KANLI ÇARK

Yeni Bir Umut

Yazar:

KANLI ÇARK - MŞAHİNCEYLAN kitap kapağı
KANLI ÇARK kitap kapağı

Eylül Arman ise tam zıttıydı; hayat dolu, cesur ve idealist bir gazeteci. Babası eski bir polis şefiydi ve öldürülmeden önce, Ferit Ural hakkında önemli bilgiler toplamıştı. Eylül, babasının bıraktığı ipuçlarını takip ederek, büyük bir istihbarat oyununun içine düşmüştü. Demir Kara ile karşılaşması, onun için bir dönüm noktasıydı. Demir’de, babasının hayatındaki gizemleri çözebilecek bir müttefik gördü. Eylül ve Demir, birbirlerine karşı duydukları güvenin yanı sıra, içinde bulundukları tehlikenin farkındaydılar. İlk başta bu sadece bir ortaklık gibi görünse de zamanla aralarındaki bağ güçlenmeye başladı. Demir, uzun zamandır hissetmediği bir şeyi hissetmeye başlamıştı: Hayatında bir amaç ve belki de yeniden sevebilme umudu. Eylül ve Demir, ölümle yaşam arasındaki ince çizgide dans ederken, her biri geçmişin ağırlığını ve geleceğin bilinmezliğini hissediyordu. Ancak ormanın derinliklerinden çıkan gölgeler, bu sefer onları birbirlerine daha da yaklaştıracaktı. Sığınaktaki Yüzleşme Sığınak, sanki nefes alan bir varlık gibiydi; sessizdi ama aynı zamanda tehditkârdı. Demir, odanın köşesinde sinirle dolanırken Eylül, masa üzerindeki haritaya bakıyordu. Aralarındaki sessizlik, patlamaya hazır bir bomba gibiydi. Demir Kara: “Bu işin neresinde durduğunu söyle, Eylül! Daha ne kadar saklayacaksın gerçeği?" Eylül Arman: “Ne sakladığımı sanıyorsun, Demir? Şu anda aynı hedef için çalışıyoruz." Demir, yumruğunu masaya vurdu. Harita sallandı, ancak Eylül yerinden kıpırdamadı. Gözleri, Demir'in öfkesine meydan okurcasına parlıyordu. Demir Kara: "Sadece hedef aynı! Ama yollarımız farklı. Senin yaptığın hamleler yüzünden bir adım ileri gidemiyoruz." Eylül Arman: “Eğer beni dinlersen, bu çarkı kırmanın bir yolu var. Ama önce birbirimize güvenmeliyiz." Demir, birkaç saniye sustu. Güven... Bu kelime onun için uzun zamandır bir anlam ifade etmiyordu. Gölgedeki İz Haritada işaretlenmiş bir nokta dikkatlerini çekti. Ormanın derinliklerindeki eski bir fabrika, Adalet Masası'nın gizli buluşmalarından birine ev sahipliği yapacaktı. Ancak buraya ulaşmak, onları yalnızca tehlikeye değil, aynı zamanda kendi içlerindeki çatışmalara da sürükleyecekti. Eylül, sessizce çantasından küçük bir cihaz çıkardı. Demir, ona şüpheyle baktı. Demir Kara: “Bu da ne?" Eylül Arman: “Dinleme cihazı. Masadaki konuşmaları kaydedeceğiz." Demir Kara: “Onlar bizi bekliyor olabilir, Eylül. Bu bir tuzaksa?" Eylül Arman: “Biliyorum. Ama başka seçeneğimiz yok." Demir, onun gözlerindeki kararlılığı gördü. Bu plan, ne kadar tehlikeli olursa olsun, bir umut ışığı taşıyordu. Fabrikadaki Gerilim Fabrika, terk edilmiş gibi görünüyordu. Ama bu, orada kimsenin olmadığı anlamına gelmezdi. Demir ve Eylül, sessiz adımlarla binaya yaklaştı. İçeriden boğuk bir konuşma sesi geliyordu. Masanın üyelerinden biri, Yusuf Gürbüz'le telefonda konuşuyordu. Adalet Masası Üyesi: “Demir Kara ve o kadın bizim için bir tehdit. Ama oyun bitmeden onları elimine edemeyiz." Yusuf Gürbüz: “Gereken yapılacak. Ama unutma, çarkın işlemesi için kurbanlar gerek." Eylül, duydukları karşısında gerildi. Demir ise daha da öfkelendi. Çarkın bir parçası olmaktan nefret ediyordu, ama şimdi onun içinde dönen dişlileri durdurmak zorundaydı. Eylül Arman (fısıldayarak): "Kaydı aldık. Şimdi gitmeliyiz." Demir Kara (fısıldayarak): “Hayır. Daha fazlasını öğrenmeliyiz.” Ancak o sırada bir çift ayak sesi duyuldu. İkisi de nefeslerini tuttu. Gölgeler arasından biri, tam bulundukları yere yaklaşıyordu. Eylül, kaçış planını başlatmaya hazırlanırken Demir, hala içeride kalıp daha fazla bilgi alma konusunda ısrar ediyordu. Ancak, beklenmedik bir şekilde binanın kapısı büyük bir gürültüyle açıldı. İçeri bir grup silahlı adam girdi. Silahlı Adam: “Eylül Arman ve Demir Kara. Sizi burada bekliyorduk." Demir dişlerini sıkarak silahına uzandı. Ama Eylül’ onun kolunu tuttu. Eylül Arman (fısıldayarak): "Henüz değil. Planı bozma." Ancak beklemek için zamanları yoktu. Adamlar yaklaştıkça, gerilim tırmanıyordu. Tam her şey bitecek gibi görünürken, bi…

Bölümün tamamını WritePad'de oku