Kara Bağ

Bölüm 1 (Antakya'ya dönüş)

Yazar:

Kara Bağ - Hiranur kitap kapağı
Kara Bağ kitap kapağı

Selamın aleyküm.🤗 Nasılsınız? Sizi biraz beklettiğim için kusura bakmayın. Derslerden dolayı çok yazamadım. Bu bölüm aksiyon dolu bir dünyaya uçuyoruzzzz. Ben sizi daha fazla bekletmeden bölüme geçelim. keyifli okumalar💖🌸 Antakya Bir buçuk yıllık bir görevin ardından memleketime, Antakya'ya dönmüştüm. O kadar mutluydum ki. Sonunda annemi, ağabeyimi ve Hasan Albayımı görebilecektim. Bir buçuk yıldır tek başıma görevdeydim. Kendi timim gizli bir operasyonda şehit düşmüştü. O günden sonra kendimi uzun süre toparlayamadım. Ardından tekli görevlere çakmaya başladım. Bir buçuk yıl içinde tam tamına 22 kampı tek başıma çökerttim. Teröristlerin arasındaki lakabım ise Kara şahmerandı. Hepsi beni arıyordu ama bulamıyorlardı. Zaten bulamamaları normaldı. Bu lakabı almamın sebebi de buydu: girdiğim yerde iz bırakmaz, tıpkı bir şahmeran gibi işimi sesiz ve profesyonelce bitirirdim. Bir timle çalışmak büyük bir sorumluluk isterdi. Bir timin icinde olmak, onlarla bir bağ kurmak demekti. Ben ise o bağı yeniden kurmaya, o acıyı bir kez daha yaşamaya hazır değildim. Yapamazdım bir daha bir timle çalışmayı göze alamazdım... o bağı bir daha kuramazdım. Bir daha o acıyla başa çıkamazdım. Zaten çok kayıplar yaşamıştım. Önce babamı kaybettim... sonra timimi... Bu yıkımlar beni içten içe parçalayan derin bir yalnizlığa sürüklemişti. Ama tüm bunları aşmayı, bir şekilde başarmıştım. Hayatım boyunca kendimi sadece işime, rütbeme adadım ve vatanıma hayırlı bir evlat olmak için elimden gelenin en iyisini yapmaya çelıştım. Ve hayatımın sonuna kadarda yapmaya devam edeciğim. Hem ne demiş atalarımız "Yiğit düştüğü yerden kalkar." Bende hep düştüğüm yerden kalkmasını bildim aynı babamın öğrettiği gibi. Askerlik, babamdan bana kalan bir mirastı. Ve ben bu mirası korumaya ve babamı onurlandırmaya yemin etmiştim. Neyle karşılaşırsam karşılaşayım ne kadar yıkılsamda ayağa kalkmaya hep devam ettim ve davam da edecektim. Ama tabii... Başıma geleceklerden habersizdim. * Uçaktan inmiştim, Antakya'nın o tarihi kokusunu içime çektim. O kadar özlemişim ki bu kokuyu ve memleketimi. En son üniversiteye gitmeden önce bu kokuyu içime çekmiştim. Sonra da operasyonlardan dolayı bir daha gelememiştim. Ama şimdi Hasan albay beni bir operasyon için çağırmıştı. Belki o operasyondan sonra Antakya'da kalmaya karar verirdim kim bilir. Havalimanının dış kapısından çıkmıştım. Yağmur yağıyordu. Sonbahar mevsimindeydik ve yaprakların çoğu ağaçlardan dökülmüştü. En sevdiğim mevsimlerden biriydi sonbahar. O yağmurun toprağa verdiği o güzel kokusunu içime çektim. Ve yağmurun altında yürümeye devam ettim. Hasan albay beni alması için bir araba göndereceğini söylemişti. Ve bende albayımın bana gönderdiği arabayı bulmaya çalışıyordum. Ama araba piyasada yoktu. Tam sağa sola tekrar bakınırken bir adam yanıma geldi. Adam kara kaşlı kara gözlü esmer bir adamdı. İlk önce beni aşağıdan yukarıya bir güzel süzdü. Ne süzüyorsun kardeşim süzgeç misin sen ya adama bak. Neyse sakin kalıyoruz sakin. Ben böyle insanlara çok sinir oluyordum. Ne bakıyorsun yani değil mi? Hiç mi kadın görmedin. Dua etsin albayın gönderdiği askerdi eğer başkası olsaydı beş dakika dayanamadan dalmıştım o kişiye. Adam ilk önce bir baş selamı verip konuşmaya başladı "Siz Zümra Erdinç olmalısınız?" Dedi sert bir sesle. Başımı onaylarcasına salladım. "Hoşgeldiniz komutanım valizinizi alayım." Dedi aynı ciddiyetle konuşarak. "Teşekkür ederim." dedim bende kısaca. İlk önce bana kapıyı açtı sonrasında da valizimi bagaja koyup direksiyon koltuğuna geçti. 5 dakikadır arabadaydık ve adam o konuşmamızdan sonra tek bir kelime bile etmemişti. Bende camdan yoldaki ağaçlara izliyordum. Yani anlayacağınız kadarıyla arabada derin bir sesizlik vardı. Ve o sezisiliği bozan calan telefonum oldu. Kimin aradığına bakmak için telefonumu küçük siyah çantamdan çıkardım ve ekrana baktığımda beni arayanın Hasan albay olduğunu gördüm ve hemen telefonu açtım. "Selamün Aleyküm kızım nasılsın indin mi uçaktan?" Diye sordu Hasan albay yumuşak bir ses ton…

Bölümün tamamını WritePad'de oku