözlerini karşısındaki adamdan bir an olsun ayırmıyordu. “Onu teslim et.” İstemsizce parmaklarım kabanının yakasını biraz daha sıkı kavradı. Neden yaptığımı bilmiyordum. Ona güvenmiyordum. Adını yalnızca birkaç dakika önce öğrenmiştim. Belki öğrendiğim isim bile gerçek değildi. Ama karşımdaki adamların bakışları, nedense beni onun sessizliğinden daha fazla ürkütüyordu. İnsan bazen hiç tanımadığı birine bile sığınmak zorunda kalabiliyormuş. Bu düşünce içimi acıttı. Hayatım boyunca kimsenin arkasına saklanmamıştım. Annem öldükten sonra korktuğum her şeyi tek başıma yaşamış, gözyaşlarımı kimse görmesin diye geceleri yastığıma gömmüştüm. Şimdi ise adını bile bilmediğim bir adamın kollarında, başka adamlardan saklanıyordum. Hayat gerçekten birkaç saat içinde bu kadar değişebilir miydi? Yanımdaki adam sonunda konuştu. “Çekilin.” Tek kelime… Ama o tek kelime, gecenin sessizliğini ikiye bölmeye yetti. Atların üzerindeki adamlardan biri istemsizce doğruldu. Ortadaki adam ise belli belirsiz gülümsedi. “Eskisi gibi davranıyorsun, Ayaz.” Ayaz… İçimden sessizce tekrar ettim. Bu isim ona garip şekilde yakışıyordu. Soğuk… Mesafeli… İnsan yaklaşmak istese bile üşüyeceğini hissettiren bir kış gibi… Ayaz tek bir adım öne çıktı. Beni yavaşça yere indirdi. Ayağım karın üzerine değer değmez bütün bedenim sarsıldı. Acı… Az önce kaçarken hissetmeye fırsat bulamadığım o keskin sızı yeniden ayağımdan yukarı doğru tırmanmaya başladı. Parmaklarımı hareket ettirmeye çalıştım ama hissetmiyordum. Terliğimin içi çoktan suyla dolmuş, çorabım tenime yapışmıştı. Ayağıma ağırlık vermeye çalıştığım anda dizlerim boşaldı. Tam düşecekken Ayaz kolumdan tuttu. Dokunuşu sertti. Ama beni incitmek için değil… Ayakta tutmak içindi. İlk kez bunu fark ettim. “Arkamda dur.” Sesi alçaktı. Ne bağırıyordu ne de telaşlıydı. Ama öyle bir tonla söylemişti ki istemeden dediğini yaptım. Bir adım gerisine geçtim. Kendimi hâlâ güvende hissetmiyordum. Fakat nedense onun omzunun arkasında durunca korkum biraz olsun hafifliyordu. Bu his beni rahatsız etti. Çünkü korkudan kaçarken güven duygusuna tutunmak kolaydı. Ama insan en çok da yanlış kişiye güvenmekten korkmalıydı. Ortadaki adam başını hafifçe eğdi. “Patron seni boş göndermemizi istemiyor.” Ayaz’ın yüzünde en ufak bir değişiklik olmadı. “Ben de onun ne istediğini umursamıyorum.” Rüzgâr yeniden sertleşti. Çam dalları birbirine çarptı. Üzerlerinde biriken karlar sessizce y…

Bölümün tamamını WritePad'de oku