3.
Yazar: t’

Duyurlar için Whatsapp kanalına bekliyorum ✨ Bölüme geçmeden önce pamuk parmaklarınız yıldızaaa ve satır arası yorumlarınızı ve bölüm hakkında düşüncelerinizi benimle paylaşırsanız çok sevinirim canımlar. Sizi çok seviyorum keyifli okumalar🤍 -T. 𐦍 ❅ Dün gece uyumak için yatağa girdiğimde fake hesabıma gelen mesajla içim kıpır kıpır olmuş, heyecanlanmıştım. Ama heyecanım tamamen boşunaydı. Yazan Ali değil, Melih'ti. Salak çocuk, canı sıkıldığı için tamamen tesadüfen benim fake hesaba sarmıştı işte. Sadece bir tesadüften ibaretti ama bu muhabbeti daha fazla uzatmak istemiyordum. Zaten Ali'nin yazacağı falan da yoktu artık o hesabı tamamen kapatmanın zamanı gelmişti. Sabah uyandığım gibi hızla hazırlanıp üniversiteye gelmiştim. İlk ders boş olduğu için sınıfın neredeyse tamamı kantinde toplanmıştı. Ali yine takmıştı koluna birini... Her hafta yeni bir kızla takılıyordu zaten. Ben de mal gibi gitmiş bu adama aşık olmuştum işte. Kafamdaki gereksiz düşünceleri zorla bir kenara itip tabletimi açtım ve oyun oynamaya başladım. Birkaç dakika sonra yanımdaki sandalyenin çekilme sesiyle irkildim. Sınıfta yanıma oturmasını bekleyeceğim en son kişi tam karşımdaydı. Ona şaşkınca baktığımı fark edince, "Sadece beş dakika oturacağım merak etme ısırmam seni," dedi. Gözlerimi devirdim. "Öyle bir şey mi söyledim?" Omuz silkti. "Ne bileyim, bizimle hiç takılmıyorsun ya. Neyse sen işine bak, şimdi kalkarım zaten." "Ne yaparsan yap Nil," diyerek kafamı yeniden tabletime gömdüm. Nil, sınıfın tam anlamıyla ' aşkosu 'ydu. Çok güzel, acayip süslü bir kızdı okula her gün sanki podyuma çıkacakmış gibi bir moda ikonu edasıyla gelirdi. Çok geçmeden yan masada bir hareketlilik oldu. Nil derin bir nefes alıp yanımdan kalktı ve onların masasına doğru yürüdü. Yan masada Ali, Ceyda, Batu, Nisa ve Melih oturuyordu. Ceyda'nın arası Nil'le hiç iyi değildi bu yüzden Nil'in o masaya gitmesine bayağı şaşırmıştım. Çaktırmadan tableti indirdim ve dikkatlice onları dinlemeye başladım. "Hayırdır yerini mi şaşırdın aşko ?" dedi Nisa, iğneleyici bir sesle. Nil onu tamamen görmezden geldi. Doğrudan masadaki diğer çocuğa döndü. "Batu, biraz konuşabilir miyiz?" "Konuş aşko, dinliyoruz işte," diye araya girdi yine Nisa. Nil bu sefer dayanamadı. "Sana demedim Nisa, kendi işine bak!" Batu araya girip gerginliği yatıştırmaya çalıştı. "Sinirlenme hadi, ne söyleyeceksen söyle boş yere uzatmayalım. Zaten birazdan gelip bizimkilere söyleyeceğim yorma beni ." Nil yutkundu. "Ben sana bir şey söyleyecektim... Aslında bunu uzun zamandır söylemek istiyordum ama..." deyip durdu. Allah kahretsin, aklımdan geçen o intihar senaryosunu yapmayacaktı değil mi? İnşallah yapmazdı. "Ben senden hoşlanıyorum." Kahretsin gerçekten söyledi! Masada önce ölümcül bir sessizlik oldu, ardından herkes bir anda senkronize bir şekilde kahkahayı patlattı. Ceyda alaycı bir tavırla, "Kızım sen bir kendine bak, bir de Batu'ya bak. Sence Batu senin gibi bir vitrin bebeğine bakar mı?" dedi. "Bırak aşkım ya, kız heves etmiş işte," diyen ise Ali'ydi. Gerçekten mi Ali? Bu kadar mı iğrenç bir adamdın sen? Kantindeki herkes dönmüş Nil'e bakıyor, fısır fısır konuşuyordu. Nil'in gözleri dolmuştu. Daha fazla o masadakilerin onu acımasızca aşağılamasına, gururunu ayaklar altına almasına dayanamadım. Cüzdanımdan bir 200 TL çıkarıp hışımla kalktım ve masalarına gittim. "Tamam Nil, uzatma artık, sen kazandın iddiayı. Al bakalım paranı, yarınki yemekler de benden," dediğim an masadaki o iğrenç gülüşmeler bıçak gibi kesildi. Nil şoke olmuş gözlerle ağzı açık bana bakıyordu. Hemen koluna girip onu o masadan ve kantindeki bakışlardan uzaklaştırmak için hamle yaptım ama Batu aniden önümüze geçip aramıza girdi. "Ne iddiası?" diye sordu Batu gözlerini kısarak. Sesi az önceki o rahat tavrından uzaktı, feci bozulduğu her halinden belli oluyordu. Nil'in kolunu daha sıkı kavrayıp Batu'nun tam gözlerinin içine baktım. Yüzüme olabildiğince alaycı ve umursamaz bir ifade yerleştirdim. "Bildiğin iddia işte Batu," dedim, sesimi kantindeki y…