Leyla’nın İhaneti
Yazar: MŞAHİNCEYLAN

Leyla Soylu, Ferit’in tutuklanmasından sonra Demir ve Eylül’e sadık gibi görünse de gerçekte farklı bir plan peşindeydi. Onun amacı, Adalet Masası’nın içindeki gücü ele geçirmek ve kontrolü sağlamaktı. Bir gece, Eylül’le yalnız kaldıklarında ona itirafta bulundu. “Demir’e güveniyor musun?” diye sordu Leyla, gözlerinde derin bir ifade vardı. Eylül, tereddütle yanıtladı. “O benim için her şeyini riske attı. Elbette güveniyorum.” Leyla gülümsedi. “Peki ya Hakan Yalçın? Onun asıl amacı ne sanıyorsun?” Bu sözler, Eylül’ün kafasında şüphe bulutları oluşturdu. Hakan Yalçın, her zaman bir adım önde görünüyordu. Ancak Leyla’nın söyledikleri, Hakan’ın da Adalet Masası’na hizmet ettiği ve onları kandırdığı anlamına mı geliyordu? Sanayi tesisinden kaçan grup, şehrin terk edilmiş bir liman mahallesine sığınmıştı. Gece, karanlığın içinde daha da boğucu hale geliyordu. Fadik’ in gizemli patlamalarının ardından yaşadıkları şok hâlâ üzerindeydi. Şahin bir köşede sessizce defteri incelerken, Eylül ve Demir yorgun bakışlarla birbirlerine destek olmaya çalışıyordu. Leyla ise bir köşede sessizdi. Gözleri, bir hayalet gibi karanlığa dalmıştı. Leyla’nın Düşünceleri ve İlk İşareti Leyla’nın zihni karmaşa içindeydi. Yıllar önce, Adalet Masası tarafından bir ajanın görevlisi olarak seçildiği günü hatırladı. Her şey, onu “adalet adına” bir piyon yaparak başlamıştı. Oysa şimdi, masanın gerçek yüzünü gördükçe adaletten ne kadar uzak olduklarını biliyordu. Ama geçmişinden kaçmak kolay değildi Geçmişin İzi Leyla, masanın lideri Yavuz’un karşısındaydı. Yavuz: “Sen bizim gözümüz, kulağımızsın. Gölgelerin içinde yürü ve kimseye güvenme. Hedefin belli. Zamanı geldiğinde herkese ihanet edebilmelisin, Leyla.” O gün, Yavuz’un bu sözleri zihnine kazınmıştı. Ama şimdi bu sözlerin ağırlığı omuzlarına taşınamayacak kadar büyük bir yük gibi çökmüştü. Gizli Konuşma ve Leyla’nın Planı Gece ilerlerken, Şahin defterin sayfalarını çeviriyordu. Eylül ve Demir yanına gelmiş, birlikte sembolleri çözmeye çalışıyorlardı. Ancak Leyla, karanlık bir köşede sessizce cebindeki eski model bir cep telefonunu çıkardı. Numara çevrildiğinde, karşı taraftaki ses karanlık ve soğuktu. Leyla: “Hedefler hâlâ elimde. Ancak işler karışıyor. Beni ne kadar daha kullanmayı düşünüyorsunuz?” Maskeli Lider/Yavuz: “Senin kullanılıp kullanılmadığın önemli değil, Leyla. “Unutma, görevini tamamlamazsan, sen de masanın kurallarına uygun şekilde cezalandırılırsın. Kaçacak bir yerin yok.” Leyla’nın boğazı düğümlendi. Karanlığın içindeki konuşma, içindeki karmaşayı daha da derinleştiriyordu. Ancak bir noktada, telefonu sessizce kapattı ve kendine bir kez daha hatırlattı: “Hayatta kalmak için herkes feda edilebilir.” Leyla’nın Sinsice Yaklaşımı Grup defterdeki sembolleri incelerken, Şahin bir an duraksadı ve Eylül’e dönerek, “Bu semboller bir harita olabilir. Ama çözmek için başka bir şey daha gerekiyor,” dedi. Leyla’nın yüzünde hafif bir gülümseme belirdi. Sanki gereken “şeyin ne olduğunu biliyor gibiydi, ama bunu saklamayı tercih etti. Demir, bir noktada Leyla’ya dönüp sordu: Demir: “Sessizsin. Bir fikrin yok mu?” Leyla omuz silkerek cevap verdi: Leyla: “Bunları çözmek için önce bir güvenli yer bulmamız gerekiyor. Burada fazla açıkta kaldık.” Demir başını onaylar şekilde salladı. Leyla, grubun güvenini hâlâ koruyordu, ancak içinde büyüyen ihanet düşünceleri artık kontrol edilemez hale gelmişti. Gizli Karşılaşma Gece ilerlerken, Şahin gruptan ayrılarak terk edilmiş bir odada defteri incelemeye devam etti. Ancak Leyla onu takip etti. Kapıyı sessizce kapatıp, Şahin’in arkasında belirdi. Leyla: “Bir şey bulabildin mi?” Şahin, Leyla’nın varlığından rahatsız olmuş gibi bir ifadeyle arkasını döndü. Şahin: “Henüz değil. Ama bu defterde büyük bir sır saklı. Eğer çözebilirsem, masanın kontrolünü ele geçirebiliriz.” Leyla’nın gözleri kısıldı. Şahin’in kararlılığı ve zekâsı onu her zaman rahatsız etmişti. Eğer Şahin çözümü bulursa, Leyla’nın planları altüst olacaktı. Sessizce elini cebindeki bıçağa götürdü. Ancak o sır…