KANLI ÇARK

Ormanın Kalbi

Yazar:

KANLI ÇARK - MŞAHİNCEYLAN kitap kapağı
KANLI ÇARK kitap kapağı

Şehirden uzaklaşan Demir Kara, arabasıyla orman yoluna saparken, geçmişin hayaletleriyle dolu karanlık bir tünele girmiş gibi hissetti. Radyo parazitlenmiş, yalnızca boş bir uğultu duyuluyordu. Karanlık, arabasının farlarının ötesinde yoğun bir sis tabakası gibi yayılıyordu. Terkedilmiş fabrika binası, ormanın derinliklerinde kaybolmuş bir canavar gibiydi. Kapıdaki paslı zincirler, yıllardır kullanılmayan bir yerin hatırlatıcısıydı. Demir, ağır adımlarla içeri girdiğinde, Eylül’ün gözlerindeki endişeyi fark etti. “Bunu görmelisin,” dedi Eylül, eski bir dosya uzatarak. “Bu… babamın ölümünden önce aldığı notlar.” Demir, dosyayı titreyen ellerle aldı. İçinde karalanmış sayfalar, çizimlerle dolu bir harita vardı. Haritanın ortasında büyük harflerle tek bir kelime yazıyordu: “ÇARK.” Gecenin karanlığı, yağmurun ormanı ıslattığı ve rüzgârın ağaçların arasında uğuldayarak gezindiği bir sahneyle açılıyor. Sessizlik, sadece doğanın sesiyle bölünüyor. Ancak bu huzur verici atmosfer, kısa sürede yerini gerilim dolu bir karşılaşmaya bırakacak. Demir Kara, sık ağaçların arasında ilerlerken zihnindeki düşüncelerle boğuşuyordu. Son olayların ardında yatan gerçeği çözmek istiyordu, ama her adımda daha fazla karanlığa çekiliyordu. Eylül’ün güvenilir olup olmadığını sorgularken, bir yandan da ona karşı duyduğu hislerle baş etmeye çalışıyordu. İçinde bir ses, ona bu oyunun çok daha büyük olduğunu fısıldıyordu. “Bu orman, tıpkı benim zihnim gibi… Gizemli, karanlık ve tehlikeli,” diye düşündü Demir, adımlarını hızlandırırken. Eylül Arman’ın İçsel Monoloğu: Güven ve Şüphe Arasında Eylül Arman, Demir’in arkasından sessizce ilerlerken, gözlerini ondan ayıramıyordu. Ona yaklaşmak ve güvenini kazanmak istiyordu, ama her kelimesinde bir yalanın gölgesi vardı. Leyla Tuncel’in söyledikleri aklından çıkmıyordu: “Ona aşık mısın yoksa sadece kullanıyor musun?” Bu soru, Eylül’ün aklını kurcalıyordu. Gerçek hisleriyle görev sorumluluğu arasındaki ince çizgide gidip geliyordu. Eylül (içinden): “Onu korumak istiyorum, ama aynı zamanda planın bir parçası olmasına ihtiyacım var. Demir Kara ya kurtuluşum olacak ya da mahvoluşum.” Karşılaşma Ormanın Derinliklerinde Bekleyen Sürpriz Demir ve Eylül, sessizce ilerlerken bir an duraksadılar. Ormanın kalbindeki bir açıklığa vardıklarında, onları bekleyen biri vardı: Selim Vardar. Selim’in soğukkanlı yüzü, her zamanki gibi duygu belirtisi göstermiyordu. Selim Vardar: “Demir, buraya geleceğini biliyordum. Seni buraya çeken şey neydi? Gerçeği mi arıyorsun, yoksa sadece intikam mı istiyorsun?” Demir Kara: “Senin oyunlarından bıktım, Selim. Bu sefer planlarını bozacağım.” Selim, hafif bir gülümsemeyle başını salladı. Onun için bu sadece bir oyunun yeni bir aşamasıydı. Ancak Demir’in içindeki öfke, kontrol edilemez bir hale geliyordu. Gizli Bir Şahidin Ortaya Çıkışı Tam bu sırada, ağaçların arasından tanıdık bir ses duyuldu. Leyla Tuncel ortaya çıktı ve hem Demir hem de Eylül şok oldu. Leyla’nın yüzünde garip bir ifade vardı, sanki her şeyi o kontrol ediyormuş gibi. Leyla Tuncel: “Siz ikiniz, farkında bile değilsiniz değil mi? Adalet Masası, sadece bir maskeden ibaret. Gerçek oyun burada, bu ormanın kalbinde başladı ve burada bitecek.” Leyla’nın bu kadar derin bir plana dahil olması, herkesin tahminlerinin ötesindedir. Büyük Çatışma: Gerçeğin Kırılma Noktası Demir, Leyla’ya doğru adım attı, ama Eylül onu durdurdu. Eylül Arman: “Dur! Onu öldüremezsin. Leyla, bir cevap vermelisin. Sen bu işin neresindesin?” Leyla Tuncel: “Ben, bu çarkın görünmeyen dişlisiyim. Siz sadece oyun tahtasındaki piyonlarsınız. Ama bu çarkın asıl kurucusu kim biliyor musunuz? Selim de değil, ben de değilim.” Leyla, cebinden bir telefon çıkardı ve Demir’e uzattı. Ekranda bir mesaj vardı: “Çark dönmeye devam ediyor. Gerçek yüzleşme yakında.” Mesajın altındaki isim ise sadece bir harften ibaretti: A. Demir Kara: “Bu kim? Kim gönderdi bu mesajı?” Leyla Tuncel: “Çok geçmeden öğreneceksin, Demir. Ama hazır mısın? Çünkü bu yüzleşme, senin sandığından çok daha b…

Bölümün tamamını WritePad'de oku