14.Bölüm:sadece onun içindir
Yazar: esmina

Urazın bakışı Alina elimdekini görünce gözleri kocaman açıldı kurdelemi ver dedi sanki umrumda olacakmış gibi hala aynı şeyi söylemeye devam ediyordu kolumu kavrayıp ve sertçe kendime çektim. Dengeyi zor toparladı Başını kaldırdığında telaşlıydı ne oldu dedim cevap vermedi muhtemelen korkmuştu kolunu yavaşça bıraktım elimdeki kurdeleyi alıp gitti sanki kurdele ile ilgili bir olayı mı vardı bir an arkamdan bir ses duydum uraz diye bağırıyordu bu kişi nehirdi ne oldu dedim babam seni çağırıyor abi dedi sonra tamam geliyorum dedim yandaki bakkaldan biraz bir şeyler aldım atıştırmak için sonra babamın yanına gittim sakin ama sinirli gibiydi sonra aniden oğlum dedi sen son zamanlarda neden hep bu işlerin içinden sen çıkıyorsun dedi bir an hangi işlerin dedim tam da beklediğim gibi sen hangi işler olduğunu biliyorsun dedi bunu bırak dedi ama ne yapabilirim bana bir şey olmayacak olsa ben karışmam dedim sonra sen onlara buluşmasan onlar da sana buluşmaz heralde dedi bir daha böyle bir şeyin içinde seni görürsem bittin ve şimdi git dedi hızla odadan sinirle çıktım ama ne yapsaydım düşmanım olsa bile o kıza kıyamıyordum ama kim olsa birine zarar verilirken buna göz yummaz babamın dedikleri saçmaydı ama neden bilmiyorum. Ertesi sabah Miran yanıma geldi ve ayazla ilgili bir kaç dosya getirdi getirdiği dosyalar da anormallik yoktu bu bilgiler herkesin bildikleriydi ama gözüme takılan şey Elvan ile bara gitmesiydi Miran o gün olan her şeyi anlattı biraz daha bilgi toplamasını söyledim. Tam o esnada kapı çaldı ve içeri Selin girdi “hazır mısınız” “Hazır” miran gülümseyerek “biraz kafamızı dağıtalım saatlerdir dosyaların içindeyiz” dedi çok haklıydı. Sahile doğru yola çıktık. Denize vardığımızda güneş yavaş yavaş batmaya başlamıştı. Turuncu gökyüzü denizin üzerine yansıyor, hafif esen rüzgâr bütün yorgunluğumu alıyordu. Selin “ bazen insan sadece dalganın sesini dinlemek ister”dedi. Miran bize kahve almaya gitmişti ve kahveyi bana uzattı hala alina’yı mı düşünüyorsun dedi cevap vermedim Selin bana dödü ve “dün olan olay kurdele yüzünden mi “ dedi başını hafifçe salladım “evet kurdeleyi elimde görünce yüz ifadesi değişti ve hızla yanına geldi” “bana ver “diye bağırdı Selin birkaç saniye sustu gözlerinde şaşkınlık yoktu sanki bunu zaten bekliyormuş gibiydi ne olduğunu biliyor musun diye sordum Selin derin bir nefes aldı “bunu bana değil…” dedi sakin bir sesle. “Alina’ya sormalısın” neden” bunu sana Alina anlatması gerektiğini söylüyordu. Cevabı kafamdaki soruları daha da artırmıştı. İçimden, Neden bu kadar önemli olabilir ki diye düşünüp duruyordum. Bir süre daha sahilde sessizce yürüdük dalgaların sesi konuşamadığımız her şeyin yerini dolduruyordu güneş yavaş yavaş ufkun ardına Selin hadi gidelim dedi ve arabaya bindik yol boyunca üçümüz de neredeyse hiç konuşmadık Selin’i evinin önünde bıraktığımda, aklım hâlâ tek bir şeyde takılı kalmıştı. O kırmızı kurdele… Neden herkes onu görünce bu kadar önemsiyordu ve kırmızı kurdelenin anlamı neydi eve geçtim evde hep bunu düşündüm bu kurdelenin ne önemi vardı sonra dayanamadım alinaya yazdım Alina bugün yaşananlar için özür dilerim çok merak ediyorum neden kırmızı kurdele konusunda bu kadar ciddisin yazdım cevap bekledim ama gelmedi alinayı az da olsa tanıyordum…