15. Bölüm: Baba
Yazar: Tubanur Peker

Baba oluyorsun sevgilim “Nerdesin sen?” Telefon kulağımdaydı, Miran ise derin nefes verip telefona konuştu. “Defne kapat telefonu kapat!” Diye bağırdı ve telefon suratıma kapandı. Koltuktan kalktım ve yukarı Duru’nun odasına çıktım, bebekleriyle oynuyordu. “Ben Duru senin adın ne?” Bebeğini konuşturdu sonra da diğer bebeğine uzattı elini. “Bende Deniz memnun oldum.” Dedi ve kendi yerine koyduğu bebeğe dokundu. “Yanında ki kim?” Dedi. “Kardeşim.” “Ne kadar şanslısın benim kardeşim yok.” Dedi ve gözlerimden akan bir kaç damlayı silip kapıya vurdum. “Anne.” Dedi ve ona sarıldım. “Sen kardeş mi istiyorsun.” Dedim gözlerimden akan bir kaç damla yaşı sildim. “Kardeş istemem seni üzdü mü anne?” Diye sorunca gülümsedim. “Hayır tabii, kardeş istemen…” aniden dönen başımla gözlerimi kapattım. “Anne?” Duru için nolur Defne, yapma Defne sakin olman lazım. Gerisi benim için o kadar karanlıktı ki tek duyduğum ses Duru’nun sesiydi bir süre. “Anne, anne babam arıyor anne.” Gözlerimi açtığımda bir hastane sedyesinde kolumda serumla yatıyordum. Başımda Miran bana bakıyordu elleri saçlarımı okşuyordu. “Günaydın.” Dedi ve gülümsedim. “Günaydın.” Dedim gülerek. “Bir şey istiyor musun?” Diye sordu elimi tutup. “Su.” Dedim ve Miran yanımdan çıkıp gitti hemen ardından içeri doktor girdi. “Defne hanım, eşiniz yok galiba. Bayılmalarınızın sebebini bulduk.” Dedi doktor ve elimi karnıma götürdüm. “Biliyorum hamileyim ama eşim bilmese olur mu, şimdilik kendim söylemek istiyorum.” Dedim ve doktor yüzüme baktı. “Anlıyorum Defne hanım, ben Miran beye stresten kaynaklı diyeceğim.” Dedi ve doktor odadan çıktı. 5 dakika sonra içeriye Miran girdi, elinde ki suyu uzattı. “Çıkabilirmişiz, iyi misin?” Diye sordu ve kolumda ki seruma baktım. “Ben iyiyim, çıkabiliriz.” Dedim ve tam o an hemşire gelip serumu kolumdan çıkardı. “Geçmiş olsun Defne hanım.” Dedi ve çıktı. Elime telefonumu aldığımda gözlerim tarihe kaydı, Miran’ın doğum günü yarındı. Eve geldiğimizde Miran beni odada bırakıp gitmişti bende telefonumdan yarın için bir restoranda yemek ayarlamıştım doğum günü için. Öğlen kızımızla beraber doğum gününü kutlayıp akşam anne ve baba olarak yemek yiyecektik. Yataktan kalktım ve merdivenlerden inip mutfağa gittim, gördüğüm manzara ile gülümsedim. “Baba annemin en sevdiği yemeği mi yapıyoruz?” Diye sordu Duru. “Evet bebeğim, tuzu uzatsana.” Dedi Miran. Duru tuzu uzattı ve Miran burnuna dokundu. Pizza yapıyorlardı baba kız beraber bana pardon bebeğim bize yemek yapıyor. Elimle karnımı okşadım ve karnıma baktım ve içimden konuştum bebeğimle. Ablan bu dünyada görüp görebileceğin en iyi abla, seni her şeyden koruyacak ve seni o kadar istiyor ki bebeğim. Baban ise dünyada göreceğin en iyi baba, ablana da sana da o kadar güzel babalık yapacak ki asla kimseye benim babam olsaydı demeyeceksiniz. “Acıktın dimi?” Diye seslendi Miran ve başımı kaldırıp ona baktım. “Evet biraz acıktım.” Dedim mutfağa girince, Miran ve Duru pizzayı fırına bile atmışlardı. “45 dakikaya hazır olur sevgilim.” Dedi ve anlımı öptü. “Baba.” Dedi Duru ve Miran beni omzuna yasladı, ikimizde kızımıza baktık. “Efendim babacığım?” Miran baba olmayı o kadar sevmişti ki, hiç bir şeye şüphem yoktu. “Annem eskiden böyle gülmüyordu biliyor musun?” Diye sordu Miran’a. “Hayatının yarısı yanındaydı nasıl gülemez.” Dedi ve Miran elimi karnıma koydu. O an sanki bunu hissederek yaptı, bebeğimizi hissetmişti ve o yüzden dokunmuştu. “Anne baba yakalamaca oynayalım lütfen.” Dedi Duru ve karnıma baktım daha çok küçüktü ilk hamileliğim olmasa bile sanki ilk defa hamileyim gibi hissediyordum. “Anneciğim babanla oynasan olur mu?” Diye sordum Duru’ya ve suratı asık şekilde yanımıza geldi, omuzlarını çökmüştü dudakları büzülmüştü. “Babacığım annen bugün yorgun dedik ya biz seninle oynayalım o sırada annen bize film seçsin.” Dedi Miran ve benden ayrılık Duru’yu kucağına aldı. Onlar salona giderken ben peşlerinden gidip televizyondan Duru’nun seveceği bir film arıyordum. Tam o sırada Duru’dan bir ses geldi, Miran’ı ise bu öne…