KAR ÇİÇEĞİ (umut)

Dağlara Doğru

Yazar:

KAR ÇİÇEĞİ (umut) - Nisanur Demirci kitap kapağı
KAR ÇİÇEĞİ (umut) kitap kapağı

DAĞLARA DOĞRU 2 "Bazı yollar insanı evinden uzaklaştırır ama kendini bulmasını sağlar." ~Nisanur Demirci~ Ev gecenin sessizliğine gömülmüştü. Duvar saatinin tik takları koridorda yankılanıyor, her saniye içimdeki suçluluğu biraz daha büyütüyordu. Çantam yatağın kenarında hazırdı. Gitmekle kalmak arasında sıkışıp kalmış gibiydim. Ama bazı yollar vardı... İnsan korksa bile yürümek zorundaydı. Masamdaki saate baktım. Sabahın dördünü gösteriyordu. Biraz erken kalkmıştım çünkü evden ayrılmak sandığımdan daha zordu. Karadere Köyü üç saatlik uzaklıktaydı. Geç kalmak istemiyordum. Aynaya baktım. Uzun kot tulumumu giymiştim. Açık kestane saçlarımı yandan örmüş, omzumdan aşağı bırakmıştım. İçimdeki huzursuzluk her dakika biraz daha büyüyordu. Bir an önce çıkmalıydım. Yoksa vazgeçecektim. Yatağımın üzerindeki montu alıp giydim. Çantamı sırtıma geçirirken ayaklarım geri geri gitmek ister gibiydi. Elim kapı koluna uzandığında durdum. Son kez odama baktım. Annemle çizdiğim resimler… Babamla oynadığım oyunlar… Bir anlığına hepsi gözümün önüne geldi. Babama gösterdiğim elbiseler, onun her seferinde elimden tutup beni döndürmesi… “Çok güzel olmuşsun güzel kızım.” Sonra yanağıma bıraktığı öpücük. Boğazım düğümlendi. Hepsine sırt çevirmek zorundaydım. Anılar birer birer zihnime dolarken başımı çevirdim. Şimdi vazgeçersem, bir gün aynaya baktığımda kendimi affedemezdim. Küçük Aysima gitmek istemiyordu belki… Ama büyüyen, kendi ayakları üzerinde duran Aysima gitmeliydi. Kapıyı yavaşça açıp koridora süzüldüm. Tam kapatırken gözüm duvardaki fotoğraflara takıldı. İlk doğum günüm… Bir yaşındaydım. Annem sağımda, babam solumda yanağımdan öpüyordu. Bir üstte beş yaşındaki hâlim vardı. İlk bisikletim… Onun çaprazında yaptığım ilk kardan adam. Gitmenin zor olacağını biliyordum ama bu kadar can yakacağını hiç düşünmemiştim. Evin her köşesi yaşanmışlıklarla doluydu. Koridorun sessizliği bir anda yıllar öncesine döndü. Bir kahkaha sesi doldu kulağıma. Küçük Aysima koşarak kaçıyordu. Babası arkasından onu yakalamaya çalışıyordu. En sevdiği oyundu yakalamaca. Koşarken saçları savruluyor, kahkahası evin içinde yankılanıyordu. Babası onu köşeye sıkıştırdı sonunda. Kızaran yanaklarını öpücüklere boğduktan sonra kucağına alıp koşmaya başladı. Gözümün önünde silinip giderlerken ne zaman ağlamaya başladığımı fark etmemiştim. Titreyen ellerimle gözyaşlarımı sildim. Oysa dün gece sinirliyken gitmek ne kadar kolay görünüyordu. Şimdi ise bir adım bile atamıyordum. Gitmem gerektiğini bilmeme rağmen olduğum yere çivilenmiş gibiydim. Mutfaktan yükselen ses düşüncelerimi böldü. “Gidemezsin. Bu konu burada kapandı.” Babamın sesi zihnimde yankılandı. Ben artık onun küçük kızı değildim. Yetişkin bir kadındım. Hayatımı benim yerime şekillendiremezlerdi. Dün gece yaşananları düşününce içimdeki öfke yeniden kabardı. Sessiz adımlarla dış kapıya ilerledim. Askılıktan araba anahtarını aldım. Beyaz botlarımı ayağıma geçirirken çıkardığım en ufak sesten bile korkuyordum. Babamın uykusu hafifti. Elim kapıya giderken düşündüğüm tek şey çocuklardı. Kapıyı yavaşça aralayıp kendimi dışarı attım. Sabahın ayazı yüzüme bir tokat gibi çarptı. Montumun önünü ilikledim. Hava keskin ve soğuktu. Rüzgâr perçemlerimi geriye savururken arabaya doğru yürüdüm. Arkama bakmadan kapıyı açıp bindim. Her şey o çocuklar içindi… Kontağı çalıştırdım. Arabayı park yerinden çıkarırken gözüm bahçedeki rüzgâr güllerine takıldı. Babam almıştı onları. Rüzgârın etkisiyle dönüp duruyorlardı. Bir anda o gün geldi aklıma. Bahçede mangal yapıyorduk. Hava birden bozmuş, sert bir fırtına çıkmıştı. Uçurtmam rüzgârın etkisiyle kopup gitmişti. Küçük hâlimle öyle çok ağlamıştım ki… Annem beni sakinleştirmeye çalışıyordu. “Yenisini alırız, ağlama,” diyordu. Babam ise gözden kaybolmuştu bir anda. Birkaç dakika sonra elinde pamuk şeker ve rengârenk bir rüzgâr gülüyle geri dönmüştü. Koşarak ona sarılmıştım. Dünyanın en mutlu çocuğu benmişim gibi gülüyordum. Şimdi aynı rüzgâr gülleri karanlığın içinde dönmeye devam ediyordu. Ben i…

Bölümün tamamını WritePad'de oku