Karadeniz’de Yasak Aşk Var

3. Bölüm: Geçmiş Bugündür

Yazar:

Karadeniz’de Yasak Aşk Var - Tubanur Peker kitap kapağı
Karadeniz’de Yasak Aşk Var kitap kapağı

(6 Yıl Önce) “Defnem sevgilim.” Dedi Miran alnımdan öperek. “Ah be nayinom.” Dedim dolu gözlerle. “Bir şey mi oldu?” Diye sordu ama ben susmayı tercih ettim. “Defne?” Diye sordu eli yanağımdaydı. “Ailem bizi istemiyor.” Dedim dolu gözlerimle. “Sorun olan şey bu mu sevgilim? Merak etme alışırlar yakında.” Dedi ama ben o kadar umutlu değildim. “Emin değilim.” Dedim hüzünle. “Yıl kaç olmuş artık Laz Kürt ayrımı mı yapıyorlar? Merak etme bir şey derlerse kaçırırım seni.” Dediği şey biraz da olsa beni güldürmüştü. “Babam sana bir şey yapar diye çok korkuyorum Miran.” Dedim ona sarılarak. “Aşk için öleceksem ölürüm.” Dedi gülerek. “Başka biri olsa da ölürsün yani?” Diye sordum kıskanç şekilde. “Hayır sevgilim ben sana aşk için dedim.” Kafam karışık şekilde baktım. “Başkası da aşkın olabilir.” Dedim imalı şekilde. “Defnem benim aşk diyince aklıma da ilk sen geliyorsun. Senin yanında aşkın anlamını aramaya gerek duymuyorum, benim için aşk her zaman sensin ve sen kalacaksın.” Dedi ve o an içimde hissettiğim şeyle dudaklarını öptüm. “Defne ileri gitme.” Dedi ama dinlemedim, dinleyemedim ileri gittim. Birlikte güzel bir gün geçirdikten sonra eve gittim babam her zamanki gibi kapının önünde beni bekliyordu. “Fışkı yiyesice yine ciddun dimi o şerefsuzun uşağına?” Dediğinde sinirle konuştum. “Ba bah baba o şerefsuzun uşağu değildur, iftira ataysun nerededur senun dinin imanun?” Diye sorduğumda bana ters baktı. “Dinum imanum benimdur söz ettirmeyrum!” Diye bağırdı. “Ba bah o fışkı yiyesuceden ayrulaysun yohsa ananu geberturum!” Hissettiğim sinirle içeri girdim odama çıktım. Ne yapacağımı bilmiyordum tam o an telefonumu çıkardım ve Parla’yı aradım. “Ooo Trabzon güzeli nerelerdesin?” Ağlayarak konuşmaya başladım. “Parla babam beni Mirandan ayırıyor!” (2 Ay Sonra) “Yetmedu bize yapturduklari bıraktı gızımı hamule uy fışkı yiyesuce!” Evet hamileydim artık tek değildim, dayanmam direnemem gereken biri daha vardı. “Alduracaksun o cocuğu dedurtmem ben Mehmet’un gızi el elemle yat kalkay diye.” Bu durum artık son noktaydı bebeğime, Miranla benim bebeğime karışamazdı. “Ben habu bebeyi doğuracağum baba, isteduğunu de habu bebe doğacaktur!” Dedim sinirle. “O zaman sitkur git evumdan fışkı yiyenun uşağı!” Dediğini yaptım çıktım evimden bir cana kıyamazdım o benim içimdeyken. Ne mi yapacaktım koşa koşa Miran’a gidecektim bebeğimizin haberini verecektim güzel bir aile kuracaktık. Hiç bir şey düşündüğüm gibi olmadı ama o evin kapısına gittim hizmetli ile konuştum ve bana tek bir şey dedi; “Defne hanım Miran bey ve ailesi Mardin’e taşındılar efendim.” O an başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Yere oturdum ağladım delice sonra ne mi oldu telefon çaldı, Parla bana İstanbul’da bir iş bulmuştu bana bir bilet almıştı ve beni İstanbul’a davet ediyordu. "Nasıl yani hemen mi?" Diye sordum heyecanla. "Hemen Defne! Kızım hayatının şansı bu biliyorsun, hemde istediğin gibi iç mimarlık." Başka bir seçeneğim var mıydı ki? "Geliyorum." Dedim telefonu kapattım. Sonsuza kadar İstanbulda yaşasam ne olabilirdi ki? Her şeyi bir kenara atıp otogara giden otobüs'e bindim. Kulaklığımda bir şarkı açıp yolları izlemeye başladım. Geçen saatler şehirler ve yolların sonunda yeni hayatıma adımımı attım, İstanbulda yeniden sıfırdan bir hayata. “Defne!” Parla koşarak bana gelip sarıldı. 19 yaşında hamile bir kadınım ailem tarafından reddedilmiş ve çocuğumun babasına yetişemeyen bir kadın. “Kızım iyi misin?” Diye sordu Parla, iyi miydim bilmiyordum ama başım dönüyordu sesler soluk geliyordu beynimde karıncalanma hissediyordum, ne oluyordu bilmiyorum ama iyi olmak zorundaydım. Gözlerim bir anda kapandı ne oluyordu ki? “Defne!” Sesler uzaktan da olsa geliyordu ama ben Miran’ı görüyordum koşuyordum ama o benden kaçıyordu. Sesler daha net gelmeye başladığında bir adamın sesini duydum. “Serum taktık kan tahlili de yaptık sonuç çıkar çıkmaz hemen bildireceğiz size.” Sonra gözlerim açıldı beyaz bir tavan gözlerim yavaş yavaş kapanıp açılıyordu. Bayıldığımı anladığımda sedyede oturur pozisyona…

Bölümün tamamını WritePad'de oku