13. Bölüm: Dost
Yazar: Tubanur Peker

Tüm sahteliğin içinde, tek gerçek… Beraber elbise bakmaya gelmiştik Parla ile ama aklım hep aynı yerdeydi, Miray Demirhan’da. Ben bu olanları Miran’a nasıl anlatacaktım bilmiyordum, siz de diyorsunuz ki kim bu kadın. Miray Demirhan Miran’ın hem kuzeniydi hemde annesinin evlendirmek istediği kişiydi. “Defne hadi bırak her şeyi ya, Miran’la sen evleneceksiniz çocuğunuz var üstelemez artık kimse.” Dedi Parla üstünde kırmızı bir kına elbisesi vardı. “Tamam canım, bence bu olmamış ya sana kırmızı gitmiyor ya.” Dedim ve ayağa kalkıp lacivert ve gold detayları olan bir kına elbisesi aldım ve onu Parla’ya verdim. “Hadi git giy.” Dedim ve Parla elbiseyi takıp geri gelmişti ve mor bir elbise alıp bana verdi. “Hadi sende.” Dedi ve itiraz etmeden bende gittim. Elbise o kadar kabarıktı ki benim kilom kadar kilosu vardı. Parla ile yan yana durup birbirimize baktık. “Çok güzelsin.” Dedim hayranlıkla Parlaya bakarak. “Sende çok güzelsin.” Dedi ve gülümsedim. “Kesinlikle bu diyorum Parla.” Dedim ve Parla hayranca kendine baktı. “Ben bunu istiyorum.” Dedi ve kaftanların olduğu yere gitti, eline aldığı ilk kaftana hayranlıkla baktı. “Defne bu kesin bu.” Dedi ve hemen kalbine girince ben de bir gelinlik alıp kalbine girdim, üstümde ki elbiseden kurtulup gelinliği giydim ve kabinden çıktım. Parla çoktan çıkmış ve konuşuyordu. “Çok güzel olmuşsun.” Dedim gülerek. “Sen asıl kendine bak.” Dedi ve kadına telefon verdi. “Fotoğrafımızı çeker misiniz?” Dedi ve birbirimize bakıp gülümsedik. “Parla sakın Miran’a atma onu bak.” Dedim ve Parla gülümsedi. “Tamam atmam.” Dedi ve kabine girdi. Bende onun peşinden girdim ve üzerimi değiştirdim. Ben çıktığımda Parla her şeyi halletmiş elbisenin tekini almıştı. Bende gidip diğerini aldım ve arabaya geçtik. “Buyrun sağ koltuk prensesi.” Dedim Parlaya ve güldük. Hep birlikte bizim eve gelmiştim ve beraber akşam yemeği yiyorduk, Parla Miran’a ters bakışlar atıyordu arada ama sabrediyordu. “Anne hani biz senle oyuncakların olduğu yere gitmiştik ya.” Dedi bir anda Duru. “Nereye annecim?” Diye sordum nereden bahsettiğini anlamadan. “Lunapark diyor.” Dedi Parla bir anda. “Evet teyzemin dediği yer anne. Biz bugün babamla oraya gittik.” Dedi heyecanla. “Ama bir abla geldi.” Dedi ve Miran’a baktım. “Evet annecim abla geldi sonra?” Miran elini anlına koydu. “Bana şeker verdi.” Dediğinde derin bir nefes verdim. “Baban ne yaptı?” Diye sordum. “Teşekkür etti anne.” İçimde kıskançlık hissi arttı. “Duru baban bugün seninle uyumak istiyormuş.” Dedim sustum. “Defne şu şirketin Ardea Mimarlık.” Dedi Burhan bir anda. “Yemek yiyelim sonra çalışma odasına çıkar konuşuruz.” Dedim Burhan’a. Yemeklerimiz bitince çalışma odasına çıktık. Ben sandalyeye oturdum ve Burhan’da tam karşıma oturdu. “Miray konu aslında, şirketi kötülüyor.” Dedi ve sustu. “Nasıl yani?” Diye sordum. “Bugün toplantı istemiş gitmemişsin.” Dedi ve derin nefes verdim. “Emiri gönderdim ama nasıl olabilir, nasıl diyebilir bunu.” Dedim sinirle. “Der çünkü amacı bu şirketi kötülemek ve elinde şu an 2 iş var, bu işleri acil bitirmen lazım. Başarılarını paylaşırlarsa kötü yorumlar gider.” Dedi Burhan ve sandalyeden kalkıp balkona çıktım. “Burhan kızım bile benden ayrı kaç gece uyudu o şirket için. Bir kadın gelip adımı şirketimi nasıl karalamaya çalışır?” Dedim sinirle. Saat o kadar geç olmuştu ki herkes odalara girdi, Parla ve Burhan’a bir oda ayarlamıştık onlarda bu gece burada kalacaklardı. Gözlerimi yoğun bir sabaha açmıştım, kendimi çok yorgun hissetsemde herkesten önce uyanmıştım. Evden çıkıp arabama bindim ve mekana doğru yol aldım. Her şey mükemmel olmalıydı, elimden geleni değil fazlasını yapmalıydım. Yarım saatin sonunda mekana geldiğimde her şey netleşmeye başlamıştı. “Defne hanım 2 saat içinde her şey hazır olacak.” Dedi Beliz ve gülümsedim. “Emir bey bizzat ilgileniyor galiba.” Dediğim an bir ses duydum. “Senin acil bir işin olur da ben ilgilenmez miyim?” Dedi ve Emirle sarıldık. “Son dakika oldu, sende geleceksin dimi?” Diye sordum merakla. “Davet edilmedim, ed…