6. Bölüm: Gidişini İzlemek
Yazar: Tubanur Peker

Sakalanan şeyler mi çıkar ortaya yoksa biz mi çıkmasına izin veririz. Gözlerimi sonunda güzel bir izin gününe açtığımda mutfaktan gelen seslerle yatağımdan kalkıp mutfağa indim. Gözlerimi şaşkınlıkla açtım ve etrafa baktım. “Bu ne?” Diye bağırdım. “Akşam beni istemeye geliyorlar ya kızım, unuttun mu?” Elimi başıma koydum ve sinirle nefes verdim. “Saat 2’de yemekler, tatlılar gelecek biz alışverişe çıkacağız, ben her şeyi hazırladım sen daha en baştasın Parla!” Parla darma dağın saçlarını geri atıp bana baktı. “Sen ciddi misin?” Diye sordu heyecanla. “Ciddiyim hadi git duşa gir ben hazırlanıcam, Duru’yu da Miran istedi.” Dedim yüzümü düşürerek. “Neden istedi o pis köpek?” Dediğinde gülerek ona baktım. “Biz daha rahat alışveriş yapalım diye. Miran, Duru’ya anlatacak babası olduğunu ben ne yapıcam bilmiyorum.” Dedim ve odama doğru ilerlemeye başladım. “Duru emin ol seninle mutlu olacak, babasını değil seni seçecek.” Dedi Parla ve gülümseyerek odama çıktım. Gözlerimden yaşlar aktı ağlamaya başladım, hem ağlıyordum hemde hazırlanıyordum. Ben hazır olduğumda Parla duştan çıkıp giyiniyordu, ben ise Duru’yu uyandırıp hazırlamıştım. “Anne ben neden sizinle gelmiyoyum?” Diye sordu Duru, o sırada merdivenlerden iniyorduk. “Biz sana ve kendimize elbise seçerken sen Miran’la ol eğlenin oyunlar oynayın, bizim yanımızda sıkılma.” Dedim Duruya öpücük vererek. “Miyan abinin çocuğu vay mı anne?” Sorusu ile ne diyeceğimi bilemedim ve yutkundum. “Var, gidince görürsün çok tatlı bir kızı var.” Duru heyecanla zıpladı ben de onu arabaya oturttum o sırada Parla geldi yan koltuğa oturdu sinirle. Bende şoför koltuğuna oturdum, Parla şarkı seçmeye başlamıştı bende ona garip garip bakıyordum. Sonra arabayı çalıştırdım, sürmeye başladım ve o an sordum. “Neyin var?” Diye sordum merakla. “Şu işlerin aceleye gelmesini hiç sevmiyorum, sırf o… annesi yüzünden, sen anladın sansür attığım yeri.” Dedi ve güldüm. “İşte teyze gibi teyze dimi Duru?” Diye sordum ve heyecanla Duru, Parlaya öpücük verdi. “Deyzeeem.” Dedi ve oturdu yerine. “Deyzesinin gülü gülü.” Dedi Parla, böyle şımardıklarında T yerine D demeyi seviyorlardı. Arabayı Miran’nın evinin önünde durdurunca Duru ile arabadan inip zile bastık. “Defne hanım hoş geldiniz Miran bey sizi bekliyor.” Dedi ve gülümsedim. “Teşekkür ederim.” Dedim ve içeri girdik, Duru çok heyecanlıydı anı şekilde Miran da öyle duruyordu. “Kızım hoş geldin.” Dedi Miran ve Duru’yu öptü. Duru çok garip bir şekilde baktı. “Ben senin çocuğun değilim ki, bana yaklaşma böyle.” İşte tam o an bir babanın yaşayacağı en büyük acıyı yaşadı, Miran’ın gözlerinden birer damla yaş aktı. “Miran seninle olacak tamam mı, lütfen ona kötü davranma tamam mı?” Diye sordum Duru’ya bakarak. “Anne sence babam ne zaman işini bıyakıp bize gelecek, ben onu çok özledim.” Dedi ve sarıldı. “Baban belki gelmiştir, seni tanımaya çalışıyordur.” Dedim ağlayarak. “Babam geldi mi? Hemen yanıma gelsin ben ona kendimi tanıtıyım anne!” Onu öptüm ve evden koşarak çıktım. “Defne!” Miran’ın sesini duyunca durdum ve ona döndüm. “Gel buraya.” Dediğinde yanına gidip ona sarıldım. Miran ise saçlarımı kokluyordu. Geçen saatlerin sonunda eve gelmiştik, Miran’a Duru’nun kıyafetlerini bırakmıştık ve hazırlanmıştık. “Anne kuzusu bir erkekle evleniyor gibiyim.” Dedi Parla ve onu tutum kolundan. “Parla, bazen bir şeyleri sonraya bırakmak iyi olmuyor, sonra dediğin her şey bir gün keşke bu kadar bekletmeseydim oluyor. Bunu sana demek zorundayım, seni üzebilir ama ben senin dostunum. Seviyorsan git peşini bırakma, bir gün keşkelerden iyi olacak, hem şu an sözleneceksiniz yarın hemen düğün olacak değil ya.” Dedim ve Parla bana sarıldı. “Şu dünyada kimse senin kadar iyi gelemez.” Dedi ve sarıldık. Tam o an kapı çaldı biz merdivenlerden indik ve kapıyı açtık. O an içeri 2 buçuk kişi girdi, Miran, Duru ve Burhan. Parla bana şaşırarak baktı. “Annem ve babam acil şehir dışına çıktı erteleme dedi gidin kızımızı alın diyince erteleyemedik. Miran ile kapıda karşılaştık.” Diyince içeri davet etti…